Dünyada ilk defa bir LNG gemisi yelkenle donatılacak

Japon nakliye şirketi Mitsui O.S.K. Lines (MOL) ve ABD merkezli Chevron Shipping Company, son teknoloji rüzgar destekli tahrik sistemini LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) gemisine entegre edecek. Şirketlere göre bu, rüzgar destekli teknolojiye sahip dünyanın ilk LNG gemisi olacak.

Chevron Asia Pacific Shipping tarafından kiralanan 174.000 metreküp hacimli gemi, Güney Kore’de inşa ediliyor ve geminin 2026 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

MOL tarafından geliştirilen Wind Challenger isimli teknolojide yer alan teleskopik yelkenler, geminin yakıt tüketimini düşürmenin yanında sera gezı emisyonlarını da azaltacak. Şirkete göre, yakıt verimliliğini artırmak için teknoloji, otomatik yelken kontrolünü gerçek zamanlı rüzgar izleme sistemiyle birleştiriyor.

Kompozit malzemeyle ağırlıktan tasarruf sağlanıyor

Geminin kargo kapasitesini korumak için yelkenler, hafif cam elyaf (fiber glass) takviyeli plastikten (GFRP) imal ediliyor. Böylece gemiye çok fazla ağırlık yüklenmiyor. Yelkenler ayrıca dalgalı havalarda dengeyi korumak için aşağı inerek küçülebiliyor. Bu sayede ağırlık merkezi aşağı çekilerek geleneksel gemilerle aynı güvenlik sağlanıyor.

Wind Challenger, gemi rotalarını optimize etmek ve yakıt verimliliğini daha da artırmak için üç temel bileşeni bir araya getiriyor: yelkenler, kontrol sistemi ve hava durumu rotası.

Yakıt tüketiminde %17’ye varan azalma elde edildi

Ekim 2022’de MOL, Wind Challenger ile donatılmış 100.000 metrik tonluk kömür taşıyıcısı Shofu Maru’yu denize indirdi. Gemi, 18 ay boyunca 7 gidiş-dönüş seferi tamamlayarak günlük yakıt tüketiminde %17’ye varan bir azalma elde etti ve sefer başına ortalama %5 ila %8’lik bir azalma sağlandı.

Şirket, Wind Challenger sisteminin hem yeni inşa edilmiş hem de mevcut gemilere takılabildiğini, kuru yük gemilerinden tankerlere ve LNG taşıyıcılarına kadar çok çeşitli gemilere birden fazla kez monte edilebileceğini söylüyor. MOL, 2030 yılına kadar Wind Challenger teknolojisiyle donatılmış 25 gemiyi, 2035 yılına kadar ise 80 gemiyi konuşlandırmayı planlıyor.

Stellantis’ten ticaride hidrojen çıkışı!

Stellantis, ticari araç birimi Pro One ile Avrupa’nın en büyük ticaret fuarlarından biri olan IAA Transportation 2024’te dikkat çekici bir performans sergiledi. Hannover’de düzenlenen fuarda hidrojen yakıt hücresi teknolojisine sahip ticari araçlarını tanıttı. Özellikle hidrojenle çalışan orta boy minibüsleri ile sürdürülebilir mobilite çözümlerine yaptığı yatırımlarla dikkat çeken şirket, kısa sürede büyük boy minibüslerini de ürün gamına dahil etmeye hazırlanıyor.

Stellantis, hidrojen yakıt hücreli ticarilerini tanıttı!

Stellantis Pro One, hidrojen yakıt hücresi teknolojisine sahip yeni minibüs serisi sayesinde sıfır emisyon hedeflerine adım adım yaklaşıyor. Sadece 5 dakikada yakıt ikmali yapılabilen ve 500 kilometrenin üzerinde menzil sunan bu araçlar, ticari taşımacılık sektöründe verimliliği artırırken çevreye olan olumsuz etkileri de azaltıyor. Ayrıca Stellantis, Avrupa’da hidrojenle çalışan minibüsler sunan ilk üretici olarak öncülüğünü de sürdürüyor.

Fuarda tanıtılan bir diğer önemli yenilik de Stellantis’in geliştirdiği Multijet 4.0 motor oldu. Bu motor, ticari araçlarda CO2 emisyonlarını yüzde 10’a kadar azaltırken, aynı zamanda yüksek performans sunuyor.

Yeni AT8 otomatik şanzımanı ise sürüş konforunu artıran ve daha verimli vites geçişleri sağlayan özellikleri ile ön plana çıkıyor. Bu yeni şanzıman, daha düşük emisyon ve yüksek yakıt tasarrufu sunarak ticari araçlarda çevreci çözümleri yaygınlaştırıyor.

Stellantis Pro One, Opel Movano HYDROGEN ve ultra kompakt Opel Rocks Elektrik gibi modellerle geniş ürün yelpazesini sergileyerek ziyaretçilerin ilgisini çekti. Bu araçların tamamı hidrojen yakıt hücresi teknolojili, uzun menzil ve kısa yakıt ikmali süreleriyle öne çıkıyor. Ayrıca şirket, mikro mobilite çözümleri ile şehir içi ulaşımda çevreci ve pratik araçlar tanıttı.

Fuarda dönüştürülmüş ticari araçlarını da sergileyen Stellantis, profesyonel müşterilerin ihtiyaçlarına yanıt veren kişiselleştirilmiş çözümler sunuyor. Sertifikalı ortaklarla iş birliği içinde geliştirilen bu araçlar, kullanıcılarına güvenilir, verimli ve pratik nakliye çözümleri sağlıyor.

Özellikle yükleme kapasitesinden ödün vermeden daha uzun menzil ve hızlı yakıt ikmali sunan bu araçlar, ticari taşımacılığın geleceğini yeniden şekillendiriyor. Avrupa genelinde bulunan 250’den fazla hidrojen istasyonu ile bu teknolojiye geçiş hız kazanırken Stellantis, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.