Ticaret Bakanlığı’nın “Uzak Ülkeler Stratejisi” başlığıyla ihracatta çizdiği yeni rotayı açıklamasının üzerinden iki yıl geçti. Bu kapsamda ortalama mesafesi 8 bin 500 kilometre olan 18 ülkeye (ABD, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Filipinler, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Kanada, Malezya, Meksika, Nijerya, Pakistan, Şili, Tayland, Vietnam) yapılan ihracatın dört katına çıkarılarak 80 milyar doların üzerine yükseltilmesi hedeflendi. 2023 OVP’sine de giren yeni stratejide Türkiye’nin ortalama ihracat menzilinin 4 bin 744 kilometreye yükseltileceğinin altı çizildi.
Geçtiğimiz hafta bu stratejide 18 ülke arasındaki büyük ekonomilerden biri olan Meksika’daydık. Endüstriyel mutfak sektörünün önde gelen şirketleri TUSİD çatısı altında başkent Meksiko’nun en eski fuarlarından ABASTUR’a adeta çıkarma yaptı. TUSİD Başkanı Bekir Topuz’dan öğrendiğimize göre son dönemde ticari anlamda en doyurucu fuarlardan biri yaşandı. Fuara katılan Türk şirketleri açılışın ikinci gününde TIBA’nın organize ettiği akşam yemeğinde bir araya geldi.
TIBA, İspanya kökenli ve İspanyolca konuşulan ülkelerdeki lojistik ağıyla tanınan global bir şirket. Öğrendik ki Mart 2024’te, yani çok kısa bir süre önce Türkiye’deki ilk yatırımını yapmış. Türkiye operasyonunu sektörün deneyimli yöneticilerinden Kadir Kaya’ya emanet etmiş.
HEDEF İHRACATA DESTEK OLMAK
Kadir Kaya, ağırladığı Türk mutfak sanayi şirketlerinin yöneticileriyle yakından ilgilendi. Yemeğe katılan Türkiye’nin Meksika Ticaret Ataşesi Zahide Karaca Çoban’a da uzun uzun hedeflerini anlattı. Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede ise Ticaret Bakanlığı’nın ‘Uzak Ülkeler Stratejisi’ kapsamında özellikle İspanyolca konuşulan pazarlarda Türk şirketlerinin yanında olmak istediklerinin altını çizdi.
Verdiği bilgilere göre TIBA 50 yıllık bir şirket ama iştiraki olduğu Romeu Group’un İspanya’nın Valencia kentindeki kuruluşu 150 yıl öncesine dayanıyor. 1.5 milyar ’luk ciroda, faaliyet gösterilen 25 ülkenin performansı var. “TIBA Sektörün iyi tanıdığı bir firmaydı, Türkiye’de yatırıma ikna ettik” diyen Kaya, şöyle devam etti: “İspanyolca konuşulan ülkelerde etkiliyiz. Türkiye yatırımı ile Akdeniz’den Büyük Okyanus’a kadar olan alanda köprü kurmuş oldular. 3 binden fazla çalışanı var. Girdiği pazarlarda satın almalar yapıyorlar, Türkiye’de ise şimdilik böyle bir durum yok, ileride olabilir. Hedefimiz Türkiye’de sektör liderliği.”
250 BİN TEU’DAN YÜZDE 20 PAY
Kadir Kaya, Türkiye ile Latin Amerika arasında halen yıllık lojistik kapasitesinin 250 bin TEU olduğunu belirtti. Uzak Ülkeler Stretejisi ile bu rakamın artacağını söyleyen Kaya, “Biz bu pastanın yüzde 20’sine talibiz. Bunun için önce şu anda çok az olan ihracatın artırılması gerekiyor. Bunun bilinciyle TIBA olarak Türk şirketlerinin İspanyolca konuşulan ülkelerde yanında olmayı planlıyoruz” dedi.
Bu plan içinde bölgede zaten uzun yıllardır çalışılan Latin şirketleri ile Türk firmalarını bir araya getirmek, bir anlamda ‘ticaret elçisi’ olmak da var. Kaya bunu şöyle anlattı: “Türk şirketlerini bulundukları sektördeki olası müşterilerle buluşturacağız. Aynı sektörün hedef ülkedeki durumu, Türkiye’ye ilgisi, potansiyeli gibi konularda Türk şirketlerine bilgi aktaracağız. Araştırmalar yürüteceğiz. Örneğin haftaya dört Meksika şehrine gideceğim. Oradaki 20 müşterimize alanlarındaki Türk firmaları hakkında bilgi vereceğiz. Yeni fırsatları konuşacağız.”
TAŞIMA AVANTAJI SUNACAĞIZ
Latin Amerika’daki 12 ülkede yer alan TIBA ofisleri Türkiye adını bundan sonra sık sık duyacak gibi görünüyor. Lokal tecrübeyi Türkiye’’ye aktaracaklarını anlatan Kaya, bölgeye ihracat yapacak şirketlere de önemli maliyetler arasında yer alan lojistikte avantajlar sunacaklarını söyledi. Kaya, “Bölgeye yoğun taşıma yaptığımız için yüzde 10 gibi fiyat avantajı sunuyoruz. Halen yıllık 1.000 yükleme yapıyoruz. Liman alternatiflerimiz fazla. Prosedürler konusunda da deneyimimizi Türk şirketlerine aktaracağız” diye konuştu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demiryolu ile gerçekleştirilen ihracatta 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artış yaşandığını duyurarak, 1,2 milyon ton ihracat yükü taşındığını söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılı Ocak – Temmuz dönemine ait ihracat amaçlı taşınan yük verilerini paylaştı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında önemli bir ivme kazandığını vurgulayarak, “Ülkemizin ihracat taşımacılığında demiryolu kullanımının her geçen yıl arttığını görüyor, artan ihtiyacı karşılamak için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çevreci ve ekonomik yönleri ile öne çıkan demiryolu taşımacılığını ve ulaşım altyapımızı geliştirmek için durmadan çalışıyoruz. Neredeyse yüz yıldır el değmemiş konvansiyonel hatları da yeniledik. Organize sanayi bölgelerimizi, fabrikalarımızı ve limanlarımızı demiryolu ağımıza bağladık” dedi.
7 ayda 1,2 milyon ton yük taşındı
Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığının hem hız hem de kapasite açısından Türkiye’nin ihracat potansiyelini arttırdığını belirterek, “2024 yılının ilk 7 aylık döneminde 1,2 milyon ton ihracat taşıması gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artışla rekor kırdık. Türkiye’nin demiryolu taşımacılığının gelişen kapasitesi, önümüzdeki yıllarda ihracat hacmini daha da artıracak. Demiryolu ile gerçekleştirdiğimiz ihracat, ülkemizin ekonomik büyümesinin önemli bir unsuru. Hedefimiz, bu ağları genişleterek, Avrupa’nın ticaret hatlarında Türkiye’nin stratejik rolünü daha da pekiştirmek” ifadelerini kullandı.
İhracatın yüzde 86’sı İstanbul ve çevre illerden
Demiryolu taşımacılığında İstanbul ve çevre illerinin önemli bir rol oynadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Söz konusu taşımaların yüzde 86’sına denk gelen 1 milyon 32 bin tondan fazla yük, İstanbul ve çevre illerden taşındı. Bunun yanı sıra İzmir, Eskişehir, Ankara ve Sivas gibi illerimizden de ihracat ürünlerini Avrupa’ya ulaştırıyoruz” dedi. Uraloğlu, bu taşımaların Türkiye’nin lojistik gücünü ve demiryolu taşımacılığının ihracattaki önemini ortaya koyduğunu belirterek, Avrupa ile bağlantısallığı sağlayan demiryolu bağlantılarının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük katkılar sunduğunun altını çizdi.
“Türkiye ve Avrupa arasında işlettiğimiz günlük en az 8 yük treni Avrupa’ya kesintisiz ticareti sağlıyor”
Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu hattının faaliyete geçmesiyle Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasındaki ticaret köprüsü olma rolünün daha da güçlendiğini vurgulayan Uraloğlu, altyapı iyileştirmeleri ve Avrupa ile Orta Asya demiryolları arasındaki işbirliği anlaşmalarının Türkiye’nin ihracat taşımacılığında daha fazla söz sahibi olmasını sağladığını belirtti. Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında Avrupa ile olan bağlarının giderek güçlenmesi ve bu alandaki ihracat yönelimlerinin stratejik önemine değinen Uraloğlu, “Türkiye ve Avrupa arasında işlettiğimiz günlük en az 8 yük treni Avrupa’ya kesintisiz ticareti sağlıyor. İhraç edilen ürünlerin başında otomotiv yedek parçası, tekstil ürünleri, gıda, elektronik ürünler, kimyasal ürünler, çimento ve inşaat malzemeleri gibi ürünler geliyor. Bu taşımacılık altyapısı sayesinde sadece maliyet avantajı değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir bir taşımacılık modeli sunuyoruz” dedi.
Demiryolu ile taşımacılığın daha çevre dostu bir seçenek olarak öne çıktığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, sera gazı azaltımını ve rekabetçiliği hedefleyen Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sağlamak ve Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için demiryolu taşımacılığının kilit rol oynayacağını vurguladı. – ANKARA
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demiryolu ile gerçekleştirilen ihracatta 2024 yılı Ocak – Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artış yaşandığını duyurarak, 1,2 milyon ton ihracat yükü taşındığını söyledi.
Söz konusu taşımanın 1 milyon 32 bin tona denk gelen yüzde 86’lık diliminin İstanbul ve çevre illerinden gerçekleştirildiğini bildiren Bakan Uraloğlu, ihraç edilen ürünlerin başında otomotiv yedek parçası, tekstil ürünleri, gıda, elektronik ürünler, kimyasal ürünler, çimento ve inşaat malzemelerinin geldiğini kaydetti.
Uraloğlu, 2024 yılı Ocak – Temmuz dönemine ait ihracat amaçlı taşınan yük verilerini paylaştı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında önemli bir ivme kazandığını vurgulayarak, “Ülkemizin ihracat taşımacılığında demiryolu kullanımının her geçen yıl arttığını görüyor, artan ihtiyacı karşılamak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çevreci ve ekonomik yönleri ile öne çıkan demiryolu taşımacılığını ve ulaşım altyapımızı geliştirmek için durmadan çalışıyoruz. Neredeyse yüz yıldır el değmemiş konvansiyonel hatları da yeniledik. Organize sanayi bölgelerimizi, fabrikalarımızı ve limanlarımızı demiryolu ağımıza bağladık.” dedi.
“7 Ayda 1,2 Milyon Ton Yük Taşındı”
Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığının hem hız hem de kapasite açısından Türkiye’nin ihracat potansiyelini arttırdığını belirterek, “2024 yılının ilk 7 aylık döneminde 1,2 milyon ton ihracat taşıması gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artışla rekor kırdık. Türkiye’nin demiryolu taşımacılığının gelişen kapasitesi, önümüzdeki yıllarda ihracat hacmini daha da artıracak. Demiryolu ile gerçekleştirdiğimiz ihracat, ülkemizin ekonomik büyümesinin önemli bir unsuru. Hedefimiz, bu ağları genişleterek, Avrupa’nın ticaret hatlarında Türkiye’nin stratejik rolünü daha da pekiştirmek.” ifadelerini kullandı.
“İhracatın Yüzde 86’sı İstanbul ve Çevre İllerden”
Demiryolu taşımacılığında İstanbul ve çevre illerinin önemli bir rol oynadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Söz konusu taşımaların yüzde 86’sına denk gelen 1 milyon 32 bin tondan fazla yük, İstanbul ve çevre illerden taşındı. Bunun yanı sıra İzmir, Eskişehir, Ankara ve Sivas gibi illerimizden de ihracat ürünlerini Avrupa’ya ulaştırıyoruz.” dedi. Uraloğlu, bu taşımaların Türkiye’nin lojistik gücünü ve demiryolu taşımacılığının ihracattaki önemini ortaya koyduğunu belirterek, Avrupa ile bağlantısallığı sağlayan demiryolu bağlantılarının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük katkılar sunduğunun altını çizdi.
“Türkiye ve Avrupa Arasında İşlettiğimiz Günlük En Az 8 Yük Treni Avrupa’ya Kesintisiz Ticareti Sağlıyor”
Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu hattının faaliyete geçmesiyle Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasındaki ticaret köprüsü olma rolünün daha da güçlendiğini vurgulayan Uraloğlu, altyapı iyileştirmeleri ve Avrupa ile Orta Asya demiryolları arasındaki işbirliği anlaşmalarının Türkiye’nin ihracat taşımacılığında daha fazla söz sahibi olmasını sağladığını belirtti. Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında Avrupa ile olan bağlarının giderek güçlenmesi ve bu alandaki ihracat yönelimlerinin stratejik önemine değinen Uraloğlu, “Türkiye ve Avrupa arasında işlettiğimiz günlük en az 8 yük treni Avrupa’ya kesintisiz ticareti sağlıyor. İhraç edilen ürünlerin başında otomotiv yedek parçası, tekstil ürünleri, gıda, elektronik ürünler, kimyasal ürünler, çimento ve inşaat malzemeleri gibi ürünler geliyor. Bu taşımacılık altyapısı sayesinde sadece maliyet avantajı değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir bir taşımacılık modeli sunuyoruz.” dedi.
Demiryolu ile taşımacılığın daha çevre dostu bir seçenek olarak öne çıktığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, sera gazı azaltımını ve rekabetçiliği hedefleyen Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sağlamak ve Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için demiryolu taşımacılığının kilit rol oynayacağını vurguladı.
TÜİK verilerine göre, Temmuz ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,8 azalarak 12 milyar 532 milyon dolardan, 7 milyar 295 milyon dolara geriledi.
İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Temmuz ayında yüzde 61,2 iken, 2024 Temmuz ayında yüzde 75,5’e yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2024 yılı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 artarak 22 milyar 510 milyon dolar, ithalat yüzde 7,8 azalarak 29 milyar 805 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Dış ticaret açığı Ocak-Temmuz döneminde yüzde 32,4 azaldı
Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı yüzde 32,4 azalarak 73 milyar 857 milyon dolardan, 49 milyar 938 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Temmuz döneminde yüzde 65,9 iken, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 74,9’a yükseldi. Temmuz ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 oldu
Ocak-Temmuz döneminde ihracat yüzde 4,1 arttı, ithalat yüzde 8,3 azaldı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 artarak 148 milyar 738 milyon dolar, ithalat yüzde 8,3 azalarak 198 milyar 676 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2024 Temmuz ayında yüzde 13,0 artarak 18 milyar 157 milyon dolardan, 20 milyar 524 milyon dolara yükseldi.
Temmuz ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 4,2 azalarak 24 milyar 536 milyon dolardan, 23 milyar 506 milyon dolara geriledi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Temmuz ayında 2 milyar 982 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 3,1 artarak 44 milyar 30 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87,3 oldu.
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Temmuz ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,8, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 2,1 oldu.
Ocak-Temmuz döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu.
Temmuz ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 68,6 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Temmuz ayında ara mallarının payı yüzde 68,6, sermaye mallarının payı yüzde 15,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,3 oldu.
İthalatta, 2024 Ocak-Temmuz döneminde ara mallarının payı yüzde 69,7, sermaye mallarının payı yüzde 14,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,3 oldu. Temmuz ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Temmuz ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 752 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 604 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 441 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 59 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 29 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,6’sını oluşturdu.
Ocak-Temmuz döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 11 milyar 952 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 9 milyar 223 milyon dolar ile ABD, 8 milyar 561 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 7 milyar 480 milyon dolar ile İtalya ve 7 milyar 284 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,9’unu oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Çin aldı
İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Temmuz ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 155 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 773 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 535 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 407 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 400 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 44,5’ini oluşturdu.
Ocak-Temmuz döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 25 milyar 814 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 25 milyar 435 milyon dolar ile Çin, 15 milyar 301 milyon dolar ile Almanya, 11 milyar 83 milyon dolar ile İtalya, 9 milyar 535 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,9’unu oluşturdu. Özel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Temmuz ayında 20 milyar 405 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Temmuz ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,0 artarak 20 milyar 405 milyon dolar, ithalat yüzde 8,6 azalarak 27 milyar 142 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Temmuz ayında dış ticaret açığı yüzde 42,9 azalarak 11 milyar 789 milyon dolardan, 6 milyar 737 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Temmuz ayında yüzde 60,3 iken, 2024 Temmuz ayında yüzde 75,2’ye yükseldi.
İhracat 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde 134 milyar 564 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak 134 milyar 564 milyon dolar, ithalat yüzde 9,0 azalarak 184 milyar 525 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı yüzde 31,2 azalarak 72 milyar 573 milyon dolardan, 49 milyar 961 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Temmuz döneminde yüzde 64,2 iken, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 72,9’a yükseldi
Foreks – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demir yolu ile gerçekleştirilen ihracatta 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artış yaşandığını duyurarak 1,2 milyon ton ihracat yükü taşındığını söyledi.
Söz konusu taşımanın 1 milyon 32 bin tona denk gelen yüzde 86’lık diliminin İstanbul ve çevre illerinden gerçekleştirildiğini bildiren Bakan Uraloğlu, ihraç edilen ürünlerin başında otomotiv yedek parçası, tekstil ürünleri, gıda, elektronik ürünler, kimyasal ürünler, çimento ve inşaat malzemelerinin geldiğini kaydetti.
Uraloğlu, 2024 yılı Ocak-Temmuz dönemine ait ihracat amaçlı taşınan yük verilerini paylaştı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin demir yolu taşımacılığında önemli bir ivme kazandığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Ülkemizin ihracat taşımacılığında demir yolu kullanımının her geçen yıl arttığını görüyor, artan ihtiyacı karşılamak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çevreci ve ekonomik yönleri ile öne çıkan demir yolu taşımacılığını ve ulaşım altyapımızı geliştirmek için durmadan çalışıyoruz.
Neredeyse yüz yıldır el değmemiş konvansiyonel hatları da yeniledik. Organize sanayi bölgelerimizi, fabrikalarımızı ve limanlarımızı demir yolu ağımıza bağladık.”
“7 ayda 1,2 milyon ton yük taşındı”
Bakan Uraloğlu, demir yolu taşımacılığının hem hız hem de kapasite açısından Türkiye’nin ihracat potansiyelini arttırdığını belirtti:
“2024 yılının ilk 7 aylık döneminde 1,2 milyon ton ihracat taşıması gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artışla rekor kırdık. Türkiye’nin demir yolu taşımacılığının gelişen kapasitesi, önümüzdeki yıllarda ihracat hacmini daha da artıracak. Demir yolu ile gerçekleştirdiğimiz ihracat, ülkemizin ekonomik büyümesinin önemli bir unsuru. Hedefimiz, bu ağları genişleterek Avrupa’nın ticaret hatlarında Türkiye’nin stratejik rolünü daha da pekiştirmek.”
“İhracatın yüzde 86’sı İstanbul ve çevre illerden”
Demir yolu taşımacılığında İstanbul ve çevre illerinin önemli bir rol oynadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Söz konusu taşımaların yüzde 86’sına denk gelen 1 milyon 32 bin tondan fazla yük, İstanbul ve çevre illerden taşındı. Bunun yanı sıra İzmir, Eskişehir, Ankara ve Sivas gibi illerimizden de ihracat ürünlerini Avrupa’ya ulaştırıyoruz.” dedi. Uraloğlu, bu taşımaların Türkiye’nin lojistik gücünü ve demir yolu taşımacılığının ihracattaki önemini ortaya koyduğunu belirterek Avrupa ile bağlantısallığı sağlayan demir yolu bağlantılarının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük katkılar sunduğunun altını çizdi.
“Türkiye ve Avrupa arasında işlettiğimiz günlük en az 8 yük treni Avrupa’ya kesintisiz ticareti sağlıyor”
Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolu hattının faaliyete geçmesiyle Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasındaki ticaret köprüsü olma rolünün daha da güçlendiğini vurgulayan Uraloğlu, altyapı iyileştirmeleri ve Avrupa ile Orta Asya demiryolları arasındaki iş birliği anlaşmalarının Türkiye’nin ihracat taşımacılığında daha fazla söz sahibi olmasını sağladığını belirtti.
Türkiye’nin demir yolu taşımacılığında Avrupa ile olan bağlarının giderek güçlenmesi ve bu alandaki ihracat yönelimlerinin stratejik önemine değinen Uraloğlu:
“Türkiye ve Avrupa arasında işlettiğimiz günlük en az 8 yük treni Avrupa’ya kesintisiz ticareti sağlıyor. İhraç edilen ürünlerin başında otomotiv yedek parçası, tekstil ürünleri, gıda, elektronik ürünler, kimyasal ürünler, çimento ve inşaat malzemeleri gibi ürünler geliyor.
Bu taşımacılık altyapısı sayesinde sadece maliyet avantajı değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir bir taşımacılık modeli sunuyoruz.”
Demir yolu ile taşımacılığın daha çevre dostu bir seçenek olarak öne çıktığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, sera gazı azaltımını ve rekabetçiliği hedefleyen Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sağlamak ve Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için demir yolu taşımacılığının kilit rol oynayacağını vurguladı.
ANKARA (İGFA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılı Ocak Temmuz dönemine ait ihracat amaçlı taşınan yük verilerini paylaştı.
Bakan Uraloğlu, “Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında önemli bir ivme kazandığını vurgulayarak, Ülkemizin ihracat taşımacılığında demiryolu kullanımının her geçen yıl arttığını görüyor, artan ihtiyacı karşılamak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğanın liderliğinde çevreci ve ekonomik yönleri ile öne çıkan demiryolu taşımacılığını ve ulaşım altyapımızı geliştirmek için durmadan çalışıyoruz. Neredeyse yüz yıldır el değmemiş konvansiyonel hatları da yeniledik. Organize sanayi bölgelerimizi, fabrikalarımızı ve limanlarımızı demiryolu ağımıza bağladık” dedi.
7 AYDA 1,2 MİLYON TON YÜK TAŞINDI
Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığının hem hız hem de kapasite açısından Türkiye’nin ihracat potansiyelini arttırdığını belirterek, “2024 yılının ilk 7 aylık döneminde 1,2 milyon ton ihracat taşıması gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,2 artışla rekor kırdık. Türkiyenin demiryolu taşımacılığının gelişen kapasitesi, önümüzdeki yıllarda ihracat hacmini daha da artıracak. Demiryolu ile gerçekleştirdiğimiz ihracat, ülkemizin ekonomik büyümesinin önemli bir unsuru. Hedefimiz, bu ağları genişleterek, Avrupa’nın ticaret hatlarında Türkiyenin stratejik rolünü daha da pekiştirmek.” ifadelerini kullandı.
İHRACATIN YÜZDE 86’SI İSTANBUL VE ÇEVRE İLLERDEN
Demiryolu taşımacılığında İstanbul ve çevre illerinin önemli bir rol oynadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Söz konusu taşımaların yüzde 86sına denk gelen 1 milyon 32 bin tondan fazla yük, İstanbul ve çevre illerden taşındı. Bunun yanı sıra İzmir, Eskişehir, Ankara ve Sivas gibi illerimizden de ihracat ürünlerini Avrupa’ya ulaştırıyoruz”. dedi. Uraloğlu, bu taşımaların Türkiye’nin lojistik gücünü ve demiryolu taşımacılığının ihracattaki önemini ortaya koyduğunu belirterek, Avrupa ile bağlantısallığı sağlayan demiryolu bağlantılarının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük katkılar sunduğunun altını çizdi.
TÜRKİYE VE AVRUPA ARASINDA İŞLETTİĞİMİZ GÜNLÜK EN AZ 8 YÜK TRENİ AVRUPA’YA KESİNTİSİZ TİCARETİ SAĞLIYOR
Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu hattının faaliyete geçmesiyle Türkiyenin Asya ve Avrupa arasındaki ticaret köprüsü olma rolünün daha da güçlendiğini vurgulayan Uraloğlu, altyapı iyileştirmeleri ve Avrupa ile Orta Asya demiryolları arasındaki işbirliği anlaşmalarının Türkiyenin ihracat taşımacılığında daha fazla söz sahibi olmasını sağladığını belirtti. Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında Avrupa ile olan bağlarının giderek güçlenmesi ve bu alandaki ihracat yönelimlerinin stratejik önemine değinen Uraloğlu, “Türkiye ve Avrupa arasında işlettiğimiz günlük en az 8 yük treni Avrupaya kesintisiz ticareti sağlıyor. İhraç edilen ürünlerin başında otomotiv yedek parçası, tekstil ürünleri, gıda, elektronik ürünler, kimyasal ürünler, çimento ve inşaat malzemeleri gibi ürünler geliyor. Bu taşımacılık altyapısı sayesinde sadece maliyet avantajı değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir bir taşımacılık modeli sunuyoruz.” dedi.
Türkiye’nin Coğrafi Konumu ve Taşımacılık Potansiyeli
Türkiye, Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu arasında doğal bir köprü konumunda olup, taşımacılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Üç kıtanın geçiş yollarında yer alması, Türkiye’yi Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Süveyş Kanalı ile Arap Yarımadası ve Hint Okyanusu’na, Türk Boğazları’nın Karadeniz-Akdeniz bağlantılarıyla Avrasya ve Uzakdoğu’ya uzanan bir ulaşım ağının odak noktası haline getirmektedir. Bu durum, kabotaj, uluslararası ve transit taşımacılık açısından Türkiye’nin önemini daha da artırmaktadır.
Denizyolu Taşımacılığının Önemi
Denizyolu eşya taşımacılığı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gerek hacim gerekse taşınan eşyanın değeri açısından en yüksek paya sahip taşımacılık türüdür. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılında ihracatın %56’sı, ithalatın ise %53,9’u denizyoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu veriler, denizyolunun dış ticaretimizdeki kritik rolünü gözler önüne sermektedir.
2023 Yılında Denizyolu ile İhracat ve İthalat
Denizyolu ile İhracatımızda İlk 10 Ülke
Sıra No
Ülke
2023 (USD)
Oran (%)
1
ABD
10.215.794.394
13,7
2
İtalya
10.117.183.427
13,6
3
İngiltere
9.833.552.574
13,2
4
İspanya
8.624.789.204
11,6
5
Almanya
8.605.335.350
11,5
6
Fransa
8.187.678.687
11,0
7
Rusya Fed.
6.026.534.332
8,1
8
Hollanda
4.523.748.262
6,6
9
Belçika
3.243.908.589
6,0
10
Mısır
3.040.152.061
4,3
İLK 10 TOPLAM
72.418.676.880
50,5
GENEL TOPLAM
143.358.000.000
100,0
Denizyolu ile İthalatımızda İlk 10 Ülke
Sıra No
Ülke
2023 (USD)
Oran (%)
1
Çin
34.017.277.169
26,90
2
Rusya Fed.
29.351.294.398
23,21
3
Almanya
12.522.928.968
9,90
4
ABD
8.367.031.726
6,62
5
İtalya
8.278.587.713
6,55
6
İspanya
8.233.947.471
6,51
7
Güney Kore
7.955.325.615
6,29
8
Fransa
7.138.720.416
5,64
9
Hindistan
6.154.564.188
4,87
10
İngiltere
4.449.442.739
3,52
İLK 10 TOPLAM
126.469.120.403
64,79
GENEL TOPLAM
195.172.000.000
100,0
Denizyolu ile İhracatımızda İlk 10 Ürün
2023 yılında denizyolu ile ihracatımızda dolar değeri bazında ilk ve en önemli ürün açık arayla “Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı” GTİP grubudur. İlk 10 sıradaki ürünlerin toplamının denizyolu ile ihracatımızda aldıkları pay 2023 yılında %53,49 oranında gerçekleşmiştir.
Sıra No
GTİP Adı
GTİP Kodu
2023 (USD)
Oran (%)
1
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı
87
22.121.490.346
28,85
2
Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar
27
13.963.077.676
18,21
3
Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları
84
9.651.435.525
12,59
4
Demir ve çelik
72
7.485.530.332
9,76
5
Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları, aksam-parça-aksesuarı
85
5.981.563.084
7,80
6
Demir veya çelikten eşya
73
4.852.362.943
6,33
7
Plastikler ve mamulleri
39
4.594.914.360
5,99
8
Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento
25
2.986.138.519
3,89
9
Inorganik kimyasallar, kıymetli metal, radyoaktif element, metal ve izotopların organik-anorganik bileşikleri
28
2.548.527.706
3,32
10
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı
87
2.502.098.284
3,26
İLK 10 TOPLAM
76.687.138.775
53,49
GENEL TOPLAM
143.358.000.000
100,0
Türkiye’deki Limanların Önemi
Ülkemizde yer alan limanlar, dış ticaretimizin etkinliği açısından büyük önem arz etmektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan alınan 2023 verilerine göre, ülkemizin ilk 10 limanında elleçlenen ton bazındaki yük miktarları aşağıdaki tablolarda gösterilmektedir.
Sıra No
Liman Başkanlığı
Türk Bayraklı
Yabancı Bayraklı
Dış Ticaret
1
Kocaeli
5.207.437
63.673.890
68.881.327
2
Aliağa
2.815.315
65.829.169
68.644.484
3
İskenderun
2.165.726
50.972.189
53.137.915
4
Mersin
2.434.532
38.246.687
40.681.219
5
Tekirdağ
715.971
22.106.635
22.822.606
6
Ambarlı
3.308.007
16.812.690
20.120.697
7
Ceyhan
520.115
17.644.348
18.164.463
8
Samsun
641.626
11.041.354
11.682.980
9
Gemlik
1.328.546
10.159.604
11.488.150
10
Karabiga
695.717
10.537.295
11.233.012
TOPLAM
19.832.992
307.023.861
326.856.853
Türkiye’nin ilk 10 limanında elleçlenen ton bazındaki yük miktarları
Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
DENİZYOLU TAŞIMACILIĞINDA YAŞANAN GELİŞMELER
Süveyş Kanalı’nda Yaşanan Sorunlar
19 Kasım 2023 tarihinden bu yana Yemen’de faaliyet gösteren İran yanlısı Husiler, Hamas’a destek için, İsrail’e yük taşıdığı iddiasıyla Babu’l Mendeb Boğazı’ndan geçen uluslararası gemileri hedef almaya başlamıştır. Bu gelişme üzerine büyük uluslararası konteyner taşımacılık şirketleri söz konusu boğazdan geçişi durdurmuş ve gemilerini Ümit Burnu‘na yönlendirmiştir. Süveyş Kanalı’nda darboğaz en son Mart 2021’de Ever Given konteyner gemisinin altı gün boyunca geçişi engellemesiyle gerçekleşmişti.
Konteyner gemilerinin küresel ticaretin yaklaşık %12’sinin taşındığı Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu’ndan geçecek olması, hem maliyetleri hem de transit süreleri artırmıştır. Süveyş Kanalı çıkış ve varış limanlarının yerine göre Asya ve Avrupa arasındaki taşımacılığı 10 gün ila 14 gün arasında kısaltmaktadır. Örneğin Singapur ve Rotterdam arası mesafe Süveyş Kanalı kullanılarak yaklaşık 8.400 deniz mili iken bu rotada Ümit Burnu’nun geçilmesi halinde mesafe yaklaşık %40 artarak 11.700 deniz miline ulaşmaktadır. Bu da yaklaşık 10 gün-14 gün ilave taşıma süresi ve 6.500 kilometre ilave taşıma mesafesine ve konteyner başına teslim limanına göre yaklaşık 1.000 dolar ila 2.000 dolar arasında ilave maliyete tekabül etmektedir. Konteyner tedarik akışının bozulması halinde anılan navlun maliyetlerinin daha da artması öngörülmektedir.
Bu nedenle, güvenlik endişelerinin giderilememesi halinde Ümit Burnu rotasının küresel tedarik zinciri üzerinde kısa süre içerisinde baskı oluşturması beklenmektedir. Ayrıca, rotalarının uzaması sebebiyle başta akaryakıt fiyatları olmak üzere ürün fiyatlarında zincirleme artış ihtimali de söz konusudur.
Ülkemiz açısından, Süveyş Kanalı’nın ticari gemilerce kullanılmaması, Türkiye’yi çevreleyen taşımacılık koridorlarını doğrudan etkilemektedir. Bu olumsuz durum Doğu Akdeniz’deki limanlarda ve ülkemizin Akdeniz’deki limanlarında konteyner stokunun ve boş ekipman miktarının azalmasına ve ihracat ve ithalat navlun fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Her yıl yaklaşık 19.000 gemi Süveyş Kanalı’ndan geçmektedir. Hâlihazırda Süveyş Kanalı’nı kullanamayan ticaret gemileri alternatif rota olarak Afrika’nın güney ucu olan Ümit Burnu’nu dolaşarak hizmet sağlamaya çalışmaktadır.
Çözüme yönelik olarak ABD yönetimi, Husiler’in Kızıldeniz’de uluslararası gemilere yönelik artan saldırılarına karşı, çok uluslu bir misyon kurulduğunu duyurmuştur. Saldırıların önüne geçmek için kurulan Refah Muhafızı Operasyonu adlı çok uluslu misyonda ABD’nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Seyşeller ve İspanya yer almakta olup misyonun genişletilmesi adına ABD tarafından diğer ülkelerin de katılımları için girişimde bulunulmuştur. Bu ülkelere ait donanma birliklerinin Husiler’in ticari gemilere saldırılarına karşın, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de koordineli bir şekilde devriye düzenleyeceği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, kısa vadede konteynerle Uzak Doğudan Süveyş kanalını geçerek ülkemiz limanlarına ulaşan yüklerin, bu güzergâh yerine Basra Körfezi’ndeki limanlarda yüklerini boşalttıktan sonra karayoluyla ülkemize ulaştırılması mümkündür. Ancak, bu yol üzerinde Irak, Suriye ve İsrail’de devam eden iç karışıklıklar, anılan limanlardaki altyapı eksiklikleri ve mevcut kapasitelerinin yetersiz olması bu güzergâhın etkili kullanımını engellemektedir.
Panama Kanalında Yaşanan Geçiş Kısıntıları
Bilindiği üzere, küresel ısınma ve son dönemdeki sıcaklık artışlarının en önemli sonuçlarından biri olan El Niño, özellikle Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kısımlarında deniz suyu sıcaklıklarının artmasına neden olmakta ve 2 ila 7 yıl arasında değişen aralıklarla ortaya çıkmak suretiyle dokuz ila on iki ay sürmektedir. El Niño, iklimsel değişikliklerin yanı sıra ekonomik etkenler üzerinde de sonuçlarını göstermeye başlamaktadır.
Bu kapsamda, 2023 yılı başından itibaren beklenenden daha az yağış alan Panama’da hava sıcaklıklarının rekor derecede artışı sebebiyle deniz suyu seviyesinde düşüş yaşanmaya başlanmıştır. Su seviyesindeki düşüş, yaklaşık 80 kilometre uzunluğunda olan, Atlas Okyanusu ile Pasifik Okyanusunu birbirine bağlayan ve dünya ticaretinin yaklaşık %6’sının geçtiği Panama Kanalı trafiğinin aksamasına yol açmıştır. Yıllık bazda yaklaşık 14.000 geminin geçtiği ve yılda 203 milyon ton yükün geçtiği kanalda, Panama Kanalı Otoritesi tarafından transit geçiş sayısının kademeli olarak azaltılacağı açıklanmış, Kanal’daki geçiş sayısı 2024’ün ilk çeyreği için günlük ortalama 36’dan 24’e düşürülmüştür. Mart 2024 tarihinden itibaren günlük 24 gemi geçişi sınırlamasının 27’ye çıkarılacağı ve bir sonraki duyuruya kadar 7’si neomax, 20’si panamax gemilerinin günlük geçişlerine izin verileceği açıklanmıştır.
Bu itibarla, Kanal’da oluşan uzun bekleme sürelerini önlemek için gemilerin rotaları değiştirilmek zorunda kalmış ve bu kapsamda Asya’dan gelen gemilerin rotaları Süveyş Kanalı’na yönlendirilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla, Kızıldeniz’deki sorunların etkisini göstermeye başladığı 2023’ün sonuna kadar Süveyş geçişleri artış göstermeye başlamıştır. En önemli kullanıcıları ABD ve Çin olan Panama Kanalı’nda yaşanan anılan kısıntılar, söz konusu su yoluna bağımlı olan büyük ve küçük ekonomileri etkilemeye devam etmektedir.
Rusya-Ukrayna Krizi ve Tahıl Koridoru
Rusya-Ukrayna Krizi, diğer alanlarda olduğu gibi lojistik alanında da ülkemizi derinden etkilemiş, özellikle gıda sektörü tedarik zincirinde bozulmalara neden olmuştur. Bilindiği üzere, Rusya-Ukrayna arasındaki kriz sebebiyle tahıl ticaretinde yaşanan sorunların çözülmesi amacıyla 22 Temmuz 2022 tarihinde İstanbul’da, Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında ‘Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi’ imzalanarak ‘Müşterek Komuta Koordinasyon Merkezi’ 27 Temmuz 2022 tarihinde yine İstanbul’da açılmıştır. Merkezin vazifesi, Ukrayna’dan ihraç edilecek tahıl ve benzeri gıda ürünlerinin Odesa, Çernomorsk ve Yuzhne limanlarından emniyetle denizden nakliyatını sağlamaktır. Merkez, asker ve sivil olmak üzere Türkiye ile birlikte Rusya, Ukrayna ve BM’den 5’er temsilciden oluşmaktadır.
Tahıl Koridoru Anlaşması Dönemleri
Dönem
Tarih
1. Dönem İlk İmza Tarihi
22.07.2022 – 19.11.2022
2. Dönem İlk Uzatma (120 gün)
19.11.2022 – 18.03.2023
3. Dönem İkinci Uzatma (60 gün)
19.03.2023 – 18.05.2023
4. Dönem Üçüncü Uzatma (60 gün)
18.05.2023 – 17.07.2023
Tahıl Koridoru Anlaşması Dönemleri
Müşterek Koordinasyon Merkezi’nin kurulmasını sağlayan Tahıl Koridoru Anlaşması karşılıklı olarak 3 kez uzatılmış olup son durumda 17 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla Rus tarafı anlaşmanın tekrar uzatılmayacağını ilan ederek çekildiğini açıklamıştır. Anlaşma ile 1 Ağustos 2022 tarihinden 17 Temmuz 2023 tarihine kadar 1.004 adet gemi ile 32 milyon tonu aşkın tahılın Türkiye üzerinden ilgili ülkelere taşınması sağlanmış ve gıda tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar çözüme kavuşturulmuştur. Taşınan bu ürünlerin %51’ini mısır, %27’sini buğday ve %5,8’ini ayçiçeği küspesi oluşturmuştur.
Tahıl Koridoru Anlaşması’nın sona ermesinin ardından 16 Ağustos 2023 tarihinde Ukrayna tarafınca başlatılan yeni bir girişim çerçevesinde (insani koridor) Türkiye, Bulgaristan, Romanya ülkelerinin karasularından geçen geçici bir deniz koridoru oluşturulmuştur. Büyük Odesa Limanı içerisinde yer alan Çornomorsk, Pivdennıy ve Odesa Limanlarının geçici koridor kapsamında tekrar işlerlik kazanması neticesinde, altı ay içerisinde yaklaşık 27 milyon ton ürünün ihracatı gerçekleştirilmiştir.
Türkiye’de RO-RO Taşımacılığı
Ro-Ro taşımacılığı (Roll-on/Roll-off), tekerlekli araçların gemilere kendi tekerlekleri üzerinde girip çıkmasını sağlayan bir denizyolu taşımacılığı türüdür. Bu sistem, karayolunda taşıma yapan araçların, yolculuğun bir bölümünü denizyolu ile yapmalarına olanak tanır. Bu taşımacılık türü, özellikle yük taşıyan kamyonlar, tırlar ve diğer tekerlekli araçlar için oldukça uygundur.
Ro-Ro Taşımacılığının Avantajları
Ro-Ro taşımacılığının tercih edilmesinin birçok nedeni bulunmaktadır:
Maliyet: Ro-Ro taşımacılığı diğer taşımacılık türlerine göre genellikle daha düşük maliyetlidir.
Güvenlik: Taşımacılığın denizyolu ile yapılması, araç ve yüklerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.
Geçiş Belgesi ve Trafik Sorunları: Farklı ülkelerdeki geçiş belgesi ve trafik sorunlarından kurtulmayı sağlar.
Vize Sorunları: Şoförlerin vize ile ilgili sorunlarını en aza indirir.
Ro-Ro Taşımacılığının Küresel ve Bölgesel Önemi
Ro-Ro taşımacılığı, dünya genelinde farklı coğrafyalarda ülkelerarası, şehirlerarası, kıtalararası denizyolu ve iç suyolu taşımacılığında etkin ve verimli bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle otomotiv sektörü gibi bitmiş ürün taşımacılığında önemli bir rol oynamaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri arasında gerçekleştirilen yakın yol denizyolu taşımacılığı yasal ve politik olarak desteklenmekte ve her geçen yıl daha fazla tercih edilmektedir.
Türkiye, 8.400 km’den fazla kıyı şeridiyle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak küresel taşımacılık faaliyetlerinde avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Kombine taşımacılığın en önemli ve işlevsel türü olan Ro-Ro taşımacılığı, Türkiye’nin coğrafi konumunun avantajıyla karayoluyla uluslararası eşya taşımacılığına yeni çıkış yolları ve güzergâhlar sunmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında gerçekleştirilen yakın yol denizyolu taşımacılığında Akdeniz’in en çok taşımacılık yapılan deniz olduğu dikkat çekmektedir. Özellikle İtalya-Türkiye Ro-Ro hattı en yoğun hatlardan biridir.
Türkiye’deki Ro-Ro Limanları
Liman Adı
Şehir
Çeşme Limanı
İzmir
Mersin Limanı
Mersin
Samsun Limanı
Samsun
İskenderun Limanı
Hatay
Ambarlı Limanı
İstanbul
Zonguldak Limanı
Zonguldak
Haydarpaşa Limanı
İstanbul
Taşucu Limanı
Mersin
Trabzon Limanı
Trabzon
Pendik Limanı
İstanbul
Tekirdağ Limanı
Tekirdağ
Tuzla Limanı
İstanbul
2023 Yılı Yurtdışı Bağlantılı Düzenli Ro-Ro Hatlarında Taşınan Araç İstatistikleri
Hatlar
Gelen Araç
Giden Araç
Toplam Taşınan Araç
Tuzla (Pendik)-Trieste
132.393
107.659
240.052
Yalova-Sete
61.083
56.353
117.436
Çeşme-Trieste
34.327
35.037
69.364
Mersin-Trieste
27.873
28.797
56.670
Tuzla (Pendik)-Patras
3.268
2.731
5.999
Çeşme-Sakız Adası
175
800
975
Tuzla (Pendik)-Bari
3.362
4.029
7.391
İzmir-Sete
1.824
3.458
5.282
Kocaeli-Zeebrugge
15
450
465
Gemlik-Anvers
93
13
106
Kocaeli-Anvers
362
6
368
Kocaeli-Bremerhaven
0
154
154
Kocaeli-Koper
2
115
117
Kocaeli – Valensiya
475
1
476
Toplam Avrupa Ro-Ro Hatları
265.252
239.603
504.855
Samsun-Tuapse
20.633
21.271
41.904
Samsun-Novorossiysk
15.990
21.047
37.037
İstanbul – Novorossiysk
73
978
1.051
Karasu-Tuapse
4.294
7.830
12.124
Karasu- Novorossiysk
280
1.622
1.902
İstanbul – Tuapse
124
662
786
Toplam Karadeniz Ro-Ro Hatları
41.394
53.410
94.504
Mersin-Gazimağusa
20.482
21.662
42.144
Taşucu-Girne
13.675
15.311
28.986
Taşucu-Tripoli (Lübnan)
8.441
7.998
16.439
Mersin-Hayfa
2.465
2.654
5.119
Mersin-Girne
1.332
460
1.792
Taşucu-Gazimağusa
887
2
889
İskenderun – Hayfa
716
721
1.437
Toplam Akdeniz Ro-Ro Hatları
47.998
48.808
96.806
İskenderun-Darüsselam
0
114
114
Toplam Hint Okyanusu Ro-Ro Hatları
0
114
114
Diğer Ro-Ro Hatları
897
657
1.554
Toplam
355.541
342.592
698.133
Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
KARASU-KÖSTENCE RO-RO HATTINA İLİŞKİN BİLGİLER
Türkiye ile Romanya arasında Ro-Ro taşımacılığı konusunda iki önemli girişim gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, 9 Aralık 2011 tarihinde Pendik (İstanbul) ile Köstence (Romanya) arasında bir Ro-Ro hattı işletmeye açılmıştır. Ancak, bu hat 2012 yılı Eylül ayında sona ermiştir. İkinci girişim ise 3 Şubat 2021 tarihinde Karasu-Köstence Ro-Ro hattının açılmasıyla gerçekleşmiştir. Ne yazık ki, bu hat da 18 Şubat 2021 tarihinde faaliyetlerini durdurmuştur. Her iki hattın da kısa süre sonra kapatılmasında, Romanya’nın yüksek liman ücretleri, iç gümrük, köprü ve otoyol maliyetleri gibi ekonomik faktörler etkili olmuştur.
Bu hatların kapanmasında ayrıca, gemi türü ve sefer sayısı gibi operasyonel zorluklar da rol oynamıştır. Özellikle, Ro-Pax gemilerinin olmaması, Köstence Limanı’nda Ro-Ro taşımalarına tahsis edilmiş bir gümrük bulunmaması ve uzun süren resmi işlemler gibi sorunlar, maliyetlerin artmasına ve sefer sürelerinin uzamasına neden olmuştur. Tüm araçların X-Ray ve fiziki kontrol uygulamasına tâbi tutulması, parsiyel yüklerde tam tespit yapılması gibi uygulamalar da bu süreçte etkili olmuştur. Özellikle yaş sebze ve meyve gibi ürünlerin analizlerinin yapılmasına ilişkin laboratuvarların eksikliği, müşteri talebinin azalmasına yol açmıştır. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Ukrayna limanlarının devre dışı kalması da Köstence Limanı’nın yoğunluğunu artırmıştır.
Karasu-Köstence Ro-Ro hattının yeniden faaliyete geçebilmesi ve süreklilik kazanabilmesi için sektörün destek talepleri doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 9 Ağustos 2022 tarihli ve 31918 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Karayoluyla Taşınan Yüklerin Deniz Yoluna Aktarılmasının Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında, yeni açılacak hatlarda pilotaj ve römorkaj ücretleri bayrak ayrımı olmaksızın tüm gemiler için desteklenecek, Türk bayraklı gemiler (Ro-Ro ve Ro-Pax) içinse ek olarak her bir yük birimi başına 10 mil deniz mili için Ro-Ro için 2 dolar, Ro-Pax için 3 dolar ödenecektir. Bu şartlarda, 200 deniz mili için hesaplandığında 100 adet TIR taşıyan bir gemi 2 bin dolarlık bir destek alabilecektir. Ayrıca, Romen hükümetinin hattın maliyetlerini düşürmek amacıyla bazı muafiyetler tanınması hususunda çalıştığı belirtilmiştir.
Güney Köstence-Agigea Limanı Ro-Ro terminalinin işleticisi DP World, yaptığı duyuruda Karasu-Köstence hattında Ro-Ro seferlerinin yeniden başlaması ile ilgili terminal hazırlıklarının tamamlandığını ve 3 Temmuz 2024 tarihinde operasyonların başladığını bildirmiştir. Temmuz ayında Karasu-Köstence hattındaki 120 kamyon kapasiteli ilk Ro-Pax gemisinin seferlerine başlaması, haftada üç kez karşılıklı seferlerin gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu gelişmeler, hattın yeniden faaliyete geçmesi ve süreklilik kazanması adına önemli adımlar olarak değerlendirilmektedir.