Çin’in Jiangsu eyaletinde yer alan Suzhou’daki Jiangsu (Suzhou) Uluslararası Demiryolu Lojistik Merkezi’nden, ev aletleri, otomobil parçaları, kimyasallar ve binek araçlar gibi geniş bir ürün yelpazesi Avrupa’ya ihraç edilmek üzere yola çıkıyor. Bu malların birçoğu, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Çinli şirketlerin depolarına ulaşacak ve oradan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine dağıtılacak.
LOJİSTİK STRATEJİSİNDE DEVRİM
Çinli ihracatçılar, küresel ticarette rekabeti artırmak için sınır ötesi e-ticareti ve denizaşırı depoları stratejik bir avantaj olarak kullanıyor. Geleneksel olarak, çok uluslu şirketler Çin’de yatırım yapmadan önce pazarı test etmek için ofisler kurardı. Ancak Çinli ihracatçılar, hızla büyüyen Kuşak ve Yol Girişimi’nin sunduğu fırsatlarla, bu eski yaklaşımı geride bırakarak doğrudan denizaşırı depolara yatırım yapıyor.
BÜYÜK VERİ VE TEKNOLOJİ İLE DESTEKLENEN TİCARET
Denizaşırı depolar, şirketlere değişen pazar koşullarına hızla uyum sağlama esnekliği sunuyor. Örneğin, Jiangsu’da bulunan Xuzhou Weijia Light Industry Co Ltd, Brezilya’da kurduğu denizaşırı depo ile ürünlerini Güney Amerika pazarına hızla ulaştırıyor. Bu depo, bölgedeki Çin mallarının dağıtımını hızlandırarak ticaret zincirinin sürekliliğini sağlıyor.
YURTDIŞI DEPOLARININ YÜKSELİŞİ
Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Çin’in yurtdışı depo sayısı 2.500’ü aştı ve bu depolar toplamda 30 milyon metrekarelik bir alanı kapsıyor. Bu depoların 1.800’ü, sınır ötesi e-ticaretin ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel olarak ayrılmış durumda. Haziran ayında başlatılan hedefli politika önlemleriyle, yurtdışı depolarının inşası hızla devam ediyor ve özel sektör katılımı teşvik ediliyor.
GÜÇLÜ BİR TİCARET ALTYAPISI
Yurtdışı depolar, Çin malları için stratejik bir aracı merkez görevi görüyor. Bu depolar, lojistik maliyetlerini düşürmenin yanı sıra, yoğun sezonda yaşanan nakliye maliyeti dalgalanmalarıyla başa çıkmak için de kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, yerel depolama, hızlandırılmış nakliye ihtiyacını azaltarak, ticaret hacmini ve tedarik zincirinin dayanıklılığını artırıyor.
Çin’in uluslararası ticaretteki bu yeni stratejisi, küresel tedarik zincirindeki aksaklıkların üstesinden gelmek için önemli bir adım olarak kabul ediliyor ve Çin’in dış ticaretinin gelişmesinde hayati bir rol oynuyor.
Türkiye’nin Lojistik ve Taşımacılık Sektöründeki Rolü
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında yer alması nedeniyle küresel lojistik ağında kritik bir rol oynamaktadır. Ülkemiz, sadece transit bir geçiş noktası değil, aynı zamanda gelişmiş ulaşım altyapısı ile büyük bir lojistik merkezi olma potansiyeline sahiptir. Türkiye’nin stratejik konumu, dünya genelinde 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8.6 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip 67 ülkeye 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunmasını sağlamaktadır.
Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık sektörü, her geçen yıl büyüyen bir pazar haline gelmiştir. 2021 yılında 61 milyar dolarlık hizmet ihracatının 24 milyar doları lojistik ve taşımacılık hizmetleri tarafından gerçekleştirilmiştir. 2022 yılında ise bu rakam 35.3 milyar dolara çıkarak, toplam ihracatın %39.6’sını oluşturmuştur. Bu durum, lojistik sektörünün Türkiye’nin ekonomik büyümesine olan katkısının ne denli önemli olduğunu göstermektedir. 2023 yılı itibarıyla, Türkiye’nin hizmet ihracatının 100 milyar dolara ulaşması hedeflenmiş ve bunun 35 milyar doları lojistik ve taşımacılık hizmetleri tarafından gerçekleştirilmesi beklenmektedir.
Türkiye, 35 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile dünya sıralamasında lojistik hizmet ihracatında %2.5 paya sahip olup, 11. sırada yer almaktadır. 2024 hedefleri arasında hizmet ihracatının 110 milyar dolara, bunun 40 milyar dolarlık kısmının da lojistik ve taşımacılık sektöründen gelmesi öngörülmektedir. 2028 yılında bu rakamın 200 milyar dolara ulaşması hedeflenirken, lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatının 78 milyar dolar seviyelerine çıkması planlanmaktadır.
Lojistik ve taşımacılık sektörünün gelişimi, devletin sağladığı desteklerle de doğrudan ilişkilidir. 2023 yılı sonuna kadar, bu sektöre yönelik olarak yaklaşık 18.5 milyon TL Genel Destekler kapsamında, 1 milyar TL ise Turquality Destek Programı aracılığıyla sağlanmıştır. Türkiye, küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek amacıyla ulaştırma ve lojistik altyapı yatırımlarını artırmaya kararlıdır.
Taşımacılık koridorları üzerinde lojistik hizmetlerin birleştirilmesi, ölçeklerin büyütülmesi ve intermodal taşımacılık için aktarma merkezleri oluşturulması, ülkemizin hedefleri arasında yer almaktadır. Yurt dışında lojistik merkezler kurulması ve tedarik zincirlerini güçlendirecek dağıtım ağlarının desteklenmesi de önemli stratejilerdendir. Bu yatırımlar, sürdürülebilirlik, çevreye duyarlılık, büyük pazarlara bağlantı sağlama gibi küresel eğilimlerle uyumlu bir biçimde gerçekleştirilmektedir.
Lojistik sektöründe sağlanan desteklerin artırılması ve taşımacılara yönelik yaşanan engellerin aşılması ile ihraç ürünlerinin daha hızlı, ekonomik ve güvenli bir şekilde pazarlarına ulaşması sağlanacaktır. Bu bağlamda, lojistik ve taşımacılık sektörü, Türkiye’nin ekonomik büyüme hikayesinin önemli bir parçası haline gelmektedir.
Taşıma Şekillerine Göre Dış Ticaretimiz (USD)
Taşıma Şekli
İhracat (USD)
İthalat (USD)
2021
2022
2023
2021
2022
2023
Karayolu
68.749
78.879
83.235
48.896
59.446
66.942
Denizyolu
133.714
150.255
143.358
157.390
193.799
195.172
Demiryolu
1.648
2.460
1.960
2.891
2.968
1.996
Havayolu
18.735
20.686
25.511
26.057
38.581
53.840
Diğer(Boruhattı, posta ile taşımalar vb.)
2.366
1.892
1.710
36.189
68.917
43.821
TOPLAM
225.214
254.172
255.777
271.425
363.711
361.774
Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 19/02/2024. Değer: Milyon ABD Doları
Parasal değer itibarıyla (USD) ihracat verilerimiz taşımacılık modları itibarıyla değerlendirildiğinde, 2023 yılında ihraç taşımalarının ilk sırasında %56 ile denizyolunun yer aldığı görülmektedir. Bu oran, denizyolunun uluslararası ticaretteki önemini ve etkinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Denizyolu taşımacılığı, büyük hacimli yüklerin ekonomik ve güvenli bir şekilde taşınmasını sağlamaktadır.
İkinci sırada %32,5 ile karayolu modu yer almaktadır. Karayolu taşımacılığı, özellikle kısa mesafeli ve bölgesel ticarette önemli bir rol oynamaktadır. Karayolu taşımacılığı, esnekliği ve kapıdan kapıya hizmet sunabilme avantajı ile öne çıkmaktadır. Üçüncü sırada ise %9,9 ile havayolu taşımacılığı bulunmaktadır. Havayolu taşımacılığı, hızlı ve güvenilir olmasına rağmen, maliyet açısından diğer modlara göre daha yüksek olabilmektedir.
Son sırayı %0,7 ile demiryolu taşımacılığı almaktadır. Demiryolu taşımacılığı, özellikle büyük ve ağır yüklerin taşınmasında tercih edilmektedir. Ancak, demiryolu altyapısının sınırlı olması ve esneklik açısından diğer modlara göre dezavantajlı olması, kullanım oranını düşük tutmaktadır.
Parasal değer itibarıyla (USD) ithalatımızda da 2023 yılında ilk sırada denizyolunun yer aldığı görülmektedir. 361 milyar dolarlık ihracatımızın %53,9’u denizyolu ile taşınmıştır. Bu durum, denizyolunun ithalat süreçlerinde de ne kadar kritik bir rol oynadığını göstermektedir. İkinci sırada %18,5 ile karayolu modu, üçüncü sırada ise %14,8 ile havayolu bulunmakta, son sırayı da %0,55 ile demiryolu almaktadır. Bu veriler, ithalat taşımacılığında da denizyolunun baskınlığını ve diğer taşımacılık modlarının paylarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Taşıma Şekillerine Göre Dış Ticaretimiz (Miktar-Ton)
Taşıma Şekli
İhracat (Miktar-Kg)
İthalat (Miktar-Kg)
2021
2022
2023
2021
2022
2023
Karayolu
31.810
32.164
31.405
12.161
14.409
15.821
Denizyolu
144.882
140.831
128.231
184.041
187.196
206.814
Demiryolu
1.381
1.651
1.382
1.455
1.260
811
Havayolu
913
1.234
1.513
117
121
130
Diğer(Boruhattı, posta ile taşımalar vb.)
240
174
174
863
1.095
893
TOPLAM
179.228
176.056
162.707
198.639
204.083
224.471
Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 19/02/2024. Değer: Bin Ton