Rize-Artvin Havalimanının aydınlatma sistemi CAT-2’ye yükseltiliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan Rize’ye Müjdeli Haberler

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’nda, Rize-Artvin Havalimanı ile ilgili önemli gelişmeleri duyurdu. Hızla gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve yapımı devam eden İyidere Lojistik Limanı ile Rize, Karadeniz’de önemli bir lojistik ve üretim merkezi olma yolunda ilerliyor. Bu kapsamda, artan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak için büyük projelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Son 22 yılda Rize’nin ulaşım ve bağlantı altyapısına 135 milyar 935 milyon lira yatırım yaptık. Bu yatırımlar 30 bin adet daireye eşdeğer bir değere sahiptir. 2002 yılına kadar yalnızca 12,2 kilometre bölünmüş yol vardı, biz bunu 175,1 kilometre daha artırarak toplamda 187,3 kilometreye ulaştırdık. Ayrıca, yollarının yalnızca 12,2 kilometresi BSK kaplamalıydı, bu rakamı 376 kilometreye yükselttik,” dedi.

Rize-Artvin Havalimanı’na Yeni Uçuşlar ve Teknolojik Yenilikler

Rize-Artvin Havalimanı'na Yeni Uçuşlar ve Teknolojik Yenilikler

Bakan Uraloğlu, Rize-Artvin Havalimanı‘nın hem iç hem de dış hat uçuş ağının yeni destinasyonlarla genişlemeye devam ettiğini vurguladı. “8 Kasım’dan itibaren kış dönemi boyunca, Pazartesi ve Cuma günleri olmak üzere, haftada iki kez Antalya-Rize direkt uçuşları başlatıldı,” şeklinde bilgi verdi. Ayrıca, Uraloğlu, bir müjde daha vererek, “Rize-Artvin Havalimanı’nın pist aydınlatma sistemini daha düşük görüş mesafelerinde ve gece uçuşlarında inişe imkan tanıyan CAT-2 seviyesine yükseltiyoruz. Ek ikinci ILS cihazının montajını tamamladık ve test çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu ayın sonunda hizmete hazır hale getireceğiz. Böylece Rize’nin ve ülkemizin daha aydınlık, huzurlu, istikrarlı ve ekonomik açıdan refah dolu günlere ulaşması hepimizin ortak temennisidir,” dedi.

LOGISTECH’te lojistik sektörü ve geleceği konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen LOGISTECH – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de ziyaretçilerini ağırlıyor. Fuar kapsamında düzenlenen Başkanlar Oturumu’nda Türkiye’nin lojistik performansını ve aktarma merkezi olma gücünü artırması için lojistik altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiği vurgulandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 11- 13 Eylül tarihleri arasında İZFAŞ tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen LOGISTECH – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mihri Çelik başkanlığında Başkanlar Oturumu yapıldı. Konuşmacılar, başta Kalkınma Yolu olmak üzere ülkemizi küresel taşımacılık koridorlarına bağlayacak projelerin önemine dikkat çekerken dijital teknoloji ve yeşil dönüşüm ile coğrafi avantajın lojistik fırsata çevrilebileceğini dile getirdi. Oturumda, Türk Hava Yolları (THY) Kargo Satış Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik ve İzmir Deniz Nakliyecileri Derneği (DND) Yönetim Kurulu Başkanı Şükriye Vardar konuşmacı olarak yer aldı.

“Hava kargoya olan talep arttı”

Pandemi sonrasında değişen tüketim alışkanlıkları ve e-ticaretin etkisiyle kargo taşımacılığına olan talebin arttığını dile getiren THY Kargo Satış Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, “E-ticaretin pandemiyle birlikte artması, hava kargo taşımacılığını canlandıran ana etmenlerden biri oldu. Özellikle son dakika teslimatlar ve hızla dönen stoklarla alakalı hava kargo hizmetlerine olan talep arttı. Türkiye’nin coğrafi konumu, tedarik akışında çok önemli role sahip. İstanbul Havalimanı, dünyanın en modern, önemli, en büyük hava merkezlerinden biri oldu. THY, dünyada en geniş uçuş ağına sahip havayolu. Bununla birlikte gelen imkanlar, kaliteli sunulan hizmetler, büyüyen kargo operasyonları ile Türkiye’nin dış ticaret kapasitesini artırma açısından çok ciddi bir kaldıraç rolünü oynuyoruz hep beraber” diye konuştu.

“Türkiye, hedeflediği yerin üstüne geçebilir”

Pandemi sürecinin küresel tedarik zincirlerindeki kırılma, yakından tedarik kavramı, lokal üretim süreçleri, Çin ve ABD arasında yaşananlar, Rusya –Ukrayna savaşı, Süveyş Kanalı olayı gibi gelişmelerin ülkemize yeni roller biçtiğini dile getiren UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, “İlk etapta pandeminin yarattığı şartlarda Avrupa, Türkiye için çok önemli bir pazar ve küresel tedarik süreçlerinin kırılganlığı, Türkiye’ye önemli bir rol biçiyor. Bu rolde, Türkiye doğru hareket ederse buradan kazançlı çıkarız. Özellikle demiryolu tarafında yapılacak bazı yatırımları ve transit taşımacılığın teşvik edileceği, kolaylaştırılacağı mevzuat düzenlemeleri ile Türkiye, elde ettiği bu avantajlı pozisyonu hem ciddi anlamda nakde çevirebilir hem de bölgesel gücünü sağlamlaştırabilir. Türkiye, Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nde hedefine ve hatta hedeflediği yerin üstüne de geçebilir. Ülkemizin yıllık 250 milyar dolarlık bir ihracatı var. Lojistik olarak aldığımız pay da buna göre şekilleniyor. Türkiye ihracatını da kurgulamalı. İhracatta, katma değeri olan, teknolojik üretimi olan, dünyada kendi hedeflediği pazarda tedarik alternatifi anlamında kolay kolay müşterisinin farklı tedarik kanallara yönelemeyeceği kıymette ürünlere odaklanmamız çok önemli. Bu hizmet ihracatına da ciddi anlamda çarpan etkisi yapacaktır. Bunun için fırsatlarımız ve çalışmalarımız da var. Zaman içerisinde bunun meyvesini göreceğiz ama bu altyapı çalışmalarından kesinlikle geri adım atılmamalı” dedi.

“Dijital ve yeşil dönüşüm çok önemli”

TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, limanların dijital ve yeşil dönüşümünün önemine değinerek, “Türkiye bir yarımada ülkesi, dolayısıyla kıyı anlamında oldukça zenginiz, ama bu kıyı yapımızda limanlar oldukça sınırlı. Her tarafta liman kurmada, ekonomik maliyet ve fayda ilişkisi sınırlı. Dijitalleşme burada devreye giriyor. Var olan limanları daha optimumum çalıştırmak lazım, rekabetçi olmak için. ‘Ne kadar da dijital bir ülkesiniz, harika yatırımlar var’ diye alkışlasınlar diye değil başka çaremiz olmadığı için yapmamız lazım. Lojistik bütünsel bir olay, karayolu deniz yolu, yük, yolcu, kruvaziyer, hava kargo ile bağlantımız var. Limanlara büyük rol düşüyor ve iki kat kapasite artışı olacaksa verimlilik bu yüzden çok önemli. Avrupa yeşil dönüşüm diyor. Sınırda karbon vergileri geliyor. Eğer doğru adımları atmazsak hep beraber vergilendirileceğiz. Önemli olan kaynak bulup bu dönüşümleri tamamlayıp bir adım öne geçmek. Dolayısıyla bizim gündemimiz dijitalleşme ve yeşil dönüşüm. Yapmazsak zorlu bir dönem bizi bekliyor” diye konuştu.

“Alsancak’ın şehrin dokusunda olan bir ticari liman kimliği var”

Alsancak Limanı’na da değinen Erçelik, “Alsancak Limanı’nı ne yapacağız, yük elleçlemeye devam edecek mi? Belirli bir yük kaybı var Alsancak Limanı’ndan Aliağa limanlarına doğru. Benim fikrim; Alsancak’ın şehrin dokusunda olan bir ticari liman kimliği var, onun devam ettirilmesi yönünde. O devam ederken ilave fırsatlar da çıkabilir. Umarım o da kısa vakitte nihayetlenir. Tamamının özelleştirmesi konuşuluyordu, şimdi kısmi, yarı yarıya bir özelleştirme üzerinde duruluyor. Ben kamunun da elini çekmemesinin doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü özel sektör limanları da kendisine bir kutup yıldızı arıyor. Dünyada liman işletmeleri kamunun yatırım yaptığı sonrasında bir kullanım sözleşmelerini ihale ettiği bir düzende işletiliyor. Türkiye’de ise özel sektör eliyle yapılıyor. Dolayısıyla bir hizalama için de kamu elinin bu iş nasıl yapılırı gösterdiği bir şeylerin olmasının faydalı olduğunu, kendi güzelliğimizi görmek için referansa da ihtiyacımızın olduğunu, karşılıklı etkileşimle daha iyi bir yere geleceğini görüyorum” dedi.

“Kısa sürede çok şey yaşadık”

DND Yönetim Kurulu Başkanı Şükriye Vardar da “Türkiye limanları dünya ile rekabet edilebilecek seviyede. İlk 100’de dört limanımız var. Bizim kalite konusunda sıkıntımız yok. Kapasite ve verimliliği artırmak, daha büyük gemiler için derin su hattı inşa etmek, demiryolu, karayolu ve iç suyolu bağlantıları kritik önem taşıyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CVC ve DSV, Deutsche Bahn’ın Schenker’ini 15,6 milyar dolar değerinde görüyor

Deutsche Bahn’ın lojistik birimi Schenker, CVC Capital Partners liderliğindeki bir konsorsiyum ve Danimarkalı taşımacılık firması DSV’den, şirketi yaklaşık 14 milyar euro (15,57 milyar dolar) değerinde gören son teklifleri aldı. Konuya yakın kaynaklar, CVC liderliğindeki konsorsiyumun ayrıca alternatif bir anlaşma yapısı önerdiğini açıkladı. Bu yapı, Alman hükümetinin azınlık hissesini elinde tutmasını içeriyor ve potansiyel olarak teklifi 16 milyar euroya yükseltebilir.Kaynaklardan birine göre, konsorsiyum Schenker’in gelecekte Frankfurt Borsası’nda halka arz edilmesini değerlendiriyor. Deutsche Bahn şu anda son teklifleri inceliyor ve Alman hükümetiyle görüşmelere başlayacak. Teklifler hakkında kesin bir kararın önümüzdeki birkaç hafta içinde alınması bekleniyor.Bu teklif, Deutsche Bahn’ın operasyonlarını düzene sokmak ve ana demiryolu işine odaklanmak için daha geniş bir çabanın parçası olarak Schenker için stratejik seçenekleri araştırdığı bir dönemde geliyor. Yük taşımacılığı ve tedarik zinciri yönetiminde uzmanlaşmış olan lojistik birimi, Deutsche Bahn’ın portföyünün önemli bir parçası olmuştur.Schenker’in halka arzı, yatırımcılara küresel ticaret dalgalanmaları arasında artan talebi gören lojistik pazarına katılma fırsatı sunacaktır. Bu hamle aynı zamanda özel sermaye firmalarının ve endüstriyel oyuncuların istikrarlı getiriler sunabilecek köklü lojistik şirketlerine yatırım arayışı trendini yansıtmaktadır.Deutsche Bahn tekliflerle ilgili bir açıklama yapmadı. Benzer şekilde, CVC ve DSV de konu hakkında yorum yapmamayı tercih etti. Schenker’in değerlemesi ve CVC ve DSV gibi büyük oyuncuların ilgisi, lojistik biriminin Avrupa taşımacılık sektöründeki önemini vurguluyor.Reuters bu makaleye katkıda bulundu.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Lojistik maliyet kıskacında çoklu çözüm arayışı sürüyor

Küresel ekonomide üretim maliyetleri günümüzde çok bü­yük farklılıklar göstermediği için fiyat rekabeti de tek ba­şına ihracatçının elini güç­lendiren bir unsur olmaktan uzaklaşıyor. e-ticaretin hızla yaygınlaşması lojistikte oyu­nun kurallarını da değiştiri­yor. Küresel ticarette rekabet edebilmek açısından artık lo­jistik hizmetlerin, stratejile­rin ve maliyet unsurlarının daha önemli hale geldiği bi­linen bir gerçek. Lojistik üs­ler ihracat pazarlarına yakın olma açısından ve rekabetçi üstünlük sağlamak yönün­den önemli bir kaldıraç ola­rak görülüyor. Nitekim lo­jistik şirketler Avrupa başta olmak üzere depo yatırım­larına hız vermiş durumda. Ulaştırma ve Altyapı Bakan­lığı’nın yurtdışında 6 lojistik üs açma projesi de hız kazan­mış görünüyor.

Türkiye, Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları (YDL) olarak adlandırılan üslerin 4’ünün Avrupa’da, 2’sinin ise ABD’de kurulması planlanıyor.

Türkiye’nin içinde bulun­duğu coğrafyada siyasi krizle­rin, savaşların, yaptırımların etkileriyle ulaşım güzergahla­rı ve ticaret rotaları değişiyor. Böyle bir konjonktürde ihra­catçılar ile lojistik şirketlerin rekabet gücünün birlikte art­ması temel hedef olarak öne çıkıyor.

Sektör temsilcilerin­den aldığımız veriler değişen rotaların da etkisiyle dış tica­ret taşımalarında lojistik ma­liyetlerin bölgelere göre yüzde 15 ile yüzde 25 arasında artış­lar gösterdiğine işaret ediyor. Kızıldeniz krizi nedeniyle tes­limat sürelerinin 25-30 gün arttığı bir zamanda Türkiye ticaret koridorları sayesinde Uzakdoğu ile Avrupa arasın­daki ticarette lojistik üstünlü­ğü lehine çevirmeye çalışıyor.

Yeni Ro-Ro hatları ve liman yatırımları gerekiyor

Öte yandan dış ticaret taşı­malarında çoklu taşıma model­lerinin daha etkin kullanılma­sı ihracatçılara maliyet kadar ürünleri hedeflenen noktalara hızla ulaştırma avantajı da su­nuyor.

Kombine veya intermo­dal olarak adlandırılan çoklu taşımacılıkta Ro-Ro ve Ro-La kombine taşımacılığın yay­gınlaştırılması lojistik sektö­rünün en önemli beklentile­ri arasında bulunuyor. Ro-Ro hatlarının sayısının ve Ro-Ro ile ulaşılabilen ülke sayısının artırılması bu beklentilere uy­gun bir gelişme olacak.

Bu şe­kilde ihracatçı kuruluşlar ve lojistik şirketlerin Ro-Ro hiz­metlerinden daha rekabet­çi fiyatlarla yararlanması da söz konusu olacak. Bu hede­fe ulaşmada Ro-Ro taşımacı­lığına uygun liman altyapı ve üst yapılarının geliştirilmesi,­limanların demiryolu bağlan­tılarının tamamlanması süre­cine kamu eliyle hız verilmesi lojistik ve dış ticaret sektörle­rinin öncelikli beklentileri ola­rak ifade ediliyor.

Karayolu taşımacılığında en önemli mesleki örgütlenme olan Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) 2028 yılı için hedeflenen 575 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedef­lerine ulaşabilmek için ihra­catın her yıl ortalama yüzde 10 arttırılması gerektiğinin altı­nı çizerek şu görüşü savunuyor ;”Ülkemizi Küresel Lojistik Performans Endeksinde son birkaç yılda 9 sıra yukarı çıka­ran “etkin lojistik hizmet ka­biliyetlerimizi” artıracak ve sektörümüzün operasyonel süreçlerini etkinleştirip hız­landıracak mevzuat düzenle­melerinin yapılması ve sınır geçişlerindeki bürokrasinin azaltılması gerekiyor.

Lojis­tik altyapıların etkinleştiril­mesi ve süreçlerin azami şe­kilde dijitalleştirilmesi de çok önemli. Ayrıca lojistik firma­larımızın rekabet gücünü ar­tıracak vergi kolaylıklarını ya­tırım destek ve teşvikleriyle besleyerek neticede ihracat­çılarımızın yakın ve uzak he­def pazarlarına rakiplerinden daha hızlı, daha uygun mali­yetli şekilde ulaşmalarının önünü açabiliriz. 2028 yılı ih­racat hedeflerimizi yakalama fırsatımız hala mevcut.”

Boltas Satış & Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Güney Gedik: En uygun taşıma modlarını seçiyoruz

Artan lojistik maliyetleri, sektördeki birçok şirket için zorlu bir durum yaratıyor. Boltas olarak değişen maliyet koşullarına hızla adapte olabiliyoruz ve müşterilerimize rekabetçi maliyetler sunmaya devam edebiliyoruz. Avrupa’daki güçlü yapılanmamızla ithalatçılarımıza ve ihracatçılarımıza ticaret düzenlemeleri, gümrük süreçleri ve yerel düzenlemeler hakkında en güncel bilgileri sunuyoruz. Yüklemeden boşaltmaya, depolamadan yurt içi dağıtıma kadar her noktada kendi yapımız dahilinde destek verebiliyoruz. Müşterilerimize çeşitli taşıma modları arasında esnek seçimler sunarak maliyet etkin çözümler geliştiriyoruz.

Ares Logistics Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Yiğit Şenbağ: Artan maliyetler baskı yaratıyor

Lojistik sektörünün mevcut zorluklarına ek olarak son yıllarda sürücü temini, sürekli artış trendinde olan ekipman – yakıt maliyetleri ve Schengen Vizesi gibi sorunlarla da karşı karşıya kaldığı bilinen bir gerçek. Biz Ares Logistics olarak ihracatçılara sürdürülebilir hizmet sunabilmek için yurt dışı dahil yatırımlarımıza devam ediyoruz. Farklı güzergâh tercihleri ve kombine taşımacılık türleri ile maliyet avantajı sağlayan çözümler üretiyoruz. Güncel koşulların yol açtığı ekstra maliyetler, lojistik firmalarının karlılık oranlarını da aşağıya çekiyor. Ekstra araç, sürücü, ekipman ve teknolojik altyapı yatırımları, piyasadaki daralmayı aşmak ve rekabeti artırmak amacıyla gerçekleştirilen planlamalar haline geldi.

Talay Logistics Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yiğit Altıparmak: Uzun vadeli planlama ve iş birlikleri önemli

Yapmış olduğumuz uzun vadeli plan ve iş birlikleri ile olabildiğince düşük maliyet sağlıyoruz. Blok tren, gemi taahhüdü gibi anlaşmaları önceden yapıyoruz. Yani bir anlamda alırken kazanıyoruz diyebiliriz. Bu durum müşterilerimize iddialı düşük maliyetler sunmamızı sağlıyor. Üreticilerimizin dış pazarlarda tutunmasının en önemli faktörlerinden biri de bu tür avantajların kendilerine sunulabiliyor olmasıdır. Bulunduğumuz rekabet ortamında iddialı olabilmek için önceden yapılan anlaşmalar ile riski üstleniyoruz. Doğru anlaşmalar, güçlü bağlantılar ve sektörel deneyim gibi faktörleri en iyi şekilde bir araya getirerek maliyetleri minimize etmeye çalışıyoruz.

Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler: Maliyetleri optimize etmek kolay değil

Güncel olarak lojistik firmalarının maliyetleri optimize etmekte zorlandığını söyleyebilirim. Böyle zamanlarda bazı firmaların faaliyetlerini durdurduğu, bazılarının da şirket evlilikleri ile birleşme yoluna gittiği görülüyor. Konsolidasyon ve yük optimizasyonu, alternatif taşıma modları, teknolojik yatırımlar, tedarik zinciri optimizasyonu, risk yönetimi ve global ağlarla iş birlikleri gibi stratejiler ise lojistik şirketlerinin artan maliyetlere rağmen müşterilerine avantaj sunmalarına yardımcı oluyor. Almark Logistics olarak, ihracatçılarımıza hız ve verimlilik, depolama ve stok yönetimi, maliyet etkinliği, güvenlik ve izlenebilirlik, teknolojik altyapı ve inovasyon, 7/24 destek gibi avantajlar sağlıyoruz.

Dış Ticarette Lojistik ve Nakliye 2024

Türkiye’nin Lojistik ve Taşımacılık Sektöründeki Rolü

Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında yer alması nedeniyle küresel lojistik ağında kritik bir rol oynamaktadır. Ülkemiz, sadece transit bir geçiş noktası değil, aynı zamanda gelişmiş ulaşım altyapısı ile büyük bir lojistik merkezi olma potansiyeline sahiptir. Türkiye’nin stratejik konumu, dünya genelinde 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8.6 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip 67 ülkeye 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunmasını sağlamaktadır.

Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık sektörü, her geçen yıl büyüyen bir pazar haline gelmiştir. 2021 yılında 61 milyar dolarlık hizmet ihracatının 24 milyar doları lojistik ve taşımacılık hizmetleri tarafından gerçekleştirilmiştir. 2022 yılında ise bu rakam 35.3 milyar dolara çıkarak, toplam ihracatın %39.6’sını oluşturmuştur. Bu durum, lojistik sektörünün Türkiye’nin ekonomik büyümesine olan katkısının ne denli önemli olduğunu göstermektedir. 2023 yılı itibarıyla, Türkiye’nin hizmet ihracatının 100 milyar dolara ulaşması hedeflenmiş ve bunun 35 milyar doları lojistik ve taşımacılık hizmetleri tarafından gerçekleştirilmesi beklenmektedir.

Türkiye, 35 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile dünya sıralamasında lojistik hizmet ihracatında %2.5 paya sahip olup, 11. sırada yer almaktadır. 2024 hedefleri arasında hizmet ihracatının 110 milyar dolara, bunun 40 milyar dolarlık kısmının da lojistik ve taşımacılık sektöründen gelmesi öngörülmektedir. 2028 yılında bu rakamın 200 milyar dolara ulaşması hedeflenirken, lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatının 78 milyar dolar seviyelerine çıkması planlanmaktadır.

Lojistik ve taşımacılık sektörünün gelişimi, devletin sağladığı desteklerle de doğrudan ilişkilidir. 2023 yılı sonuna kadar, bu sektöre yönelik olarak yaklaşık 18.5 milyon TL Genel Destekler kapsamında, 1 milyar TL ise Turquality Destek Programı aracılığıyla sağlanmıştır. Türkiye, küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek amacıyla ulaştırma ve lojistik altyapı yatırımlarını artırmaya kararlıdır.

Taşımacılık koridorları üzerinde lojistik hizmetlerin birleştirilmesi, ölçeklerin büyütülmesi ve intermodal taşımacılık için aktarma merkezleri oluşturulması, ülkemizin hedefleri arasında yer almaktadır. Yurt dışında lojistik merkezler kurulması ve tedarik zincirlerini güçlendirecek dağıtım ağlarının desteklenmesi de önemli stratejilerdendir. Bu yatırımlar, sürdürülebilirlik, çevreye duyarlılık, büyük pazarlara bağlantı sağlama gibi küresel eğilimlerle uyumlu bir biçimde gerçekleştirilmektedir.

Lojistik sektöründe sağlanan desteklerin artırılması ve taşımacılara yönelik yaşanan engellerin aşılması ile ihraç ürünlerinin daha hızlı, ekonomik ve güvenli bir şekilde pazarlarına ulaşması sağlanacaktır. Bu bağlamda, lojistik ve taşımacılık sektörü, Türkiye’nin ekonomik büyüme hikayesinin önemli bir parçası haline gelmektedir.

Taşıma Şekillerine Göre Dış Ticaretimiz (USD)

Taşıma Şekliİhracat (USD)İthalat (USD)
202120222023202120222023
Karayolu68.74978.87983.23548.89659.44666.942
Denizyolu133.714150.255143.358157.390193.799195.172
Demiryolu1.6482.4601.9602.8912.9681.996
Havayolu18.73520.68625.51126.05738.58153.840
Diğer (Boruhattı, posta ile taşımalar vb.)2.3661.8921.71036.18968.91743.821
TOPLAM225.214254.172255.777271.425363.711361.774

Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 19/02/2024. Değer: Milyon ABD Doları

Parasal değer itibarıyla (USD) ihracat verilerimiz taşımacılık modları itibarıyla değerlendirildiğinde, 2023 yılında ihraç taşımalarının ilk sırasında %56 ile denizyolunun yer aldığı görülmektedir. Bu oran, denizyolunun uluslararası ticaretteki önemini ve etkinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Denizyolu taşımacılığı, büyük hacimli yüklerin ekonomik ve güvenli bir şekilde taşınmasını sağlamaktadır.

İkinci sırada %32,5 ile karayolu modu yer almaktadır. Karayolu taşımacılığı, özellikle kısa mesafeli ve bölgesel ticarette önemli bir rol oynamaktadır. Karayolu taşımacılığı, esnekliği ve kapıdan kapıya hizmet sunabilme avantajı ile öne çıkmaktadır. Üçüncü sırada ise %9,9 ile havayolu taşımacılığı bulunmaktadır. Havayolu taşımacılığı, hızlı ve güvenilir olmasına rağmen, maliyet açısından diğer modlara göre daha yüksek olabilmektedir.

Son sırayı %0,7 ile demiryolu taşımacılığı almaktadır. Demiryolu taşımacılığı, özellikle büyük ve ağır yüklerin taşınmasında tercih edilmektedir. Ancak, demiryolu altyapısının sınırlı olması ve esneklik açısından diğer modlara göre dezavantajlı olması, kullanım oranını düşük tutmaktadır.

Parasal değer itibarıyla (USD) ithalatımızda da 2023 yılında ilk sırada denizyolunun yer aldığı görülmektedir. 361 milyar dolarlık ihracatımızın %53,9’u denizyolu ile taşınmıştır. Bu durum, denizyolunun ithalat süreçlerinde de ne kadar kritik bir rol oynadığını göstermektedir. İkinci sırada %18,5 ile karayolu modu, üçüncü sırada ise %14,8 ile havayolu bulunmakta, son sırayı da %0,55 ile demiryolu almaktadır. Bu veriler, ithalat taşımacılığında da denizyolunun baskınlığını ve diğer taşımacılık modlarının paylarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Taşıma Şekillerine Göre Dış Ticaretimiz (Miktar-Ton)

Taşıma Şekliİhracat (Miktar-Kg)İthalat (Miktar-Kg)
202120222023202120222023
Karayolu31.81032.16431.40512.16114.40915.821
Denizyolu144.882140.831128.231184.041187.196206.814
Demiryolu1.3811.6511.3821.4551.260811
Havayolu9131.2341.513117121130
Diğer (Boruhattı, posta ile taşımalar vb.)2401741748631.095893
TOPLAM179.228176.056162.707198.639204.083224.471

Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 19/02/2024. Değer: Bin Ton