Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) temmuz ayı cari işlemler hesabına ilişkin verileri açıkladı. Açıklanan verilere göre temmuz ayında cari işlemler hesabı 566 milyon ABD doları fazla verdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, X üzerinden yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“2024 yılı temmuz ayında 12 aylık cari işlemler açığı, 2022 yılı nisan ayından itibaren ilk defa 20 milyar doların altına geriledi.
İhracattaki artış ve ithalattaki düşüş, dengeli bir büyüme yapısını da desteklemektedir.
Cari işlemler hesabındaki büyük iyileşme, makroekonomik istikrarı pekiştirerek ekonomimizin geleceğine dair olumlu bir tablo sunmaya devam ediyor.
– 2024 yılı Temmuz ayında cari işlemler hesabında 566 milyon dolar ile fazla verilmiştir. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre cari işlemler hesabından 5,9 milyar dolarlık iyileşme kaydedilmiştir. Böylelikle 2 ay art arda fazla verilmiş olup Ağustos ayında da fazla verilmeye güçlü bir şekilde devam edilecektir.
– Cari işlemler açığı, 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %61,8 oranında azalışla 16,0 milyar dolar olarak kaydedilmiştir.
– Böylelikle tepe noktası olan 2023 yılı Mayıs ayında 57,0 milyar dolar olarak gerçekleşen yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, sonraki aylarda 37,9 milyar dolar azalarak, 2024 Temmuz ayı itibariyle 19,1 milyar dolara gerilemiştir. Böylelikle yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, 2022 Nisan ayından bu yana ilk defa 20 milyar dolar seviyesinin altına gerilemiştir.
– Aynı dönemde yıllıklandırılmış dış ticaret açığı ise 39,8 milyar dolar gerilemiştir. Böylelikle 2023 Mayıs ayına göre yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, dış ticarette uygulanan politikaların etkisi ile %66,5oranında düşmüştür.
– 2024 Temmuz ayında yıllıklandırılmış ihracatımız, yıllık bazda %3,4’lük artış ile 261,5 milyar dolara yükselmiştir. Aynı ayda yıllıklandırılmış ithalat ise %8,0’lık azalışla 343,9 milyar dolara gerilemiştir. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığı %32,0 oranında azalarak 82,4 milyar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı 8,4 yüzde puan artarak %76,0 olmuştur.
– Dış ticaret açığındaki gerilemeye, hizmet ihracatımızdaki artış da eşlik etmektedir. Hizmet gelirleri Temmuz ayında yıllıklandırılmış bazda 106,8 milyar dolar ile rekorunu yenilemiştir. Hizmetlerin altında yer alan seyahat gelirleri ise 52,4 milyar dolara yükselmiştir. Mal ve hizmet ihracatını artırmaya yönelik destekler ve ithalatı düşürmeye yönelik tedbirlerin uygulamadaki sonuçları ile cari işlemler açığında önemli bir gerileme kaydedilmiştir.
· Ağustos ayında Bakanlığımızca açıklanan geçici dış ticaret istatistiklerine göre ihracat %2,4 oranında artış, ithalat ise %10,8 oranında azalış kaydetmiştir. Böylece dış ticaret açığında %43,4 oranında güçlü bir gerileme görülmüştür. Bu kapsamda Ağustos ayında yıllıklandırılmış cari işlemler açığının 16 milyar doların altına gerilemesi öngörülmektedir.
– Dış ticaret dengesindeki olumlu gelişmeler, ekonomik büyümeyi daha dengeli hale getirirken, cari işlemler hesabındaki iyileşmeyle birlikte, makroekonomik istikrarı güçlendirmektedir. Nitekim 2024 yılının ikinci çeyreğinde cari işlemler açığında %52 oranında düşüş gözlenir iken, %2,5 oranındaki ekonomik büyümenin yarısı net mal ve hizmet ihracatından kaynaklanmıştır. 2024 yılı genelinde ihracattaki artış ve ithalattaki azalış eğiliminin sürmesi beklenmekte olup, dış ticaretin, cari işlemler dengesine ve ekonomik büyümeye olumlu katkılar yapacağı öngörülmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak, küresel mal ve hizmet ihracatındaki payımızı artırmak hedefiyle üretici ve ihracatçılarımızla sıkı iş birliği içinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Türkiye’nin Coğrafi Konumu ve Taşımacılık Potansiyeli
Türkiye, Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu arasında doğal bir köprü konumunda olup, taşımacılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Üç kıtanın geçiş yollarında yer alması, Türkiye’yi Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Süveyş Kanalı ile Arap Yarımadası ve Hint Okyanusu’na, Türk Boğazları’nın Karadeniz-Akdeniz bağlantılarıyla Avrasya ve Uzakdoğu’ya uzanan bir ulaşım ağının odak noktası haline getirmektedir. Bu durum, kabotaj, uluslararası ve transit taşımacılık açısından Türkiye’nin önemini daha da artırmaktadır.
Denizyolu Taşımacılığının Önemi
Denizyolu eşya taşımacılığı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gerek hacim gerekse taşınan eşyanın değeri açısından en yüksek paya sahip taşımacılık türüdür. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılında ihracatın %56’sı, ithalatın ise %53,9’u denizyoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu veriler, denizyolunun dış ticaretimizdeki kritik rolünü gözler önüne sermektedir.
2023 Yılında Denizyolu ile İhracat ve İthalat
Denizyolu ile İhracatımızda İlk 10 Ülke
Sıra No
Ülke
2023 (USD)
Oran (%)
1
ABD
10.215.794.394
13,7
2
İtalya
10.117.183.427
13,6
3
İngiltere
9.833.552.574
13,2
4
İspanya
8.624.789.204
11,6
5
Almanya
8.605.335.350
11,5
6
Fransa
8.187.678.687
11,0
7
Rusya Fed.
6.026.534.332
8,1
8
Hollanda
4.523.748.262
6,6
9
Belçika
3.243.908.589
6,0
10
Mısır
3.040.152.061
4,3
İLK 10 TOPLAM
72.418.676.880
50,5
GENEL TOPLAM
143.358.000.000
100,0
Denizyolu ile İthalatımızda İlk 10 Ülke
Sıra No
Ülke
2023 (USD)
Oran (%)
1
Çin
34.017.277.169
26,90
2
Rusya Fed.
29.351.294.398
23,21
3
Almanya
12.522.928.968
9,90
4
ABD
8.367.031.726
6,62
5
İtalya
8.278.587.713
6,55
6
İspanya
8.233.947.471
6,51
7
Güney Kore
7.955.325.615
6,29
8
Fransa
7.138.720.416
5,64
9
Hindistan
6.154.564.188
4,87
10
İngiltere
4.449.442.739
3,52
İLK 10 TOPLAM
126.469.120.403
64,79
GENEL TOPLAM
195.172.000.000
100,0
Denizyolu ile İhracatımızda İlk 10 Ürün
2023 yılında denizyolu ile ihracatımızda dolar değeri bazında ilk ve en önemli ürün açık arayla “Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı” GTİP grubudur. İlk 10 sıradaki ürünlerin toplamının denizyolu ile ihracatımızda aldıkları pay 2023 yılında %53,49 oranında gerçekleşmiştir.
Sıra No
GTİP Adı
GTİP Kodu
2023 (USD)
Oran (%)
1
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı
87
22.121.490.346
28,85
2
Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar
27
13.963.077.676
18,21
3
Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları
84
9.651.435.525
12,59
4
Demir ve çelik
72
7.485.530.332
9,76
5
Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları, aksam-parça-aksesuarı
85
5.981.563.084
7,80
6
Demir veya çelikten eşya
73
4.852.362.943
6,33
7
Plastikler ve mamulleri
39
4.594.914.360
5,99
8
Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento
25
2.986.138.519
3,89
9
Inorganik kimyasallar, kıymetli metal, radyoaktif element, metal ve izotopların organik-anorganik bileşikleri
28
2.548.527.706
3,32
10
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı
87
2.502.098.284
3,26
İLK 10 TOPLAM
76.687.138.775
53,49
GENEL TOPLAM
143.358.000.000
100,0
Türkiye’deki Limanların Önemi
Ülkemizde yer alan limanlar, dış ticaretimizin etkinliği açısından büyük önem arz etmektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan alınan 2023 verilerine göre, ülkemizin ilk 10 limanında elleçlenen ton bazındaki yük miktarları aşağıdaki tablolarda gösterilmektedir.
Sıra No
Liman Başkanlığı
Türk Bayraklı
Yabancı Bayraklı
Dış Ticaret
1
Kocaeli
5.207.437
63.673.890
68.881.327
2
Aliağa
2.815.315
65.829.169
68.644.484
3
İskenderun
2.165.726
50.972.189
53.137.915
4
Mersin
2.434.532
38.246.687
40.681.219
5
Tekirdağ
715.971
22.106.635
22.822.606
6
Ambarlı
3.308.007
16.812.690
20.120.697
7
Ceyhan
520.115
17.644.348
18.164.463
8
Samsun
641.626
11.041.354
11.682.980
9
Gemlik
1.328.546
10.159.604
11.488.150
10
Karabiga
695.717
10.537.295
11.233.012
TOPLAM
19.832.992
307.023.861
326.856.853
Türkiye’nin ilk 10 limanında elleçlenen ton bazındaki yük miktarları
Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
DENİZYOLU TAŞIMACILIĞINDA YAŞANAN GELİŞMELER
Süveyş Kanalı’nda Yaşanan Sorunlar
19 Kasım 2023 tarihinden bu yana Yemen’de faaliyet gösteren İran yanlısı Husiler, Hamas’a destek için, İsrail’e yük taşıdığı iddiasıyla Babu’l Mendeb Boğazı’ndan geçen uluslararası gemileri hedef almaya başlamıştır. Bu gelişme üzerine büyük uluslararası konteyner taşımacılık şirketleri söz konusu boğazdan geçişi durdurmuş ve gemilerini Ümit Burnu‘na yönlendirmiştir. Süveyş Kanalı’nda darboğaz en son Mart 2021’de Ever Given konteyner gemisinin altı gün boyunca geçişi engellemesiyle gerçekleşmişti.
Konteyner gemilerinin küresel ticaretin yaklaşık %12’sinin taşındığı Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu’ndan geçecek olması, hem maliyetleri hem de transit süreleri artırmıştır. Süveyş Kanalı çıkış ve varış limanlarının yerine göre Asya ve Avrupa arasındaki taşımacılığı 10 gün ila 14 gün arasında kısaltmaktadır. Örneğin Singapur ve Rotterdam arası mesafe Süveyş Kanalı kullanılarak yaklaşık 8.400 deniz mili iken bu rotada Ümit Burnu’nun geçilmesi halinde mesafe yaklaşık %40 artarak 11.700 deniz miline ulaşmaktadır. Bu da yaklaşık 10 gün-14 gün ilave taşıma süresi ve 6.500 kilometre ilave taşıma mesafesine ve konteyner başına teslim limanına göre yaklaşık 1.000 dolar ila 2.000 dolar arasında ilave maliyete tekabül etmektedir. Konteyner tedarik akışının bozulması halinde anılan navlun maliyetlerinin daha da artması öngörülmektedir.
Bu nedenle, güvenlik endişelerinin giderilememesi halinde Ümit Burnu rotasının küresel tedarik zinciri üzerinde kısa süre içerisinde baskı oluşturması beklenmektedir. Ayrıca, rotalarının uzaması sebebiyle başta akaryakıt fiyatları olmak üzere ürün fiyatlarında zincirleme artış ihtimali de söz konusudur.
Ülkemiz açısından, Süveyş Kanalı’nın ticari gemilerce kullanılmaması, Türkiye’yi çevreleyen taşımacılık koridorlarını doğrudan etkilemektedir. Bu olumsuz durum Doğu Akdeniz’deki limanlarda ve ülkemizin Akdeniz’deki limanlarında konteyner stokunun ve boş ekipman miktarının azalmasına ve ihracat ve ithalat navlun fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Her yıl yaklaşık 19.000 gemi Süveyş Kanalı’ndan geçmektedir. Hâlihazırda Süveyş Kanalı’nı kullanamayan ticaret gemileri alternatif rota olarak Afrika’nın güney ucu olan Ümit Burnu’nu dolaşarak hizmet sağlamaya çalışmaktadır.
Çözüme yönelik olarak ABD yönetimi, Husiler’in Kızıldeniz’de uluslararası gemilere yönelik artan saldırılarına karşı, çok uluslu bir misyon kurulduğunu duyurmuştur. Saldırıların önüne geçmek için kurulan Refah Muhafızı Operasyonu adlı çok uluslu misyonda ABD’nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Seyşeller ve İspanya yer almakta olup misyonun genişletilmesi adına ABD tarafından diğer ülkelerin de katılımları için girişimde bulunulmuştur. Bu ülkelere ait donanma birliklerinin Husiler’in ticari gemilere saldırılarına karşın, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de koordineli bir şekilde devriye düzenleyeceği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, kısa vadede konteynerle Uzak Doğudan Süveyş kanalını geçerek ülkemiz limanlarına ulaşan yüklerin, bu güzergâh yerine Basra Körfezi’ndeki limanlarda yüklerini boşalttıktan sonra karayoluyla ülkemize ulaştırılması mümkündür. Ancak, bu yol üzerinde Irak, Suriye ve İsrail’de devam eden iç karışıklıklar, anılan limanlardaki altyapı eksiklikleri ve mevcut kapasitelerinin yetersiz olması bu güzergâhın etkili kullanımını engellemektedir.
Panama Kanalında Yaşanan Geçiş Kısıntıları
Bilindiği üzere, küresel ısınma ve son dönemdeki sıcaklık artışlarının en önemli sonuçlarından biri olan El Niño, özellikle Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kısımlarında deniz suyu sıcaklıklarının artmasına neden olmakta ve 2 ila 7 yıl arasında değişen aralıklarla ortaya çıkmak suretiyle dokuz ila on iki ay sürmektedir. El Niño, iklimsel değişikliklerin yanı sıra ekonomik etkenler üzerinde de sonuçlarını göstermeye başlamaktadır.
Bu kapsamda, 2023 yılı başından itibaren beklenenden daha az yağış alan Panama’da hava sıcaklıklarının rekor derecede artışı sebebiyle deniz suyu seviyesinde düşüş yaşanmaya başlanmıştır. Su seviyesindeki düşüş, yaklaşık 80 kilometre uzunluğunda olan, Atlas Okyanusu ile Pasifik Okyanusunu birbirine bağlayan ve dünya ticaretinin yaklaşık %6’sının geçtiği Panama Kanalı trafiğinin aksamasına yol açmıştır. Yıllık bazda yaklaşık 14.000 geminin geçtiği ve yılda 203 milyon ton yükün geçtiği kanalda, Panama Kanalı Otoritesi tarafından transit geçiş sayısının kademeli olarak azaltılacağı açıklanmış, Kanal’daki geçiş sayısı 2024’ün ilk çeyreği için günlük ortalama 36’dan 24’e düşürülmüştür. Mart 2024 tarihinden itibaren günlük 24 gemi geçişi sınırlamasının 27’ye çıkarılacağı ve bir sonraki duyuruya kadar 7’si neomax, 20’si panamax gemilerinin günlük geçişlerine izin verileceği açıklanmıştır.
Bu itibarla, Kanal’da oluşan uzun bekleme sürelerini önlemek için gemilerin rotaları değiştirilmek zorunda kalmış ve bu kapsamda Asya’dan gelen gemilerin rotaları Süveyş Kanalı’na yönlendirilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla, Kızıldeniz’deki sorunların etkisini göstermeye başladığı 2023’ün sonuna kadar Süveyş geçişleri artış göstermeye başlamıştır. En önemli kullanıcıları ABD ve Çin olan Panama Kanalı’nda yaşanan anılan kısıntılar, söz konusu su yoluna bağımlı olan büyük ve küçük ekonomileri etkilemeye devam etmektedir.
Rusya-Ukrayna Krizi ve Tahıl Koridoru
Rusya-Ukrayna Krizi, diğer alanlarda olduğu gibi lojistik alanında da ülkemizi derinden etkilemiş, özellikle gıda sektörü tedarik zincirinde bozulmalara neden olmuştur. Bilindiği üzere, Rusya-Ukrayna arasındaki kriz sebebiyle tahıl ticaretinde yaşanan sorunların çözülmesi amacıyla 22 Temmuz 2022 tarihinde İstanbul’da, Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında ‘Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi’ imzalanarak ‘Müşterek Komuta Koordinasyon Merkezi’ 27 Temmuz 2022 tarihinde yine İstanbul’da açılmıştır. Merkezin vazifesi, Ukrayna’dan ihraç edilecek tahıl ve benzeri gıda ürünlerinin Odesa, Çernomorsk ve Yuzhne limanlarından emniyetle denizden nakliyatını sağlamaktır. Merkez, asker ve sivil olmak üzere Türkiye ile birlikte Rusya, Ukrayna ve BM’den 5’er temsilciden oluşmaktadır.
Tahıl Koridoru Anlaşması Dönemleri
Dönem
Tarih
1. Dönem İlk İmza Tarihi
22.07.2022 – 19.11.2022
2. Dönem İlk Uzatma (120 gün)
19.11.2022 – 18.03.2023
3. Dönem İkinci Uzatma (60 gün)
19.03.2023 – 18.05.2023
4. Dönem Üçüncü Uzatma (60 gün)
18.05.2023 – 17.07.2023
Tahıl Koridoru Anlaşması Dönemleri
Müşterek Koordinasyon Merkezi’nin kurulmasını sağlayan Tahıl Koridoru Anlaşması karşılıklı olarak 3 kez uzatılmış olup son durumda 17 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla Rus tarafı anlaşmanın tekrar uzatılmayacağını ilan ederek çekildiğini açıklamıştır. Anlaşma ile 1 Ağustos 2022 tarihinden 17 Temmuz 2023 tarihine kadar 1.004 adet gemi ile 32 milyon tonu aşkın tahılın Türkiye üzerinden ilgili ülkelere taşınması sağlanmış ve gıda tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar çözüme kavuşturulmuştur. Taşınan bu ürünlerin %51’ini mısır, %27’sini buğday ve %5,8’ini ayçiçeği küspesi oluşturmuştur.
Tahıl Koridoru Anlaşması’nın sona ermesinin ardından 16 Ağustos 2023 tarihinde Ukrayna tarafınca başlatılan yeni bir girişim çerçevesinde (insani koridor) Türkiye, Bulgaristan, Romanya ülkelerinin karasularından geçen geçici bir deniz koridoru oluşturulmuştur. Büyük Odesa Limanı içerisinde yer alan Çornomorsk, Pivdennıy ve Odesa Limanlarının geçici koridor kapsamında tekrar işlerlik kazanması neticesinde, altı ay içerisinde yaklaşık 27 milyon ton ürünün ihracatı gerçekleştirilmiştir.
Türkiye’de RO-RO Taşımacılığı
Ro-Ro taşımacılığı (Roll-on/Roll-off), tekerlekli araçların gemilere kendi tekerlekleri üzerinde girip çıkmasını sağlayan bir denizyolu taşımacılığı türüdür. Bu sistem, karayolunda taşıma yapan araçların, yolculuğun bir bölümünü denizyolu ile yapmalarına olanak tanır. Bu taşımacılık türü, özellikle yük taşıyan kamyonlar, tırlar ve diğer tekerlekli araçlar için oldukça uygundur.
Ro-Ro Taşımacılığının Avantajları
Ro-Ro taşımacılığının tercih edilmesinin birçok nedeni bulunmaktadır:
Maliyet: Ro-Ro taşımacılığı diğer taşımacılık türlerine göre genellikle daha düşük maliyetlidir.
Güvenlik: Taşımacılığın denizyolu ile yapılması, araç ve yüklerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.
Geçiş Belgesi ve Trafik Sorunları: Farklı ülkelerdeki geçiş belgesi ve trafik sorunlarından kurtulmayı sağlar.
Vize Sorunları: Şoförlerin vize ile ilgili sorunlarını en aza indirir.
Ro-Ro Taşımacılığının Küresel ve Bölgesel Önemi
Ro-Ro taşımacılığı, dünya genelinde farklı coğrafyalarda ülkelerarası, şehirlerarası, kıtalararası denizyolu ve iç suyolu taşımacılığında etkin ve verimli bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle otomotiv sektörü gibi bitmiş ürün taşımacılığında önemli bir rol oynamaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri arasında gerçekleştirilen yakın yol denizyolu taşımacılığı yasal ve politik olarak desteklenmekte ve her geçen yıl daha fazla tercih edilmektedir.
Türkiye, 8.400 km’den fazla kıyı şeridiyle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak küresel taşımacılık faaliyetlerinde avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Kombine taşımacılığın en önemli ve işlevsel türü olan Ro-Ro taşımacılığı, Türkiye’nin coğrafi konumunun avantajıyla karayoluyla uluslararası eşya taşımacılığına yeni çıkış yolları ve güzergâhlar sunmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında gerçekleştirilen yakın yol denizyolu taşımacılığında Akdeniz’in en çok taşımacılık yapılan deniz olduğu dikkat çekmektedir. Özellikle İtalya-Türkiye Ro-Ro hattı en yoğun hatlardan biridir.
Türkiye’deki Ro-Ro Limanları
Liman Adı
Şehir
Çeşme Limanı
İzmir
Mersin Limanı
Mersin
Samsun Limanı
Samsun
İskenderun Limanı
Hatay
Ambarlı Limanı
İstanbul
Zonguldak Limanı
Zonguldak
Haydarpaşa Limanı
İstanbul
Taşucu Limanı
Mersin
Trabzon Limanı
Trabzon
Pendik Limanı
İstanbul
Tekirdağ Limanı
Tekirdağ
Tuzla Limanı
İstanbul
2023 Yılı Yurtdışı Bağlantılı Düzenli Ro-Ro Hatlarında Taşınan Araç İstatistikleri
Hatlar
Gelen Araç
Giden Araç
Toplam Taşınan Araç
Tuzla (Pendik)-Trieste
132.393
107.659
240.052
Yalova-Sete
61.083
56.353
117.436
Çeşme-Trieste
34.327
35.037
69.364
Mersin-Trieste
27.873
28.797
56.670
Tuzla (Pendik)-Patras
3.268
2.731
5.999
Çeşme-Sakız Adası
175
800
975
Tuzla (Pendik)-Bari
3.362
4.029
7.391
İzmir-Sete
1.824
3.458
5.282
Kocaeli-Zeebrugge
15
450
465
Gemlik-Anvers
93
13
106
Kocaeli-Anvers
362
6
368
Kocaeli-Bremerhaven
0
154
154
Kocaeli-Koper
2
115
117
Kocaeli – Valensiya
475
1
476
Toplam Avrupa Ro-Ro Hatları
265.252
239.603
504.855
Samsun-Tuapse
20.633
21.271
41.904
Samsun-Novorossiysk
15.990
21.047
37.037
İstanbul – Novorossiysk
73
978
1.051
Karasu-Tuapse
4.294
7.830
12.124
Karasu- Novorossiysk
280
1.622
1.902
İstanbul – Tuapse
124
662
786
Toplam Karadeniz Ro-Ro Hatları
41.394
53.410
94.504
Mersin-Gazimağusa
20.482
21.662
42.144
Taşucu-Girne
13.675
15.311
28.986
Taşucu-Tripoli (Lübnan)
8.441
7.998
16.439
Mersin-Hayfa
2.465
2.654
5.119
Mersin-Girne
1.332
460
1.792
Taşucu-Gazimağusa
887
2
889
İskenderun – Hayfa
716
721
1.437
Toplam Akdeniz Ro-Ro Hatları
47.998
48.808
96.806
İskenderun-Darüsselam
0
114
114
Toplam Hint Okyanusu Ro-Ro Hatları
0
114
114
Diğer Ro-Ro Hatları
897
657
1.554
Toplam
355.541
342.592
698.133
Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
KARASU-KÖSTENCE RO-RO HATTINA İLİŞKİN BİLGİLER
Türkiye ile Romanya arasında Ro-Ro taşımacılığı konusunda iki önemli girişim gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, 9 Aralık 2011 tarihinde Pendik (İstanbul) ile Köstence (Romanya) arasında bir Ro-Ro hattı işletmeye açılmıştır. Ancak, bu hat 2012 yılı Eylül ayında sona ermiştir. İkinci girişim ise 3 Şubat 2021 tarihinde Karasu-Köstence Ro-Ro hattının açılmasıyla gerçekleşmiştir. Ne yazık ki, bu hat da 18 Şubat 2021 tarihinde faaliyetlerini durdurmuştur. Her iki hattın da kısa süre sonra kapatılmasında, Romanya’nın yüksek liman ücretleri, iç gümrük, köprü ve otoyol maliyetleri gibi ekonomik faktörler etkili olmuştur.
Bu hatların kapanmasında ayrıca, gemi türü ve sefer sayısı gibi operasyonel zorluklar da rol oynamıştır. Özellikle, Ro-Pax gemilerinin olmaması, Köstence Limanı’nda Ro-Ro taşımalarına tahsis edilmiş bir gümrük bulunmaması ve uzun süren resmi işlemler gibi sorunlar, maliyetlerin artmasına ve sefer sürelerinin uzamasına neden olmuştur. Tüm araçların X-Ray ve fiziki kontrol uygulamasına tâbi tutulması, parsiyel yüklerde tam tespit yapılması gibi uygulamalar da bu süreçte etkili olmuştur. Özellikle yaş sebze ve meyve gibi ürünlerin analizlerinin yapılmasına ilişkin laboratuvarların eksikliği, müşteri talebinin azalmasına yol açmıştır. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Ukrayna limanlarının devre dışı kalması da Köstence Limanı’nın yoğunluğunu artırmıştır.
Karasu-Köstence Ro-Ro hattının yeniden faaliyete geçebilmesi ve süreklilik kazanabilmesi için sektörün destek talepleri doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 9 Ağustos 2022 tarihli ve 31918 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Karayoluyla Taşınan Yüklerin Deniz Yoluna Aktarılmasının Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında, yeni açılacak hatlarda pilotaj ve römorkaj ücretleri bayrak ayrımı olmaksızın tüm gemiler için desteklenecek, Türk bayraklı gemiler (Ro-Ro ve Ro-Pax) içinse ek olarak her bir yük birimi başına 10 mil deniz mili için Ro-Ro için 2 dolar, Ro-Pax için 3 dolar ödenecektir. Bu şartlarda, 200 deniz mili için hesaplandığında 100 adet TIR taşıyan bir gemi 2 bin dolarlık bir destek alabilecektir. Ayrıca, Romen hükümetinin hattın maliyetlerini düşürmek amacıyla bazı muafiyetler tanınması hususunda çalıştığı belirtilmiştir.
Güney Köstence-Agigea Limanı Ro-Ro terminalinin işleticisi DP World, yaptığı duyuruda Karasu-Köstence hattında Ro-Ro seferlerinin yeniden başlaması ile ilgili terminal hazırlıklarının tamamlandığını ve 3 Temmuz 2024 tarihinde operasyonların başladığını bildirmiştir. Temmuz ayında Karasu-Köstence hattındaki 120 kamyon kapasiteli ilk Ro-Pax gemisinin seferlerine başlaması, haftada üç kez karşılıklı seferlerin gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu gelişmeler, hattın yeniden faaliyete geçmesi ve süreklilik kazanması adına önemli adımlar olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye’nin Lojistik ve Taşımacılık Sektöründeki Rolü
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında yer alması nedeniyle küresel lojistik ağında kritik bir rol oynamaktadır. Ülkemiz, sadece transit bir geçiş noktası değil, aynı zamanda gelişmiş ulaşım altyapısı ile büyük bir lojistik merkezi olma potansiyeline sahiptir. Türkiye’nin stratejik konumu, dünya genelinde 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8.6 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip 67 ülkeye 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunmasını sağlamaktadır.
Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık sektörü, her geçen yıl büyüyen bir pazar haline gelmiştir. 2021 yılında 61 milyar dolarlık hizmet ihracatının 24 milyar doları lojistik ve taşımacılık hizmetleri tarafından gerçekleştirilmiştir. 2022 yılında ise bu rakam 35.3 milyar dolara çıkarak, toplam ihracatın %39.6’sını oluşturmuştur. Bu durum, lojistik sektörünün Türkiye’nin ekonomik büyümesine olan katkısının ne denli önemli olduğunu göstermektedir. 2023 yılı itibarıyla, Türkiye’nin hizmet ihracatının 100 milyar dolara ulaşması hedeflenmiş ve bunun 35 milyar doları lojistik ve taşımacılık hizmetleri tarafından gerçekleştirilmesi beklenmektedir.
Türkiye, 35 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile dünya sıralamasında lojistik hizmet ihracatında %2.5 paya sahip olup, 11. sırada yer almaktadır. 2024 hedefleri arasında hizmet ihracatının 110 milyar dolara, bunun 40 milyar dolarlık kısmının da lojistik ve taşımacılık sektöründen gelmesi öngörülmektedir. 2028 yılında bu rakamın 200 milyar dolara ulaşması hedeflenirken, lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatının 78 milyar dolar seviyelerine çıkması planlanmaktadır.
Lojistik ve taşımacılık sektörünün gelişimi, devletin sağladığı desteklerle de doğrudan ilişkilidir. 2023 yılı sonuna kadar, bu sektöre yönelik olarak yaklaşık 18.5 milyon TL Genel Destekler kapsamında, 1 milyar TL ise Turquality Destek Programı aracılığıyla sağlanmıştır. Türkiye, küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek amacıyla ulaştırma ve lojistik altyapı yatırımlarını artırmaya kararlıdır.
Taşımacılık koridorları üzerinde lojistik hizmetlerin birleştirilmesi, ölçeklerin büyütülmesi ve intermodal taşımacılık için aktarma merkezleri oluşturulması, ülkemizin hedefleri arasında yer almaktadır. Yurt dışında lojistik merkezler kurulması ve tedarik zincirlerini güçlendirecek dağıtım ağlarının desteklenmesi de önemli stratejilerdendir. Bu yatırımlar, sürdürülebilirlik, çevreye duyarlılık, büyük pazarlara bağlantı sağlama gibi küresel eğilimlerle uyumlu bir biçimde gerçekleştirilmektedir.
Lojistik sektöründe sağlanan desteklerin artırılması ve taşımacılara yönelik yaşanan engellerin aşılması ile ihraç ürünlerinin daha hızlı, ekonomik ve güvenli bir şekilde pazarlarına ulaşması sağlanacaktır. Bu bağlamda, lojistik ve taşımacılık sektörü, Türkiye’nin ekonomik büyüme hikayesinin önemli bir parçası haline gelmektedir.
Taşıma Şekillerine Göre Dış Ticaretimiz (USD)
Taşıma Şekli
İhracat (USD)
İthalat (USD)
2021
2022
2023
2021
2022
2023
Karayolu
68.749
78.879
83.235
48.896
59.446
66.942
Denizyolu
133.714
150.255
143.358
157.390
193.799
195.172
Demiryolu
1.648
2.460
1.960
2.891
2.968
1.996
Havayolu
18.735
20.686
25.511
26.057
38.581
53.840
Diğer(Boruhattı, posta ile taşımalar vb.)
2.366
1.892
1.710
36.189
68.917
43.821
TOPLAM
225.214
254.172
255.777
271.425
363.711
361.774
Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 19/02/2024. Değer: Milyon ABD Doları
Parasal değer itibarıyla (USD) ihracat verilerimiz taşımacılık modları itibarıyla değerlendirildiğinde, 2023 yılında ihraç taşımalarının ilk sırasında %56 ile denizyolunun yer aldığı görülmektedir. Bu oran, denizyolunun uluslararası ticaretteki önemini ve etkinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Denizyolu taşımacılığı, büyük hacimli yüklerin ekonomik ve güvenli bir şekilde taşınmasını sağlamaktadır.
İkinci sırada %32,5 ile karayolu modu yer almaktadır. Karayolu taşımacılığı, özellikle kısa mesafeli ve bölgesel ticarette önemli bir rol oynamaktadır. Karayolu taşımacılığı, esnekliği ve kapıdan kapıya hizmet sunabilme avantajı ile öne çıkmaktadır. Üçüncü sırada ise %9,9 ile havayolu taşımacılığı bulunmaktadır. Havayolu taşımacılığı, hızlı ve güvenilir olmasına rağmen, maliyet açısından diğer modlara göre daha yüksek olabilmektedir.
Son sırayı %0,7 ile demiryolu taşımacılığı almaktadır. Demiryolu taşımacılığı, özellikle büyük ve ağır yüklerin taşınmasında tercih edilmektedir. Ancak, demiryolu altyapısının sınırlı olması ve esneklik açısından diğer modlara göre dezavantajlı olması, kullanım oranını düşük tutmaktadır.
Parasal değer itibarıyla (USD) ithalatımızda da 2023 yılında ilk sırada denizyolunun yer aldığı görülmektedir. 361 milyar dolarlık ihracatımızın %53,9’u denizyolu ile taşınmıştır. Bu durum, denizyolunun ithalat süreçlerinde de ne kadar kritik bir rol oynadığını göstermektedir. İkinci sırada %18,5 ile karayolu modu, üçüncü sırada ise %14,8 ile havayolu bulunmakta, son sırayı da %0,55 ile demiryolu almaktadır. Bu veriler, ithalat taşımacılığında da denizyolunun baskınlığını ve diğer taşımacılık modlarının paylarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Taşıma Şekillerine Göre Dış Ticaretimiz (Miktar-Ton)
Taşıma Şekli
İhracat (Miktar-Kg)
İthalat (Miktar-Kg)
2021
2022
2023
2021
2022
2023
Karayolu
31.810
32.164
31.405
12.161
14.409
15.821
Denizyolu
144.882
140.831
128.231
184.041
187.196
206.814
Demiryolu
1.381
1.651
1.382
1.455
1.260
811
Havayolu
913
1.234
1.513
117
121
130
Diğer(Boruhattı, posta ile taşımalar vb.)
240
174
174
863
1.095
893
TOPLAM
179.228
176.056
162.707
198.639
204.083
224.471
Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 19/02/2024. Değer: Bin Ton