Ticaret Bakanlığı Basın Müşaviri Uysan: Türkiye’nin gümrük sistemi ihracat ve ithalatta İsrail’e kapalıdır

Basın Müşaviri Uysan, sosyal medya hesabı X’ten, Ticaret Bakanlığının, ‘İsrail’le ticaretin 3. ülkeler üzerinden sürdüğü‘ iddialarını yalanladığı açıklamasına atıfta bulunarak, konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisinin başkan yardımcısının, İsrail İstatistik Kurumu‘nun verilerine işaret ederek İsrail ile ticaretin sürdüğüne ilişkin açıklamalarını şaşkınlık ve üzüntüyle izlediklerini bildiren Uysan, şu değerlendirmelerde bulundu:

İsrail zulmü altında Filistin, Gazze ve Batı Şeria’da 41 bin kişinin şehit olduğu, Lübnan’da daha iki gün önce onlarca kişinin can verdiği ve binlerce kişinin yaralandığı bir dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz ve Türk halkı cansiperane bir şekilde Filistin halkı ile birlikte mücadele ederken, dünyada İsrail ile tüm ticareti durdurmuş tek ülke Türkiye iken, yapılan bu mesnetsiz ve İsrail makamları ile işbirliği yaparak yalan ve çarpıtma amaçlı açıklamaların, Filistin davası ve Filistinlilerin menfaatleri ile hiçbir alakası bulunmamaktadır.

Sadece İsrail’in menfaatlerine hizmet ediyorlar. Bu açıklamaların en acı ve utanılacak tarafı, söz konusu açıklamalarda Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi gümrük ve dış ticaret sistemleri ve Türkiye İstatistik Kurumunun şeffaf ve gerçek veri ve istatistikleri dururken İsrail servislerinin ve kurumlarının dezenformasyon amaçlı verilerinin kaynak gösterilmesidir. Başlı başına bu bile, bu açıklamayı gerçekleştiren siyasi ve bir kısım medya zevatın Filistinlileri ağzına dahi almazken Türkiye’yi ve hükümeti yıpratmak hedefiyle İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini, kimlerden bilgi ve yönlendirme aldığını açıkça ortaya koymaktadır. Tek dertleri, dünyada Filistin için en çok uğraşan, İsrail soykırımı karşısında onurlu ve haysiyetli bir duruş ve politika izleyen ve Filistinli tüm yetkililerin devamlı teşekkür ettiği Türkiye’nin ve hükümetinin mazlum Filistin için verdiği büyük çabalarına zarar vermektir. Zaten İsrail makamlarının sosyal medya paylaşımlarında onları överek atıf yaptığına zaman zaman şahit olduk.

Uysan, Türkiye Cumhuriyeti’nin, hükümeti ve halkıyla topyekun Filistin’in yanında olduğunu vurguladı.

“Türkiye’nin gümrük sistemi kısmen 9 Nisan 2024’te, tamamıyla 2 Mayıs 2024’ten beri ihracat ve ithalatta İsrail’e kapalıdır” ifadesini kullanan Uysan, şu cümleleri kaydetti:

Açıkladığımız gibi, sadece Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığının uygunluk verdiği, Filistinlilere ulaştırılan ve Filistinli mazlumların ihtiyacı olan ürünler, bu uygunluk sonrası varış yeri Filistin olmak şartıyla sevk edilebilmektedir. Hal böyleyken bu yalan ve iftira korosunun amacı, Türkiye’nin tüm dünya ülkelerine yaptığı ihracatı bile sabote etmek, İsrail çıkarlarına hizmet etmek ve Filistinli mazlumların ihtiyacı olan ürünleri dahi temin etme süreçlerine zarar vermektir. Bu konuda Ticaret Bakanlığımız, gerekli açıklamayı iki gün önce yapmıştır.

e-İhracat zirvesi Türk firmalarına uluslararası pazarlarda yeni işbirliği kapıları açtı

Bolat, AA muhabirine, Ticaret Bakanlığı himayesinde, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) tarafından organize edilen ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) desteğiyle 4-5 Eylül’de gerçekleştirilen İstanbul Küresel e-İhracat Zirvesi’nin sonuçlarını değerlendirdi.

Zirvede, yerel ve küresel e-ticaretin önemli paydaşlarının bir araya geldiğini anımsatan Bolat, etkinliğin gerek fiziksel gerekse canlı yayın kanallarından yoğun ilgiyle karşılandığını söyledi.

Bolat, zirveye Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya küresel e-ticarette önemli paya sahip ABD, Çin, Brezilya, Hindistan gibi ülkelerin yanı sıra Avrupa, MENA ve ASEAN bölgelerinden katılımcıların geldiğini hatırlattı.

AboutYou (Almanya), JD.com (Çin), Jumia (Afrika kıtası), Otto (Almanya), Ozon (Rusya), Shopee (Singapur), Walmart (ABD), Wayfair (ABD), Wildberries (Rusya) başta olmak üzere 29 yabancı pazaryeri ve e-ticaret çözüm ortağı ile 3 yerli pazaryeri temsilcisinin fiziksel olarak, 4 küresel pazaryerinin ise çevrim içi zirvede yer aldığına dikkati çeken Bolat, toplamda 3 binin üzerinde üst düzey katılımcının etkinlikte buluştuğunu bildirdi.

Bolat, etkinlikte dünyaca tanınmış uzmanların katılımlarıyla 3 ayrı salonda, 51 sunum ve panel oturumu gerçekleştirildiği bilgisini vererek, oturumlarda lojistik süreçlerden dijital pazarlamaya kadar e-ihracata temas eden hemen her konuda katılımcıların bilgilendirildiğini, ihracatın güncel trendlerine ve geleceğine ışık tutulduğunu anlattı.

Küresel ve bölgesel e-ticaretin önde gelen markalarını bir araya getiren zirvenin, e-ticaret fuarı niteliğinde gerçekleştiğini vurgulayan Bolat, şöyle konuştu:

“Zirveye 56 farklı firma stantlarıyla katılım sağladı. Türk firmaları, açtıkları stantlarla markalarını üst düzey yöneticilere tanıtma fırsatı yakalarken kalıcı iş ortaklıkları kurma imkanı buldu. Zirve süresince düzenlenen B2B toplantılarında 300’den fazla Türk firması, 1350 eşleştirmeyle küresel e-ticaretin önemli paydaşlarıyla buluşarak, üst düzey isimlerle birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Bakanlık olarak e-ihracatın genel ihracat içindeki payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda, ihracatçılarımızın bilgiye erişimi ve doğru kişilerle kalıcı iş ortaklıkları kurmalarının önemini göz önüne alıyoruz. Etkinlikler, sunduğumuz hizmetler ve sağladığımız desteklerle bu hedefe ulaşmak için kararlılıkla ilerliyoruz.”

“3 BİNDEN FAZLA PAZARYERİ TEMSİLCİSİ KATILDI”

ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu da e-ihracat, yeni nesil teknolojiler, dijitalleşme ve dijital pazarlama, lojistik, markalaşma gibi konuların konuşulduğu zirvede, küresel ve bölgesel pazaryerlerinden 3 binden fazla üst düzey katılımcının fiziki olarak yer aldığını söyledi.

Dünyadaki e-ticaret sektöründe “sınır ötesi alışveriş”in popüler olmaya başladığına işaret eden Çevikoğlu, geçmişe oranla insanların artık küresel çapta e-ticaret sitelerinden alışverişlerini korkusuzca yapmaya başladıklarını dile getirdi.

Çevikoğlu, Türk ürünlerinin uluslararası pazarda yoğun ilgi gördüğünü belirterek, zirveye çeşitli kıtalardan dünyaca ünlü çok sayıda e-ticaret sitesi temsilcisinin katıldığını hatırlattı.

“DAHA AZ MALİYETLE DAHA HIZLI SATIŞ”

Türk firmalarının yurt dışı satışlarını kendi sitelerinden yapmak istediklerinde sürecin hem uzun hem de maliyetli olduğunu belirten Çevikoğlu, şunları kaydetti:

“Yerli firmalarımız, hem ürün çeşidi hem kalite hem de uygun fiyatlı satışları dolayısıyla küresel çapta dikkati çekmeye başladı. Bu nedenle düzenlediğimiz zirveye, dünyaca ünlü e-ticaret siteleri yoğun ilgi gösterdi. Yurt dışı satışlarını hem daha hızlı hem de daha az maliyetle yapmak isteyen Türk firmaları yeni anlaşmalar imzaladı. Söz konusu anlaşmalarla e-ihracata hızlı adım atan yerli firmalarımız, Türk ürünlerinin kaliteli ve uygun fiyatlı olduğunu gösterdi. Böylece hem yerli firmalarımız hem de yabancı pazaryerleri kazanım sağladı. Bu anlaşmaların, Türkiye e-ihracatına 2 yıl içinde 1,5 milyar dolarlık katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”

Çevikoğlu, etkinliğe katılamayan Türk firmalarının da Ticaret Bakanlığının internet sitesindeki “Kolay İhracat Platformu” ve “Destekler” sekmesi üzerinden ya da ETİD Genel Merkezini arayarak, yurt dışındaki e-ticaret sitelerinden satış yapabilmeleri için gerekli bilgilere ulaşabileceklerini bildirdi.

Çok verimli geçen etkinliğin tekrar yapılması için yoğun talep aldıklarını vurgulayan Çevikoğlu, geleneksel hale getirilecek etkinliğin gelecek yıl yine eylül ayında yapılmasının planlandığını sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA

Çin’den ABD’ye tarife tepkisi

Çin, ABD’nin “stratejik endüstrileri koruma” gerekçesiyle Çin’den ithal bazı ürünleri getirdiği gümrük tarifesi artışlarına tepki gösterdi.

Çin Ticaret Bakanlığında yapılan açıklamada, ABD’ye hatasından dönme çağrısı yapılırken, Çinli şirketlerin çıkarlarını korumak için her türlü tedbirin alınacağı belirtildi.

Çin’in, Washington yönetiminin ABD Ticaret Yasası’nın 301. bölümüne dayandığı tarifeleri daha önce protesto ettiği, öte yandan Dünya Ticaret Örgütünün bu tarifelerin ticaret kurallarını ihlal ettiğine hükmettiği hatırlatılan açıklamada, “Çin, bazı ürünlere yönelik tarife artışlarından son derece rahatsızdır ve bunlara karşı çıkmaktadır.” ifadesine yer verildi.

1974 tarihli ABD Ticaret Yasası’nın 301. bölümü, ABD Başkanı’na, uluslararası bir yasayı ihlal eden bir yabancı hükümetin herhangi bir eyleminin, politikasının veya uygulamasının etkilerini bertaraf etmek üzere tarifeye dayalı ve tarifeye dayalı olmayan, misilleme dahil uygun önlemleri alma yetkisini veriyor.

Çin’in ticaret sırrı ortaya çıktı: 2.500 gizli güç!

Çin’in Jiangsu eyaletinde yer alan Suzhou’daki Jiangsu (Suzhou) Uluslararası Demiryolu Lojistik Merkezi’nden, ev aletleri, otomobil parçaları, kimyasallar ve binek araçlar gibi geniş bir ürün yelpazesi Avrupa’ya ihraç edilmek üzere yola çıkıyor. Bu malların birçoğu, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Çinli şirketlerin depolarına ulaşacak ve oradan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine dağıtılacak.

LOJİSTİK STRATEJİSİNDE DEVRİM

Çinli ihracatçılar, küresel ticarette rekabeti artırmak için sınır ötesi e-ticareti ve denizaşırı depoları stratejik bir avantaj olarak kullanıyor. Geleneksel olarak, çok uluslu şirketler Çin’de yatırım yapmadan önce pazarı test etmek için ofisler kurardı. Ancak Çinli ihracatçılar, hızla büyüyen Kuşak ve Yol Girişimi’nin sunduğu fırsatlarla, bu eski yaklaşımı geride bırakarak doğrudan denizaşırı depolara yatırım yapıyor.

BÜYÜK VERİ VE TEKNOLOJİ İLE DESTEKLENEN TİCARET

Denizaşırı depolar, şirketlere değişen pazar koşullarına hızla uyum sağlama esnekliği sunuyor. Örneğin, Jiangsu’da bulunan Xuzhou Weijia Light Industry Co Ltd, Brezilya’da kurduğu denizaşırı depo ile ürünlerini Güney Amerika pazarına hızla ulaştırıyor. Bu depo, bölgedeki Çin mallarının dağıtımını hızlandırarak ticaret zincirinin sürekliliğini sağlıyor.

YURTDIŞI DEPOLARININ YÜKSELİŞİ

Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Çin’in yurtdışı depo sayısı 2.500’ü aştı ve bu depolar toplamda 30 milyon metrekarelik bir alanı kapsıyor. Bu depoların 1.800’ü, sınır ötesi e-ticaretin ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel olarak ayrılmış durumda. Haziran ayında başlatılan hedefli politika önlemleriyle, yurtdışı depolarının inşası hızla devam ediyor ve özel sektör katılımı teşvik ediliyor.

GÜÇLÜ BİR TİCARET ALTYAPISI

Yurtdışı depolar, Çin malları için stratejik bir aracı merkez görevi görüyor. Bu depolar, lojistik maliyetlerini düşürmenin yanı sıra, yoğun sezonda yaşanan nakliye maliyeti dalgalanmalarıyla başa çıkmak için de kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, yerel depolama, hızlandırılmış nakliye ihtiyacını azaltarak, ticaret hacmini ve tedarik zincirinin dayanıklılığını artırıyor.

Çin’in uluslararası ticaretteki bu yeni stratejisi, küresel tedarik zincirindeki aksaklıkların üstesinden gelmek için önemli bir adım olarak kabul ediliyor ve Çin’in dış ticaretinin gelişmesinde hayati bir rol oynuyor.

Hizmet ihracatında G-20 rekoru

Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe oranla hizmet ihracatı artışında G20 ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) 2024 Yılı İkinci Çeyrek Uluslararası Ticaret İstatistikleri Raporu’nun yayımlandığı hatırlatıldı.

Hizmetler sektörünün, ihracat büyüklüğü, dış ticaret dengesinde verdiği fazlanın cari dengeye sağladığı pozitif yönlü kritik katkı, yüksek katma değerli üretim ve yarattığı istihdamla ülke ekonomisinde önemli bir yer tuttuğu ifade edilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

“Ülkemiz; Cumhuriyet’imizin 100. yılında 101,7 milyar dolar hizmet ihracatıyla, dünya hizmet ihracatından yüzde 1,29 pay alarak 22. sıraya yükselmiştir. 110 milyar dolar hizmet ihracatı hedefi belirlediğimiz 2024 yılının ilk 6 ayında ise hizmet ihracatımızın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 oranında artarak 47,2 milyar dolara ulaştığı, hizmet ithalatımızın ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,8 artışla 23,1 milyar olarak gerçekleştiği görülmektedir. Böylece hizmetler ticaretinde ortalama yüzde 50 düzeyinde ticaret fazlası elde ediyoruz.”

TÜRKİYE İKİNCİ ÇEYREKTE HİZMET İTHALATI EN FAZLA AZALAN ÜLKE OLDU

OECD’nin raporuna göre, G20 ülkeleri mal ihracatı artış hızının 2024 yılı ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe göre sabit kaldığı, hizmet ihracatının, mal ihracatının aksine aynı dönemde büyümeye devam ettiği bildirilen açıklamada, “Türkiye, G20 ülkeleri içerisinde 2024 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe oranla hizmet ihracatı artış oranında ilk sırada yer alırken, söz konusu ülkeler içerisinde hizmet ithalatı artış oranının en fazla düştüğü ülke konumunda yer almaktadır.” bilgisi paylaşıldı.

Geçen yılın ikinci çeyreğinde G20 ülkelerinin hizmet ihracatında bir önceki döneme göre yüzde 1,9 artış yaşanırken, ülkenin hizmet ihracatının yüzde 4,7 arttığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Aynı dönemde G20 ülkelerinin hizmet ithalatında yüzde 1,1 artış yaşanırken, ülkemizin hizmet ithalatında yüzde 3 daralma gerçekleşmiştir (mevsimsellikten arındırılmış veri). Bu itibarla, G20 ülkeleri arasında 2024 yılı ikinci çeyreğinde hizmet ihracatı artışında birinci sıraya yerleşen ülkemiz, aynı zamanda, söz konusu dönemde hizmet ithalatı en fazla azalan ülke olmuştur.”

Basın kaynakları

Rusya’nın kararlı dedolarizasyon politikası sürüyor: İthalatta rublenin payında yeni rekor kırıldı

Rusya Merkez Bankası tarafından paylaşılan verilerde, ruble ve bazı yabancı para birimlerinin dış ticarette kullanım oranlarına ilişkin bilgilere yer verildi.

Buna göre, Rusya’nın Avrupa’dan ithalatında rublenin payı Haziran ayında bir önceki aya göre 4.3 puan artarak yüzde 58.7’ye, Afrika’dan ithalatında da 9.3 puan artarak yüzde 54.1’e çıktı.

Söz konusu bölgelerde yaşanan artışlarla Rusya’nın ithalatında rublenin payı söz konusu ayda yüzde 42.9 ile rekor düzeye ulaştı.

Ülkenin ihracatında da rublenin payı Haziran ayında bir önceki aya göre 5.8 puan artarak yüzde 43’e yükseldi.

Paylaşılan verilere göre, Rusya’nın dış ticaretinde dolar ve euronun payı ise Haziran’da Mayıs’a kıyasla yüzde 20.1’den 18.3’e düştü.

Rusya, Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle dış ticaretinde ‘zehirli’ olarak değerlendirdiği dolar ve euronun payını azaltmaya çalışıyor.

Özellikle BRICS grubu nezdinde doların uluslararası ticaretteki payını azaltmak için yoğun çaba sarf eden Rusya ve Çin, dedolarizasyon sürecinin başat aktörleri konumunda.

Rusya Merkez Bankası, daha önceki raporlarında Çin’in para birimi yuanın dış ticaret işlemlerindeki payının artmaya, dolar ve euronun payının ise azalmaya devam ettiğini vurgulamıştı.

Dünyanın en büyüğü olacak!

Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) arasında serbest ticaret anlaşması (STA) birinci tur müzakereleri gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye ve KİK arasındaki STA müzakerelerinin ilk turu Ankara’da yapıldı.

Müzakereler, bu yılın mart ayında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi tarafından imzalanan ortak bildiri çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

Söz konusu müzakerelerin birinci turunda, taraflar arasında, anlaşmanın mal ticareti, menşe kuralları, müteahhitlik, turizm, sağlık gibi alanları içerecek şekilde hizmet ticareti, yatırımların kolaylaştırılması fasılları üzerinde detaylı görüşmeler yapıldı.

Taraflar, müzakerelere çevrim içi toplantılar ile devam edecek ve ikinci tur müzakereleri için yılın son çeyreğinde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya gelecek.

Müzakerelerin yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.

– KİK ÜYE ÜLKELERİNİN DÜNYA İLE TOPLAM TİCARETİ 2,4 TRİLYON DOLAR

Türkiye ile KİK üye ülkelerinin (Bahreyn, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman) dünya ile toplam ticaret hacimlerinin 2,4 trilyon dolar olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda serbest ticaret anlaşmasının hayata geçirilmesi ile dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından biri oluşturulacak.

Ticari ilişkilerin geliştirilmesi dışında karşılıklı yatırımların artırılması için de bir zemin tesis edecek anlaşma, Türkiye ve KİK üye ülkeleri arasında turizmden sağlığa, eğitimden lojistik ve bilişime kadar karşılıklı hizmet yatırımlarının ve müteahhitlik alanında işbirliğinin daha ileriye götürülmesine imkan sağlayacak.

– TÜRK FİRMALARINA ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNULUYOR

KİK, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Doha’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi 44. Zirvesi’ne iştiraki sonrasında Türkiye ile olan serbest ticaret anlaşması müzakerelerini öncelikli gündemine almıştı.

Türkiye, geçen yıl KİK üyesi ülkeler ile 31,5 milyar dolar ticaret hacmi gerçekleştirdi.

Söz konusu ülkeler, son dönemde müteahhitlik, lojistik, turizm başta olmak üzere hizmet sektörlerinde Türk firmalarına önemli fırsatlar sunuyor, Türkiye’deki yatırımlarını artırıyor.