Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı eylül ayında22 milyar 7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, Türkiye’nin ihracat potansiyelini ortaya koyarken, global ekonomik koşulların etkilerini de yansıtıyor.
Kimya Sektörünün Başarısı
Kimya sektörü, eylül ayında2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek en çok ihracat yapan ikinci sektör konumunu korudu. Bu başarı, sektörün uluslararası pazardaki güçlü duruşunu bir kez daha kanıtlıyor.
İKMİB Başkanı’nın Değerlendirmesi
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, yaptığı değerlendirmede, küresel talepteki gerileme, yakın coğrafyadaki savaşlar, enflasyon, kur dengesi ve girdi maliyetlerindeki artış gibi birçok etkenin eylül ayındaki ihracat rakamlarına yansıdığını belirtti. Pelister, “Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olarak ülke ekonomisine en fazla katkıyı sağlamaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılın İlk Dokuz Ayı ve Sektörün Geleceği
Ocak-eylül dönemine dair verilerde, kimya sektörünün ihracatta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 büyüdüğü görüldü. Pelister, “Ocak-eylül dönemi ihracatımız 23,1 milyar dolara ulaştı. İhracatçılarımız bu zorlu dönemde finansmana ulaşım yönünde daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Ekonomi yönetimimizin bu yönde destek ve teşviklerini bekliyoruz. Tüm zorlu koşullara rağmen ihracatımızı artırmak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Laleli Sanayici İş İnsanları Derneği’ni (LASİAD) ziyaret ederek tekstil sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Görüşmede, tekstil sektöründeki ihracat rakamları, sektörün finansmana erişimi ve yurtdışı pazarlara ulaşımı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Katma Değerli Üretim ve İstihdam Bakan Bolat, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için önemine dikkat çekerek, “Küresel pazarlardaki daralmaya rağmen geçtiğimiz yıl tekstil ihracatımız 33 milyar dolar seviyesine ulaştı. Tekstil sektörü, alt sektörlerde oluşturduğu istihdam ve katma değerli üretimle ekonomiye büyük katkı sağlıyor. Bu geniş sektör, her zaman bizim için çok değerli olmaya devam edecek,” dedi.
Finansmana Erişim ve Destekler
Finansal Destekler ve Tedbirler Bakan Bolat, sektörün karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmek için çeşitli tedbirler aldıklarını belirtti. “Sektörümüze ciddi destekler sağladık ve ihracattaki düşüşün önüne geçtik. Tekstil ve konfeksiyon sektörünün daha iyiye gitmesi için gerekli adımları atacağız. Finansmana erişim konusunda da desteklerimiz sürüyor.” ifadelerini kullandı.
Yurt Dışı ve Yurt İçi Fuar Katılımları Bakanlık olarak özellikle yurtdışı fuar katılımları, Türkiye’de düzenlenen fuarlarda tanıtım, e-ihracat ve markalaşma konularında destek sağlamaya devam ettiklerini belirtti.
İthalatta Kurallara Uygunluk ve Tedbirler
Müsamaha Gösterilmeyecek Artan ithalat ile ilgili de uluslararası kurallar çerçevesinde tedbirler alacaklarını ifade eden Bakan Bolat, “Türkiye pazarını kural dışı ithalat yöntemleriyle ele geçirmeye çalışanlara karşı en ufak müsamahamız yoktur. Tekstilcilerimizin ihracatta yanındayız. İthalatta yaşanan sıkıntılara karşı da uluslararası kuralları uygulayacağız. Türkiye, tekstil ve konfeksiyonda daha yüksek basamaklara çıkacaktır. Ülkemiz sektörde oyun kurucu konumda. Bundan sonraki hedefimiz başarılarımızı daha da yukarıya taşımaktır,” dedi.
Allianz Trade’in her yıl gerçekleştirdiği Küresel Anket, uzman ekonomistlerin anketleri değerlendirmesi sonucu güncel verilerle yenilenerek yayınlandı.
Rapordaki değerlendirmede; 2023 yılındaki küresel ankette şirketlerin yüzde 70’inin ihracat yoluyla elde ettikleri ciroda artış beklediği ancak talebin beklenenden daha fazla yavaşlaması nedeniyle 2023 yılının ticarette durgunlukla sona erdiği belirtildi.
İyimserlik Dejavusu: Şirketler ufuktaki riskleri yine hafife mi alıyor?
Güncel ankette ise 2024 yılında durgunluğun sona ermesi beklentisiyle birlikte şirketlerin yine aşırı iyimser bir tablo çizdiği yorumuna yer veriliyor. Anketin son güncellemesinde, özellikle perakende, ev aletleri ve bilgisayar & telekom gibi tüketiciyle ilgili sektörlerden şirketlerin yüzde 82’si, ihracat yoluyla elde ettikleri ciroda 2024 yılında artış beklediğini söyledi. Hatta şirketlerin yaklaşık yüzde 40’ı 2024 yılında bu artışın yüzde 5’in üstü gibi ciddi bir oranda olmasını bekliyor.
Allianz Trade APAC ve Küresel Ticaret Kıdemli Ekonomisti Françoise Huang ise bir yıldan fazla süren durgunluğun ardından ihracatçıların, 2024 yılının ikinci yarısında bir toparlanma beklediğine ancak kendilerinin daha muhafazakâr tahminleri olduğunu vurguluyor. “Küresel olarak, her 10 şirketten 8’i 2024 yılında ihracat fiyatlarının artmasını ve bunun ihracat cirolarını desteklenmesini bekliyor. Bizim tahminlerimiz ise daha muhafazakâr: Küresel ticarette 2023 yılındaki yüzde 2,9’luk daralmanın ardından 2024 yılında nominal bazda yüzde 2,8’lik artış bekliyoruz. Uzun vadeli ortalama olan yüzde 5 artışın belirgin şekilde altında olan bu oran, Kızıldeniz krizi gibi küresel deniz taşımacılığındaki aksaklıkların yanı sıra artan korumacılık risklerinin de bir yansıması.”
Ödeme Alamama riski ihracatçılar için hala en önemli konu
İhracatçılar iyimser olmakla birlikte, işlerini uluslararası alanda geliştirmenin doğurduğu risklerin de farkında. Küresel olarak şirketlerin endişeleri en çok; jeopolitik riskler, girdi/işgücü kıtlığı ve finansman konularında yoğunlaşıyor. Ancak, ödeme alamama riski listenin en başında kalmaya devam ediyor.
Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui ödeme alamama riski ile ilgili “Küresel olarak şirketlerin yaklaşık yüzde 70’ine 30 ila 70 gün arasında ödeme yapıldığını ve İngiltere, Fransa ve ABD’de bu sürenin diğer ülkelere kıyasla biraz daha fazla olduğunu tespit ettik. Düşük büyüme, ticari aksaklıklar ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle, şirketlerin yüzde 42’si önümüzdeki altı ila on iki ay içinde ihracat ödeme vadelerinin uzamasını bekliyor. Daha uzun ödeme vadeleri nakit akışı üzerinde daha fazla baskı anlamına geliyor ve bu durum daha da kötüleşebilir. Ayrıca, katılımcıların yüzde 40’ı 2024 yılında ödeme alamama riskinin artmasını bekliyor. Bu beklentiler, küresel ticari iflasların bu yıl yüzde 10 oranında artacağı yönündeki tahminimizle de örtüşüyor.”
Türkiye’de ise ihracat verileri pandemi öncesi seviyelerde olmasa da küreseldekine oranla nispeten umut verici durumda.
Allianz Trade Kredi İstihbarat Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Altuğ Karagöz tüm zorlu şartlara rağmen Türkiye’de ihracatta büyümenin sürdüğünü söyledi. “2024’te Türkiye’de, küresel riskler, jeopolitik gelişmeler ve ihracat pazarındaki talep daralmasına rağmen ihracata yüzde 3,9’luk bir artış yakaladı. Allianz Trade olarak baktığımızda bu artış, politik risklere rağmen olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Altın ve enerji hariç ihracatın ithalatı karşılama oranındaki artış, Türkiye’nin ortodoks politikalara dönüşünün dış ticaret dengesine olumlu etkisini gösteriyor.”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İhracat Pazar Monitörü’nün (İPM) ağustos ayı sonuçlarına göre, İhracat Talep Endeksi 99,9, Pazar Dayanıklılık Endeksi ise 99,5 puan oldu.
TİM’den yapılan açıklamada, önemli pazarlarda talebi yaratan koşullar ile global ekonomideki talep ve risklerin takip edildiği İhracat Pazar Monitörü’nün ağustos ayı sonuçları paylaşıldı.
Buna göre, ağustosta İhracat Talep Endeksi’nde önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine kıyasla yükseliş, Pazar Dayanıklılık Endeksi’nde ise önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine kıyasla düşüş görüldü.
İhraç edilen ürünlere olan talep koşullarını, ihracat yapılan pazarlar üzerinden, temel makroekonomik göstergeler ve öncü makroekonomik göstergeleri kullanarak takip eden İhracat Talep Endeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 0,4, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 0,2 artarak 99,9 oldu ve uzun dönem referans değerinin altında seyretti.
Ağustosta sanayi üretimindeki gerilemeye karşın iş ve tüketici güvenindeki iyileşmeler, işsizlik oranlarındaki artışın sınırlı kalması, talep endeksini uzun dönem ortalamasına yaklaştırdı.
Küresel ekonomik koşullardaki belirsizlikler ve yüksek faiz oranları, tüketici harcamaları ve yatırım iştahını olumsuz etkilerken, endeksteki iyileşme üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Pazar Dayanıklılık Endeksi 99,5 oldu
Uzun ve kısa vadeli sosyal, ekonomik ve politik göstergelerden yararlanarak oluşturulan ve ihracat pazarlarının risklere karşı direncini ölçen Pazar Dayanıklılık Endeksi de ağustosta aylık bazda yüzde 0,3, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 0,2 azalarak 99,5 oldu.
İhracat talep endeksindeki kısmi iyileşmeye karşın küresel jeopolitik risk endeksindeki düşüş, ihraç pazarları genelinde dayanıklılığı olumsuz etkiledi ve endeksi uzun dönem ortalamasından sınırlı uzaklaştırdı.
Ticaret Bakanlığı, ihracata dayalı ekonomi politikalarımız çerçevesinde dünyanın dört bir yanına devam eden ihracat artışını sürdürmek üzere çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyor.
COĞRAFİ ÜLKE GRUPLARINA GÖRE İHRACAT GELİŞMELERİ
Coğrafi ülke gruplarında, 2024 yılı Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre; Avrupa ülkelerine yapılan ihracatımız yüzde 2,5 artışla (2,3 milyar dolar artış) 97,2 milyar dolara, Asya ülkelerine yapılan ihracatımız yüzde 10,8 artışla (1,3 milyar dolar artış) 13,5 milyar dolara, Yakın ve Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatımız yüzde 3,6 artışla (991 milyon dolar artış) 27,7 milyar dolara, Kuzey Amerika ülkelerine yapılan ihracatımız yüzde 8,3 artışla (888 milyon dolar artış) 11,7 milyar dolara, Güney Amerika ülkelerine yapılan ihracatımız yüzde 18,1 artışla (301 milyon dolar artış) 2,0 milyar dolara ulaştı.
Aynı dönemde Orta Amerika ve Karayipler’e yapılan ihracatımız yüzde 10,1 artışla (173 milyon dolar artış) 1,9 milyar dolara, Afrika ülkelerine yapılan ihracatımız yüzde 3,6 artışla (478 milyon dolar artış) 13,8 milyar dolara,Avustralya ve Yeni Zelanda’ya yapılan ihracatımız ise yüzde 26,0 artışla (171 milyon dolar artış) 0,8 milyar dolara ulaştı.
Ticaret Bakanlığı, Türkiye markasının bilinirliğini artırmak, pazar çeşitlendirmesiyle yeni pazarlara ulaşmak, mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirmek için ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik uygulamalar hayata geçirmeye devam edeceklerinin altını çizdi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Orta Vadeli Program hedeflerimiz kapsamında dost ve yakın ülkeler başta olmak üzere, komşu ve çevre ülkeler ile uzak ülkeler dâhil farklı pazarlara yönelik ihracatımızın artırılması amacıyla ikili ve çok taraflı diyalog ve istişare mekanizmalarından faydalanmak amacıyla yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadeleri yer aldı.
Ticaret Bakanlığı, ihracatta artış eğiliminin devam ettiğini belirterek ülke gruplarına göre ihracat rakamlarını ve önceki yıla göre kıyas oranlarını açıkladı.
2024 yılı Ocak-Ağustos döneminde ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre artışlar şöyle gerçekleşti:
Avrupa ülkelerine ihracat
yüzde 2,5 artışla
97,2 milyar dolara ulaştı
Asya ülkelerine ihracat
yüzde 10,8 artışla
13,5 milyar dolara ulaştı
Yakın ve Ortadoğu ülkelerine ihracat
yüzde 3,6 artışla
27,7 milyar dolara ulaştı
Kuzey Amerika ülkelerine ihracat
yüzde 8,3 artışla
11,7 milyar dolara ulaştı
Güney Amerika ülkelerine
yüzde 18,1 artışla
2,0 milyar dolara ulaştı
Orta Amerika ve Karayipler
yüzde 10,1 artışla
1,9 milyar dolara ulaştı
Afrika ülkelerine
yüzde 3,6 artışla
13,8 milyar dolara ulaştı
Avustralya ve Yeni Zelanda
yüzde 26,0 artışla
0,8 milyar dolara ulaştı
Ticaret Bakanlığı’ndan ihracata yönelik açıklamada “Türkiye markasının bilinirliğini artırmak, pazar çeşitlendirmesiyle yeni pazarlara ulaşmak, mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirmek için ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik uygulamalar hayata geçirmeye devam edeceğiz” denildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) temmuz ayı cari işlemler hesabına ilişkin verileri açıkladı. Açıklanan verilere göre temmuz ayında cari işlemler hesabı 566 milyon ABD doları fazla verdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, X üzerinden yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“2024 yılı temmuz ayında 12 aylık cari işlemler açığı, 2022 yılı nisan ayından itibaren ilk defa 20 milyar doların altına geriledi.
İhracattaki artış ve ithalattaki düşüş, dengeli bir büyüme yapısını da desteklemektedir.
Cari işlemler hesabındaki büyük iyileşme, makroekonomik istikrarı pekiştirerek ekonomimizin geleceğine dair olumlu bir tablo sunmaya devam ediyor.
– 2024 yılı Temmuz ayında cari işlemler hesabında 566 milyon dolar ile fazla verilmiştir. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre cari işlemler hesabından 5,9 milyar dolarlık iyileşme kaydedilmiştir. Böylelikle 2 ay art arda fazla verilmiş olup Ağustos ayında da fazla verilmeye güçlü bir şekilde devam edilecektir.
– Cari işlemler açığı, 2024 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %61,8 oranında azalışla 16,0 milyar dolar olarak kaydedilmiştir.
– Böylelikle tepe noktası olan 2023 yılı Mayıs ayında 57,0 milyar dolar olarak gerçekleşen yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, sonraki aylarda 37,9 milyar dolar azalarak, 2024 Temmuz ayı itibariyle 19,1 milyar dolara gerilemiştir. Böylelikle yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, 2022 Nisan ayından bu yana ilk defa 20 milyar dolar seviyesinin altına gerilemiştir.
– Aynı dönemde yıllıklandırılmış dış ticaret açığı ise 39,8 milyar dolar gerilemiştir. Böylelikle 2023 Mayıs ayına göre yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, dış ticarette uygulanan politikaların etkisi ile %66,5oranında düşmüştür.
– 2024 Temmuz ayında yıllıklandırılmış ihracatımız, yıllık bazda %3,4’lük artış ile 261,5 milyar dolara yükselmiştir. Aynı ayda yıllıklandırılmış ithalat ise %8,0’lık azalışla 343,9 milyar dolara gerilemiştir. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığı %32,0 oranında azalarak 82,4 milyar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı 8,4 yüzde puan artarak %76,0 olmuştur.
– Dış ticaret açığındaki gerilemeye, hizmet ihracatımızdaki artış da eşlik etmektedir. Hizmet gelirleri Temmuz ayında yıllıklandırılmış bazda 106,8 milyar dolar ile rekorunu yenilemiştir. Hizmetlerin altında yer alan seyahat gelirleri ise 52,4 milyar dolara yükselmiştir. Mal ve hizmet ihracatını artırmaya yönelik destekler ve ithalatı düşürmeye yönelik tedbirlerin uygulamadaki sonuçları ile cari işlemler açığında önemli bir gerileme kaydedilmiştir.
· Ağustos ayında Bakanlığımızca açıklanan geçici dış ticaret istatistiklerine göre ihracat %2,4 oranında artış, ithalat ise %10,8 oranında azalış kaydetmiştir. Böylece dış ticaret açığında %43,4 oranında güçlü bir gerileme görülmüştür. Bu kapsamda Ağustos ayında yıllıklandırılmış cari işlemler açığının 16 milyar doların altına gerilemesi öngörülmektedir.
– Dış ticaret dengesindeki olumlu gelişmeler, ekonomik büyümeyi daha dengeli hale getirirken, cari işlemler hesabındaki iyileşmeyle birlikte, makroekonomik istikrarı güçlendirmektedir. Nitekim 2024 yılının ikinci çeyreğinde cari işlemler açığında %52 oranında düşüş gözlenir iken, %2,5 oranındaki ekonomik büyümenin yarısı net mal ve hizmet ihracatından kaynaklanmıştır. 2024 yılı genelinde ihracattaki artış ve ithalattaki azalış eğiliminin sürmesi beklenmekte olup, dış ticaretin, cari işlemler dengesine ve ekonomik büyümeye olumlu katkılar yapacağı öngörülmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak, küresel mal ve hizmet ihracatındaki payımızı artırmak hedefiyle üretici ve ihracatçılarımızla sıkı iş birliği içinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Hollanda hükümeti, çip üretiminde kullanılan ekipmanın ihracatına ilişkin kısıtlamaları genişlettiğini bildirdi.
Hükümetten yapılan açıklamada, gelişmiş yarı iletken üretim ekipmanları için 1 Eylül 2023 tarihinden bu yana yürürlükte olan ulusal ihracat kontrol tedbirlerinin genişletildiği belirtildi.
Açıklamada, bugünkü resmi gazetede yayınlanan ek kısıtlamaların yarından itibaren yürürlüğe gireceği ve bu tarihten itibaren, daha fazla türde çip üretim ekipmanının ihracatının izne bağlanacağı kaydedildi.
Buna göre, Avrupa Birliği (AB) dışına çip makinesi gönderecek firmaların, önceden hükümetten ihracat lisansı alması gerektiği ifade edildi.
ULUSAL GÜVENLİK VURGUSU
Çip üretim makinalarının, ileri askeri teknolojilerin üretiminde önemli bir rol oynadığı aktarılan açıklamada, bu ekipmanların kontrolsüz ihracatının Hollanda’nın güvenlik çıkarlarını etkilediği vurgulandı.
Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Reinette Klever konuyla ilgili X hesabındaki paylaşımında, yeni çip makinelerinin gelişmiş askeri araçların üretiminde kullanıldığına dikkati çekerek, “Ulusal güvenliğimiz nedeniyle bu makineler sadece lisansla ihraç edilebiliyor. Bakanlar Kurulu bu makinelerin kimin eline geçeceğini bu şekilde kontrol ediyor. Eski makineler bile artık sofistike çipler üretebiliyor. Bu nedenle hükümet listeyi genişletiyor. Bundan böyle eski çip makineleri için de ihracat lisansı gerekecek.” ifadelerine yer verdi.
ASML: CİDDİ DEĞİŞİKLİK OLMAYACAK
Çip üretim ekipmanları imalatında dünyanın önde gelen firmalarından Hollanda merkezli ASML, hükümetin kısıtlama politikasına ilişkin açıklamasında, bunun firmanın mali durumu ve uzun dönem politikalarında ciddi bir değişikliğe sebep olmayacağını bildirdi.
ÇİN VE RUSYA’YA YAPILACAK İHRACATI ETKİLEYECEK
Kamu yayıncısı NOS’un haberinde, Avrupa ve ABD’in, ASML gibi üreticilerin gelişmiş çiplerinin Çin’in eline geçmesiyle ekonomik ve askeri üstünlük kurmasından korkulduğu ifade edildi.
Haberde, Hollanda’dan çip makinası ithalatı yapan Çinli şirketlerin, hem Avrupalı rakiplerinin önüne geçmesinin, hem de süper bilgisayarlar ve yapay zeka destekli silahlarla da üstünlük kazanmasının söz konusu olduğu vurgulandı.
Trouw gazetesinin araştırmasına göre, Rusya’nın silah üretiminde kullandığı mikroçipleri, Hollandalı çip makinası üreticisi ASML’nin eski makineleriyle ürettiği belirtildi.
Haberde, Rus silah şirketlerinin bu makineler için gerekli yedek parçaları çoğunlukla Çin’deki aracılar vasıtasıyla temin ettiği aktarıldı.
Hollanda basınında, ülkedeki firmalardan gönderilen mikroçip makinalarının yaptırımların delinmesi yoluyla toplu halde Rusya’ya gittiği iddia edilmişti.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, Ağustos’ta da 50,0 eşik değerin üzerinde gerçekleşti. Temmuz’da 50,8 olan endeks Ağustos’ta 51,3 oldu. Ağustos’ta Türk imalatçılarının ana ihracat pazarlarının çoğunluğunda ekonomik aktivite artış gösterdi. ABD’de üretim belirgin bir şekilde artmaya devam ederken, Almanya daralma bölgesinde kaldı.
ABD, talepteki iyileşmenin ana kaynaklarından biri olmayı sürdürdü. Türk imalat sanayi ihracatı pazarının toplam yüzde 9’unu oluşturan Fransa ve İtalya’da üretim yeniden büyümeye geçti. Orta ve Doğu Avrupa’da üçüncü çeyrek ortası itibarıyla zayıf görünüm devam ederken, Orta Doğu’nun önemli bir kısmında genel olarak destekleyici talep koşulları sürdü. Ağustos’ta PMI anketi kapsamında takip edilen tüm ülke ve bölgeler içerisinde en güçlü üretim artışı Hindistan’da kaydedildi.
ABD’de üretim Ağustos’ta güçlü arttı
Ağustos’ta Türk imalatçılarının ana ihracat pazarlarının çoğunluğunda ekonomik aktivite artış gösterdi. En büyük pazar konumundaki Almanya’da ise genel eğilimin aksine üst üste üçüncü ay daralma yaşandı. Bu daralma belirgin düzeyde ve mart ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. ABD, talepteki iyileşmenin ana kaynaklarından biri olmayı sürdürdü. Üretim ağustosta güçlü şekilde artarken temmuz ayına göre de ivme kazandı. Birleşik Krallık’ta ise ekonomik aktivitenin büyüme temposu güçlenerek son dört ayın en yüksek düzeyine çıktı. Türk imalat sanayi ihracat pazarının toplam yüzde 9’unu oluşturan Fransa ve İtalya’da üretim yeniden büyümeye geçti. Özellikle Fransa’da üretimin son 15 aydır ilk kez artması ve bu artışın Mart 2023’ten bu yana en yüksek hızda gerçekleşmesi dikkat çekti. Euro Bölgesi’nin bir diğer büyük ekonomisi olan İspanya’da da ekonomik aktivite güçlü artış eğilimini korudu.
En güçlü üretim artışı Hindistan’da kaydedildi
Orta ve Doğu Avrupa’da üçüncü çeyrek ortası itibarıyla zayıf görünüm devam etti. Romanya, Polonya, Çekya ve Avusturya’da imalat sanayi üretimi daralma sergiledi. Aynı dönemde Rusya ise ekonomik aktivitede üst üste ikinci ay ılımlı artış kaydetti. Orta Doğu’nun önemli bir kısmında genel olarak destekleyici talep koşulları devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da petrol dışı ekonomik aktivite ağustosta da hızlı artış kaydetti. Katar büyümeyi sürdürürken, Mısır’da son üç yıldır ilk kez iyileşme gözlendi. Buna karşılık Lübnan’da ise üretim daralmaya devam etti. Ağustosta PMI anketi kapsamında takip edilen tüm ülke ve bölgeler içerisinde en güçlü üretim artışı Hindistan’da kaydedildi. Diğer uçta ise üretimde son 20 ayın en hızlı düşüşünü kaydeden Myanmar yer aldı.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat İklimi Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Ağustos ayı Türk imalatçılarının önemli ihracat pazarları açısından genel olarak pozitif geçti. Bu eğilimin en önemli istisnası olarak Almanya’nın daralma bölgesinde kalmaya devam etmesi, Orta ve Doğu Avrupa’da zayıflıkta da rol oynadı. İhracatçı firmalar, ABD ve Birleşik Krallık gibi büyük ihracat pazarlarında güçlenen büyüme eğiliminin yanı sıra Fransa ve İtalya’da yeniden başlayan olumlu seyrin devam etmesi beklentisinde olacaktır.”
Çin Gümrük İdaresi’nin verilerine göre, Çin’in ihracatı Ağustos ayında yıllık bazda yüzde 8,7 arttı. Ekonomistlerin beklentisi yüzde 6,6 artış olması yönündeydi.
İthalatta ise beklentilerin çok altında yüzde 0,5 oranında arttı. Beklentiler ithalatın yüzde 2,5 oranında olması yönündeydi.
Yılın ilk 8 ayına bakıldığında ihracat yüzde 4,6 artarken, ithalatta artış yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.
Çin’in başlıca ticaret ortakları; ABD, Avrupa Birliği ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliğiyle yaptığı ihracat, bir yıl öncesine göre Ağustos ayında arttı. AB’ye yapılan ihracat yüzde13 artarak en fazla büyüyen ihracat oldu. Veriler, Çin’in ABD’den ithalatının bir yıl öncesine göre Ağustos ayında yüzde 12 arttığını, AB’den ithalatının ise düştüğünü gösterdi.
Son olarak, veriler Çin’in Rusya’dan ithalatının yüzde1 azaldığını, ihracatının ise yüzde 10 arttığını gösterdi.