Rusya’nın yoğunlaşan askeri saldırganlığı karşısında Ukrayna, Karadeniz bölgesindeki askeri ilerlemelerden faydalanarak bu yaz tahıl ihracatını önemli ölçüde arttırmayı başardı.
Buğday ve mısırda önemli bir küresel üretici olan ülke, tarihsel olarak aylık yaklaşık 6 milyon ton tahıl ihracatı için Karadeniz’e bel bağlamıştır. Devam eden çatışmalara rağmen Ukrayna’nın tahıl satışları, özellikle de küresel fiyatlar zayıf seyretmeye devam ederken, ekonomisi için hayati önem taşımaya devam ediyor.
Ukrayna’nın UGA tüccarlar birliği, Rus güçlerinin Karadeniz’deki Odesa limanı ve Tuna Nehri üzerindeki İzmail gibi önemli ihracat noktalarını hedef almasına rağmen Temmuz ayında gıda ihracatının Temmuz 2023’e kıyasla iki kattan fazla artarak 4,2 milyon metrik tonu aştığını bildirdi.
Bu limanlar tahılın Avrupa’ya taşınması için hayati önem taşıyor. Temmuz ayında yapılan ihracatın varış noktaları açıklanmadı ancak tarihsel olarak Ukrayna buğdayı ağırlıklı olarak İspanya, Mısır ve Endonezya’ya satılırken, mısır ihracatı da ağırlıklı olarak İspanya ve Çin’e yapılıyordu.
Son ihracat artışı yeni sezon buğdayını ve geçen yılın önemli hasadından elde edilen mısırı içeriyor. Temmuz ayında Ukrayna Odesa üzerinden 3,7 milyon ton, Tuna üzerinden ise 569.000 ton tarım ürünü ihraç etti. Bu rakamlar, Temmuz 2023’te söz konusu güzergahlardan ihraç edilen 291.000 ton ve 2,07 milyon tona kıyasla önemli bir artış anlamına geliyor.
LSEG nakliye verilerine göre ayrıca, Haziran ve Temmuz aylarında Ukrayna’nın diğer operasyonel Karadeniz limanları olan Chornomorsk ve Pivdennyi’den Rotterdam ve İspanya’nın Cartegna limanına altı mısır sevkiyatı yapıldı. Çin, Mısır ve Türkiye’ye yapılan ilave sevkiyatlar da Kpler tarafından kaydedildi.
Geçen ayki satışlardaki artışa rağmen, ASAP tarım danışmanlık şirketinin tahminlerine göre, 2024/25 sezonundaki toplam ihracatın olumsuz hava koşulları ve devam eden savaş nedeniyle düşmesi bekleniyor. Ukrayna’dan yapılan tahıl ihracatının yılda 14,5 milyon ton düşerek neredeyse on yılın en düşük seviyesi olan 35 milyon tona gerileyeceği tahmin ediliyor.
Ukrayna, BM destekli Karadeniz tahıl ihracatı girişiminin geçen yıl çökmesinin ardından bir nakliye koridoru oluşturdu. Rusya’nın Karadeniz Filosu savaşa hazır savaş gemilerinin çoğunu işgal altındaki Kırım’dan başka yerlere taşıdığı için bu mümkün oldu.
İyileşen güvenlik durumu, sigorta ve navlun fiyatlarının düşmesine yol açarak Ukrayna ihracatının rekabet gücünü arttırdı. Kiev’in önündeki zorluk, deniz taşımacılığı için erişilebilir limanlarının işlevselliğini korumak.
Büyük gemi hasarlarından kaçınılmasına rağmen, Ukrayna limanları çok sayıda füze ve drone saldırısına maruz kaldı. Ukrayna Liman İdaresi Başkan Yardımcısı Dmytro Barinov’a göre bu saldırıların hassasiyeti, Rusya’nın Ukrayna’nın ihracat kabiliyetlerini engellemek için kasıtlı bir girişimde bulunduğunu gösteriyor.
Ülkenin donanma şefi Koramiral Oleksiy Neizhpapa’nın da belirttiği gibi, hava savunma kuvvetleri ve füze sistemleri de dâhil olmak üzere Ukrayna ordusu limanlara giren ve çıkan gemilere koruma sağlıyor. Ancak enerji kesintileri gibi zorluklar liman operasyonlarını ve ihracatı aksatmaya devam ediyor.
Ukrayna limanlarına giren gemiler için savaş riski primlerinin maliyeti endişe yaratıyor; son zamanlarda gemi değerinin %1,2’sine kadar ulaşan teklifler söz konusu olsa da indirimler mevcut.
Bu primler Kasım ayında Pivdennyi’de bir füze saldırısının bir gemiye zarar vermesinin ardından artış gösterdi, ancak güvenlik koşullarının kötüleşmesi halinde maliyetler artabilir. Sigortacılar durumu yakından takip ediyor ve savaş riskleri sigorta oranlarını buna göre ayarlayabilirler.
Lloyd’s Market Association’ın denizcilik ve havacılık başkanı Neil Roberts’ın bildirdiğine göre, faaliyette olduğu bir yıl boyunca Ukrayna’nın deniz koridoru, 39 milyon tonu tarımsal ürün olmak üzere 2.059 gemiyle 46 ülkeye 57,7 milyon ton yükün ulaştırılmasını kolaylaştırdı. Bireysel sigortacılar, gelişen risklere göre uygun oranları belirlemek için durumu değerlendirmeye devam ediyor.
Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.
Türkiye’nin Coğrafi Konumu ve Taşımacılık Potansiyeli
Türkiye, Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu arasında doğal bir köprü konumunda olup, taşımacılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Üç kıtanın geçiş yollarında yer alması, Türkiye’yi Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Süveyş Kanalı ile Arap Yarımadası ve Hint Okyanusu’na, Türk Boğazları’nın Karadeniz-Akdeniz bağlantılarıyla Avrasya ve Uzakdoğu’ya uzanan bir ulaşım ağının odak noktası haline getirmektedir. Bu durum, kabotaj, uluslararası ve transit taşımacılık açısından Türkiye’nin önemini daha da artırmaktadır.
Denizyolu Taşımacılığının Önemi
Denizyolu eşya taşımacılığı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gerek hacim gerekse taşınan eşyanın değeri açısından en yüksek paya sahip taşımacılık türüdür. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılında ihracatın %56’sı, ithalatın ise %53,9’u denizyoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu veriler, denizyolunun dış ticaretimizdeki kritik rolünü gözler önüne sermektedir.
2023 Yılında Denizyolu ile İhracat ve İthalat
Denizyolu ile İhracatımızda İlk 10 Ülke
Sıra No
Ülke
2023 (USD)
Oran (%)
1
ABD
10.215.794.394
13,7
2
İtalya
10.117.183.427
13,6
3
İngiltere
9.833.552.574
13,2
4
İspanya
8.624.789.204
11,6
5
Almanya
8.605.335.350
11,5
6
Fransa
8.187.678.687
11,0
7
Rusya Fed.
6.026.534.332
8,1
8
Hollanda
4.523.748.262
6,6
9
Belçika
3.243.908.589
6,0
10
Mısır
3.040.152.061
4,3
İLK 10 TOPLAM
72.418.676.880
50,5
GENEL TOPLAM
143.358.000.000
100,0
Denizyolu ile İthalatımızda İlk 10 Ülke
Sıra No
Ülke
2023 (USD)
Oran (%)
1
Çin
34.017.277.169
26,90
2
Rusya Fed.
29.351.294.398
23,21
3
Almanya
12.522.928.968
9,90
4
ABD
8.367.031.726
6,62
5
İtalya
8.278.587.713
6,55
6
İspanya
8.233.947.471
6,51
7
Güney Kore
7.955.325.615
6,29
8
Fransa
7.138.720.416
5,64
9
Hindistan
6.154.564.188
4,87
10
İngiltere
4.449.442.739
3,52
İLK 10 TOPLAM
126.469.120.403
64,79
GENEL TOPLAM
195.172.000.000
100,0
Denizyolu ile İhracatımızda İlk 10 Ürün
2023 yılında denizyolu ile ihracatımızda dolar değeri bazında ilk ve en önemli ürün açık arayla “Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı” GTİP grubudur. İlk 10 sıradaki ürünlerin toplamının denizyolu ile ihracatımızda aldıkları pay 2023 yılında %53,49 oranında gerçekleşmiştir.
Sıra No
GTİP Adı
GTİP Kodu
2023 (USD)
Oran (%)
1
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı
87
22.121.490.346
28,85
2
Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar
27
13.963.077.676
18,21
3
Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları
84
9.651.435.525
12,59
4
Demir ve çelik
72
7.485.530.332
9,76
5
Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları, aksam-parça-aksesuarı
85
5.981.563.084
7,80
6
Demir veya çelikten eşya
73
4.852.362.943
6,33
7
Plastikler ve mamulleri
39
4.594.914.360
5,99
8
Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento
25
2.986.138.519
3,89
9
Inorganik kimyasallar, kıymetli metal, radyoaktif element, metal ve izotopların organik-anorganik bileşikleri
28
2.548.527.706
3,32
10
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı
87
2.502.098.284
3,26
İLK 10 TOPLAM
76.687.138.775
53,49
GENEL TOPLAM
143.358.000.000
100,0
Türkiye’deki Limanların Önemi
Ülkemizde yer alan limanlar, dış ticaretimizin etkinliği açısından büyük önem arz etmektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan alınan 2023 verilerine göre, ülkemizin ilk 10 limanında elleçlenen ton bazındaki yük miktarları aşağıdaki tablolarda gösterilmektedir.
Sıra No
Liman Başkanlığı
Türk Bayraklı
Yabancı Bayraklı
Dış Ticaret
1
Kocaeli
5.207.437
63.673.890
68.881.327
2
Aliağa
2.815.315
65.829.169
68.644.484
3
İskenderun
2.165.726
50.972.189
53.137.915
4
Mersin
2.434.532
38.246.687
40.681.219
5
Tekirdağ
715.971
22.106.635
22.822.606
6
Ambarlı
3.308.007
16.812.690
20.120.697
7
Ceyhan
520.115
17.644.348
18.164.463
8
Samsun
641.626
11.041.354
11.682.980
9
Gemlik
1.328.546
10.159.604
11.488.150
10
Karabiga
695.717
10.537.295
11.233.012
TOPLAM
19.832.992
307.023.861
326.856.853
Türkiye’nin ilk 10 limanında elleçlenen ton bazındaki yük miktarları
Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
DENİZYOLU TAŞIMACILIĞINDA YAŞANAN GELİŞMELER
Süveyş Kanalı’nda Yaşanan Sorunlar
19 Kasım 2023 tarihinden bu yana Yemen’de faaliyet gösteren İran yanlısı Husiler, Hamas’a destek için, İsrail’e yük taşıdığı iddiasıyla Babu’l Mendeb Boğazı’ndan geçen uluslararası gemileri hedef almaya başlamıştır. Bu gelişme üzerine büyük uluslararası konteyner taşımacılık şirketleri söz konusu boğazdan geçişi durdurmuş ve gemilerini Ümit Burnu‘na yönlendirmiştir. Süveyş Kanalı’nda darboğaz en son Mart 2021’de Ever Given konteyner gemisinin altı gün boyunca geçişi engellemesiyle gerçekleşmişti.
Konteyner gemilerinin küresel ticaretin yaklaşık %12’sinin taşındığı Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu’ndan geçecek olması, hem maliyetleri hem de transit süreleri artırmıştır. Süveyş Kanalı çıkış ve varış limanlarının yerine göre Asya ve Avrupa arasındaki taşımacılığı 10 gün ila 14 gün arasında kısaltmaktadır. Örneğin Singapur ve Rotterdam arası mesafe Süveyş Kanalı kullanılarak yaklaşık 8.400 deniz mili iken bu rotada Ümit Burnu’nun geçilmesi halinde mesafe yaklaşık %40 artarak 11.700 deniz miline ulaşmaktadır. Bu da yaklaşık 10 gün-14 gün ilave taşıma süresi ve 6.500 kilometre ilave taşıma mesafesine ve konteyner başına teslim limanına göre yaklaşık 1.000 dolar ila 2.000 dolar arasında ilave maliyete tekabül etmektedir. Konteyner tedarik akışının bozulması halinde anılan navlun maliyetlerinin daha da artması öngörülmektedir.
Bu nedenle, güvenlik endişelerinin giderilememesi halinde Ümit Burnu rotasının küresel tedarik zinciri üzerinde kısa süre içerisinde baskı oluşturması beklenmektedir. Ayrıca, rotalarının uzaması sebebiyle başta akaryakıt fiyatları olmak üzere ürün fiyatlarında zincirleme artış ihtimali de söz konusudur.
Ülkemiz açısından, Süveyş Kanalı’nın ticari gemilerce kullanılmaması, Türkiye’yi çevreleyen taşımacılık koridorlarını doğrudan etkilemektedir. Bu olumsuz durum Doğu Akdeniz’deki limanlarda ve ülkemizin Akdeniz’deki limanlarında konteyner stokunun ve boş ekipman miktarının azalmasına ve ihracat ve ithalat navlun fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Her yıl yaklaşık 19.000 gemi Süveyş Kanalı’ndan geçmektedir. Hâlihazırda Süveyş Kanalı’nı kullanamayan ticaret gemileri alternatif rota olarak Afrika’nın güney ucu olan Ümit Burnu’nu dolaşarak hizmet sağlamaya çalışmaktadır.
Çözüme yönelik olarak ABD yönetimi, Husiler’in Kızıldeniz’de uluslararası gemilere yönelik artan saldırılarına karşı, çok uluslu bir misyon kurulduğunu duyurmuştur. Saldırıların önüne geçmek için kurulan Refah Muhafızı Operasyonu adlı çok uluslu misyonda ABD’nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Seyşeller ve İspanya yer almakta olup misyonun genişletilmesi adına ABD tarafından diğer ülkelerin de katılımları için girişimde bulunulmuştur. Bu ülkelere ait donanma birliklerinin Husiler’in ticari gemilere saldırılarına karşın, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de koordineli bir şekilde devriye düzenleyeceği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, kısa vadede konteynerle Uzak Doğudan Süveyş kanalını geçerek ülkemiz limanlarına ulaşan yüklerin, bu güzergâh yerine Basra Körfezi’ndeki limanlarda yüklerini boşalttıktan sonra karayoluyla ülkemize ulaştırılması mümkündür. Ancak, bu yol üzerinde Irak, Suriye ve İsrail’de devam eden iç karışıklıklar, anılan limanlardaki altyapı eksiklikleri ve mevcut kapasitelerinin yetersiz olması bu güzergâhın etkili kullanımını engellemektedir.
Panama Kanalında Yaşanan Geçiş Kısıntıları
Bilindiği üzere, küresel ısınma ve son dönemdeki sıcaklık artışlarının en önemli sonuçlarından biri olan El Niño, özellikle Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kısımlarında deniz suyu sıcaklıklarının artmasına neden olmakta ve 2 ila 7 yıl arasında değişen aralıklarla ortaya çıkmak suretiyle dokuz ila on iki ay sürmektedir. El Niño, iklimsel değişikliklerin yanı sıra ekonomik etkenler üzerinde de sonuçlarını göstermeye başlamaktadır.
Bu kapsamda, 2023 yılı başından itibaren beklenenden daha az yağış alan Panama’da hava sıcaklıklarının rekor derecede artışı sebebiyle deniz suyu seviyesinde düşüş yaşanmaya başlanmıştır. Su seviyesindeki düşüş, yaklaşık 80 kilometre uzunluğunda olan, Atlas Okyanusu ile Pasifik Okyanusunu birbirine bağlayan ve dünya ticaretinin yaklaşık %6’sının geçtiği Panama Kanalı trafiğinin aksamasına yol açmıştır. Yıllık bazda yaklaşık 14.000 geminin geçtiği ve yılda 203 milyon ton yükün geçtiği kanalda, Panama Kanalı Otoritesi tarafından transit geçiş sayısının kademeli olarak azaltılacağı açıklanmış, Kanal’daki geçiş sayısı 2024’ün ilk çeyreği için günlük ortalama 36’dan 24’e düşürülmüştür. Mart 2024 tarihinden itibaren günlük 24 gemi geçişi sınırlamasının 27’ye çıkarılacağı ve bir sonraki duyuruya kadar 7’si neomax, 20’si panamax gemilerinin günlük geçişlerine izin verileceği açıklanmıştır.
Bu itibarla, Kanal’da oluşan uzun bekleme sürelerini önlemek için gemilerin rotaları değiştirilmek zorunda kalmış ve bu kapsamda Asya’dan gelen gemilerin rotaları Süveyş Kanalı’na yönlendirilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla, Kızıldeniz’deki sorunların etkisini göstermeye başladığı 2023’ün sonuna kadar Süveyş geçişleri artış göstermeye başlamıştır. En önemli kullanıcıları ABD ve Çin olan Panama Kanalı’nda yaşanan anılan kısıntılar, söz konusu su yoluna bağımlı olan büyük ve küçük ekonomileri etkilemeye devam etmektedir.
Rusya-Ukrayna Krizi ve Tahıl Koridoru
Rusya-Ukrayna Krizi, diğer alanlarda olduğu gibi lojistik alanında da ülkemizi derinden etkilemiş, özellikle gıda sektörü tedarik zincirinde bozulmalara neden olmuştur. Bilindiği üzere, Rusya-Ukrayna arasındaki kriz sebebiyle tahıl ticaretinde yaşanan sorunların çözülmesi amacıyla 22 Temmuz 2022 tarihinde İstanbul’da, Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında ‘Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi’ imzalanarak ‘Müşterek Komuta Koordinasyon Merkezi’ 27 Temmuz 2022 tarihinde yine İstanbul’da açılmıştır. Merkezin vazifesi, Ukrayna’dan ihraç edilecek tahıl ve benzeri gıda ürünlerinin Odesa, Çernomorsk ve Yuzhne limanlarından emniyetle denizden nakliyatını sağlamaktır. Merkez, asker ve sivil olmak üzere Türkiye ile birlikte Rusya, Ukrayna ve BM’den 5’er temsilciden oluşmaktadır.
Tahıl Koridoru Anlaşması Dönemleri
Dönem
Tarih
1. Dönem İlk İmza Tarihi
22.07.2022 – 19.11.2022
2. Dönem İlk Uzatma (120 gün)
19.11.2022 – 18.03.2023
3. Dönem İkinci Uzatma (60 gün)
19.03.2023 – 18.05.2023
4. Dönem Üçüncü Uzatma (60 gün)
18.05.2023 – 17.07.2023
Tahıl Koridoru Anlaşması Dönemleri
Müşterek Koordinasyon Merkezi’nin kurulmasını sağlayan Tahıl Koridoru Anlaşması karşılıklı olarak 3 kez uzatılmış olup son durumda 17 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla Rus tarafı anlaşmanın tekrar uzatılmayacağını ilan ederek çekildiğini açıklamıştır. Anlaşma ile 1 Ağustos 2022 tarihinden 17 Temmuz 2023 tarihine kadar 1.004 adet gemi ile 32 milyon tonu aşkın tahılın Türkiye üzerinden ilgili ülkelere taşınması sağlanmış ve gıda tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar çözüme kavuşturulmuştur. Taşınan bu ürünlerin %51’ini mısır, %27’sini buğday ve %5,8’ini ayçiçeği küspesi oluşturmuştur.
Tahıl Koridoru Anlaşması’nın sona ermesinin ardından 16 Ağustos 2023 tarihinde Ukrayna tarafınca başlatılan yeni bir girişim çerçevesinde (insani koridor) Türkiye, Bulgaristan, Romanya ülkelerinin karasularından geçen geçici bir deniz koridoru oluşturulmuştur. Büyük Odesa Limanı içerisinde yer alan Çornomorsk, Pivdennıy ve Odesa Limanlarının geçici koridor kapsamında tekrar işlerlik kazanması neticesinde, altı ay içerisinde yaklaşık 27 milyon ton ürünün ihracatı gerçekleştirilmiştir.
Türkiye’de RO-RO Taşımacılığı
Ro-Ro taşımacılığı (Roll-on/Roll-off), tekerlekli araçların gemilere kendi tekerlekleri üzerinde girip çıkmasını sağlayan bir denizyolu taşımacılığı türüdür. Bu sistem, karayolunda taşıma yapan araçların, yolculuğun bir bölümünü denizyolu ile yapmalarına olanak tanır. Bu taşımacılık türü, özellikle yük taşıyan kamyonlar, tırlar ve diğer tekerlekli araçlar için oldukça uygundur.
Ro-Ro Taşımacılığının Avantajları
Ro-Ro taşımacılığının tercih edilmesinin birçok nedeni bulunmaktadır:
Maliyet: Ro-Ro taşımacılığı diğer taşımacılık türlerine göre genellikle daha düşük maliyetlidir.
Güvenlik: Taşımacılığın denizyolu ile yapılması, araç ve yüklerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.
Geçiş Belgesi ve Trafik Sorunları: Farklı ülkelerdeki geçiş belgesi ve trafik sorunlarından kurtulmayı sağlar.
Vize Sorunları: Şoförlerin vize ile ilgili sorunlarını en aza indirir.
Ro-Ro Taşımacılığının Küresel ve Bölgesel Önemi
Ro-Ro taşımacılığı, dünya genelinde farklı coğrafyalarda ülkelerarası, şehirlerarası, kıtalararası denizyolu ve iç suyolu taşımacılığında etkin ve verimli bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle otomotiv sektörü gibi bitmiş ürün taşımacılığında önemli bir rol oynamaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri arasında gerçekleştirilen yakın yol denizyolu taşımacılığı yasal ve politik olarak desteklenmekte ve her geçen yıl daha fazla tercih edilmektedir.
Türkiye, 8.400 km’den fazla kıyı şeridiyle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak küresel taşımacılık faaliyetlerinde avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Kombine taşımacılığın en önemli ve işlevsel türü olan Ro-Ro taşımacılığı, Türkiye’nin coğrafi konumunun avantajıyla karayoluyla uluslararası eşya taşımacılığına yeni çıkış yolları ve güzergâhlar sunmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında gerçekleştirilen yakın yol denizyolu taşımacılığında Akdeniz’in en çok taşımacılık yapılan deniz olduğu dikkat çekmektedir. Özellikle İtalya-Türkiye Ro-Ro hattı en yoğun hatlardan biridir.
Türkiye’deki Ro-Ro Limanları
Liman Adı
Şehir
Çeşme Limanı
İzmir
Mersin Limanı
Mersin
Samsun Limanı
Samsun
İskenderun Limanı
Hatay
Ambarlı Limanı
İstanbul
Zonguldak Limanı
Zonguldak
Haydarpaşa Limanı
İstanbul
Taşucu Limanı
Mersin
Trabzon Limanı
Trabzon
Pendik Limanı
İstanbul
Tekirdağ Limanı
Tekirdağ
Tuzla Limanı
İstanbul
2023 Yılı Yurtdışı Bağlantılı Düzenli Ro-Ro Hatlarında Taşınan Araç İstatistikleri
Hatlar
Gelen Araç
Giden Araç
Toplam Taşınan Araç
Tuzla (Pendik)-Trieste
132.393
107.659
240.052
Yalova-Sete
61.083
56.353
117.436
Çeşme-Trieste
34.327
35.037
69.364
Mersin-Trieste
27.873
28.797
56.670
Tuzla (Pendik)-Patras
3.268
2.731
5.999
Çeşme-Sakız Adası
175
800
975
Tuzla (Pendik)-Bari
3.362
4.029
7.391
İzmir-Sete
1.824
3.458
5.282
Kocaeli-Zeebrugge
15
450
465
Gemlik-Anvers
93
13
106
Kocaeli-Anvers
362
6
368
Kocaeli-Bremerhaven
0
154
154
Kocaeli-Koper
2
115
117
Kocaeli – Valensiya
475
1
476
Toplam Avrupa Ro-Ro Hatları
265.252
239.603
504.855
Samsun-Tuapse
20.633
21.271
41.904
Samsun-Novorossiysk
15.990
21.047
37.037
İstanbul – Novorossiysk
73
978
1.051
Karasu-Tuapse
4.294
7.830
12.124
Karasu- Novorossiysk
280
1.622
1.902
İstanbul – Tuapse
124
662
786
Toplam Karadeniz Ro-Ro Hatları
41.394
53.410
94.504
Mersin-Gazimağusa
20.482
21.662
42.144
Taşucu-Girne
13.675
15.311
28.986
Taşucu-Tripoli (Lübnan)
8.441
7.998
16.439
Mersin-Hayfa
2.465
2.654
5.119
Mersin-Girne
1.332
460
1.792
Taşucu-Gazimağusa
887
2
889
İskenderun – Hayfa
716
721
1.437
Toplam Akdeniz Ro-Ro Hatları
47.998
48.808
96.806
İskenderun-Darüsselam
0
114
114
Toplam Hint Okyanusu Ro-Ro Hatları
0
114
114
Diğer Ro-Ro Hatları
897
657
1.554
Toplam
355.541
342.592
698.133
Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
KARASU-KÖSTENCE RO-RO HATTINA İLİŞKİN BİLGİLER
Türkiye ile Romanya arasında Ro-Ro taşımacılığı konusunda iki önemli girişim gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, 9 Aralık 2011 tarihinde Pendik (İstanbul) ile Köstence (Romanya) arasında bir Ro-Ro hattı işletmeye açılmıştır. Ancak, bu hat 2012 yılı Eylül ayında sona ermiştir. İkinci girişim ise 3 Şubat 2021 tarihinde Karasu-Köstence Ro-Ro hattının açılmasıyla gerçekleşmiştir. Ne yazık ki, bu hat da 18 Şubat 2021 tarihinde faaliyetlerini durdurmuştur. Her iki hattın da kısa süre sonra kapatılmasında, Romanya’nın yüksek liman ücretleri, iç gümrük, köprü ve otoyol maliyetleri gibi ekonomik faktörler etkili olmuştur.
Bu hatların kapanmasında ayrıca, gemi türü ve sefer sayısı gibi operasyonel zorluklar da rol oynamıştır. Özellikle, Ro-Pax gemilerinin olmaması, Köstence Limanı’nda Ro-Ro taşımalarına tahsis edilmiş bir gümrük bulunmaması ve uzun süren resmi işlemler gibi sorunlar, maliyetlerin artmasına ve sefer sürelerinin uzamasına neden olmuştur. Tüm araçların X-Ray ve fiziki kontrol uygulamasına tâbi tutulması, parsiyel yüklerde tam tespit yapılması gibi uygulamalar da bu süreçte etkili olmuştur. Özellikle yaş sebze ve meyve gibi ürünlerin analizlerinin yapılmasına ilişkin laboratuvarların eksikliği, müşteri talebinin azalmasına yol açmıştır. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Ukrayna limanlarının devre dışı kalması da Köstence Limanı’nın yoğunluğunu artırmıştır.
Karasu-Köstence Ro-Ro hattının yeniden faaliyete geçebilmesi ve süreklilik kazanabilmesi için sektörün destek talepleri doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 9 Ağustos 2022 tarihli ve 31918 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Karayoluyla Taşınan Yüklerin Deniz Yoluna Aktarılmasının Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında, yeni açılacak hatlarda pilotaj ve römorkaj ücretleri bayrak ayrımı olmaksızın tüm gemiler için desteklenecek, Türk bayraklı gemiler (Ro-Ro ve Ro-Pax) içinse ek olarak her bir yük birimi başına 10 mil deniz mili için Ro-Ro için 2 dolar, Ro-Pax için 3 dolar ödenecektir. Bu şartlarda, 200 deniz mili için hesaplandığında 100 adet TIR taşıyan bir gemi 2 bin dolarlık bir destek alabilecektir. Ayrıca, Romen hükümetinin hattın maliyetlerini düşürmek amacıyla bazı muafiyetler tanınması hususunda çalıştığı belirtilmiştir.
Güney Köstence-Agigea Limanı Ro-Ro terminalinin işleticisi DP World, yaptığı duyuruda Karasu-Köstence hattında Ro-Ro seferlerinin yeniden başlaması ile ilgili terminal hazırlıklarının tamamlandığını ve 3 Temmuz 2024 tarihinde operasyonların başladığını bildirmiştir. Temmuz ayında Karasu-Köstence hattındaki 120 kamyon kapasiteli ilk Ro-Pax gemisinin seferlerine başlaması, haftada üç kez karşılıklı seferlerin gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu gelişmeler, hattın yeniden faaliyete geçmesi ve süreklilik kazanması adına önemli adımlar olarak değerlendirilmektedir.