Orman emvali ve odun dışı ürünler taşıma belgesinin düzenlenmesine ilişkin esas belirlendi

Müdürlük tarafından hazırlanan “Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikle, orman emvali veya odun dışı ürünlerin taşınmasında kullanılan taşıma belgesinin düzenlenmesi ve kullanılmasına dair usul ve esaslar belirlendi.

Buna göre, devlet ormanlarından elde edilerek satılan endüstriyel odunların, yakacak odun ve odun dışı ürün çeşitlerinin, devletten başkasına ait ormanlarla orman sayılmayan yerlerden üretilen orman emvalinin taşınmasında nakliye tezkeresi kullanılacak.

Orman emvalinin şehir içinde, bulunduğu iş yerinden başka kişi veya işletmeye taşınmasında irsaliyeli fatura/sevk irsaliyesi kullanılabilecek.

Orman emvali ve odun dışı ürünlerin orman içinden satış yerlerine kadar taşınmasında sevk pusulası, bunların bulunduğu yerden istenilen yere kadar taşınmasında ise elektronik taşıma belgesi (ETB) kullanılacak.

ETB ile taşınacak orman emvali veya odun dışı ürünlerin Orman Bilgi Sistemi’ne (ORBİS) kayıtlı olması zorunlu olacak.

NİTELİĞİ ANLAŞILIR ŞEKİLDE TANIMLANMAYAN ÜRÜNLER İÇİN TAŞIMA BELGESİ VERİLMEYECEK

Taşınacak orman emvali veya odun dışı ürünler Adres Kayıt Sistemi’nde kayıtlı adrese göre, aracın izleyeceği güzergah, hareket saati, geçerlilik süresi ile ölçü birimi ster olan emval için araç üzerindeki yükün en, boy ve yükseklik bilgileri araç yüklendikten sonra araç hareket etmeden önce görevli memur tarafından ORBİS’e girilecek.

Taşıma belgeleri, kaynağına gidilebilecek şekilde cins, tür ve niteliği açık ve anlaşılır olarak tanımlanmamış ürünler adına düzenlenemeyecek.

Sahipli arazilerden elde edilen odun dışı ürünler ise muhtarlıktan alınacak belge ile taşınabilecek.

Orman sayılmayan sahipli araziden yapılan tapulu kesime konu ağaç ve ağaççıkların kütüğü dibinde boylarına göre ayrılması sonucu elde edilen emvale dair düzenlenen yuvarlak ağaç ölçü tutanağının fiili duruma uygunluğu orman işletme şefi tarafından kontrol edilecek, elde edilen emval, mamul damga ile damgalanarak veya damga yerine geçen işaret ile işaretlenerek tutanak altına alınacak.

KAYNAK: AA

As­ya’dan Avrupa’ya uzanan deniz hatlarına ev sahipliği yapan büyük limanlarda yoğunluk yaşanıyor

Süveyş Kanalı’ndan ve dolayısıyla Kızılde­niz’den 2023’ten bu yana yaklaşık 24 bin ge­mi geçti. Dünya ticaretinin yüzde 12-13’ü, dünya kon­teyner trafiğinin yüzde 20- 25’i, deniz petrolünün yak­laşık yüzde 10’u ve sıvılaştı­rılmış doğal gazın da yüzde 8’i Kızıldeniz geçişleriyle adreslerine ulaşıyor.

Dünya’dan Necmi Çelik’in haberine göre, kü­resel perakendecilerin ve üretici kuruluşların teda­rik zincirindeki aksamala­rı dikkate alarak yılın geri kalan bölümü için stokları güçlendirme çabası lojis­tik rotalar üzerindeki bas­kıyı daha da artırıyor. Kı­zıldeniz krizi, küresel de­nizyolu trafiğini ve ticareti önemli ölçüde bozarken, bu zorlu durumun uzun sü­re devam etmesi bekleni­yor. Ekim 2023’te 1.390 do­larda seyreden deniz nav­lunlarının Ocak 2024’ten bu yana üç kat arttığı düşü­nülünce tablo daha net an­laşılır hale geliyor.

ZORLUKLAR UZUN SÜRE GÜNDEMDE KALACAK

Öte yandan Asya’dan Av­rupa’ya gerçekleşen trafik­te Ümit Burnu rotası üzerin­de yer alan Singapur başta olmak üzere önemli liman­larda büyük yoğunluk ya­şanıyor. Çin’in Şangay ile birlikte önemli limanların­da yoğunluk artarken, dün­yanın en büyük ikinci kon­teyner limanı Singapur Port ise son 20 ayın en sıkışık dö­nemine tanık oluyor.

ZORLUKLAR UZUN SÜRE GÜNDEMDE KALACAK

Öte yandan Asya’dan Av­rupa’ya gerçekleşen trafik­te Ümit Burnu rotası üzerin­de yer alan Singapur başta olmak üzere önemli liman­larda büyük yoğunluk ya­şanıyor. Çin’in Şangay ile birlikte önemli limanların­da yoğunluk artarken, dün­yanın en büyük ikinci kon­teyner limanı Singapur Port ise son 20 ayın en sıkışık dö­nemine tanık oluyor.

Konteyner gemilerinin yüzde 90’ından fazla bö­lümünün limanlara he­deflenen zamanlarda ula­şamadığı, elleç­lemelerde ciddi aksamaların meyda­na geldiği ve limanlar­da demir atmış ve sırasının bekleyen gemi sayısının da arttığı belirtiliyor. Kon­teyner talebinin de yükle­me ve boşaltmalardaki ge­cikmeler nedeniyle önem­li oranda arttığına dikkat çekiliyor.

Bu durumun Av­rupa’nın büyük limanla­rı Hamburg, Roterdam, Fe­lixstowe, Antwerp ve Bre­men’e de yansıma riski de endişe yaratıyor. Bu rota­da yer alan önde gelen li­manlardan birinin yetkilisi tabloyu, “Bu zorluklar da­ha uzun süre gündemimiz­de kalacak görünüyor. Po­tansiyel olarak limanlarda gözlenen tıkanıklığın As­ya’dan Avrupa’ya genişle­mesini bekliyoruz” sözle­riyle özetliyor.

“KISA VADELİ ANLAŞMALAR YAPILMALI”

Lojistik sektörünün önde gelen şirketlerinden TruK­Ker’ın Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Av­rupa & BDT Omnilog Ge­nel Müdürü Hakan Arı­kan, navlun piyasaların­daki gelişme­lerle ilgili olarak “2024 yılı içinde kara yolu navlunla­rı düşüş eğilimi gösteriyor. TruKKer olarak hem teda­rikçi hem de müşterilerimi­zi desteklemek adına aylık ve üç aylık eskalasyon ra­porları sunmaktayız. Nav­lundaki dalgalanmalar ne­deniyle, uzun vadeli anlaş­malar yerine daha kısa ve orta vadeli anlaşmalar ya­pılmasını öneriyoruz”dedi.

“YENİ ZORLUKLAR YAŞANABİLİR”

2024 yılı genelinde deniz­yolu navlun piyasalarında önemli gelişmeler yaşandığı­nı ve süreci yakından izledik­lerini belirten Hakan Arıkan şu değerlendirmede bulun­du; “Pandemi çıkışı kendini göstermeye başlayan ancak en büyük etkilerini gördüğü­müz küresel ekonomik iyi­leşme, tedarik zinciri dönü­şümleri ve enerji geçişinin etkileri, müşterilerimi­zin taleplerini ve tüm modellerde taşıma işlerinin maliyetlerini doğrudan etki­ler duruma geldi.

Dünya ge­nelindeki siyasi belirsizlik­ler, ticaret politikaları ve am­bargolar, deniz yollarındaki navlun fiyatlarını ve rotaları ciddi şekilde etkilemeye de­vam ediyor. Özellikle strate­jik bölgelerdeki gerginlikler, deniz taşımacılığına olan ta­lebi ve maliyetleri etkileyen önemli bir faktör olarak kar­şımıza çıkıyor. “

KIZILDENİZ GERİLİMİ HAVA KARGOYA TALEBİ ARTIRIYOR

E-ticaret sektörünün ya­rattığı talebin yanı sıra Kızıl­deniz’deki gerilimin de ha­vayolu taşımacılığını ön pla­na çıkardığını vurgulayan Globelink Ünimar İcra Ku­rulu Başkanı Fatih Baş, “Ge­rilimin etkisiyle beraber bu güzergahı kullanan gemi­lerin çok büyük çoğunluğu rotasını değiştirerek farklı taşıma alternatifleri­ne yöneldi. Havayo­lu taşımacılığı, bu tür zorluklarla başa çık­mak için oldukça et­kili bir yöntem ancak maliyetlerin yüksek olması ve yük taşıma kapasitelerinin diğer taşıma yöntemlerine göre kısıtlı ol­ması bazı dezavantajları da beraberinde getiriyor”dedi.

Havayolu taşımacılığın­daki artışa dikkat çe­ken Fatih Baş, dış ticaret sektörün­de deniz yolla­rının ağırlıklı pay oluş­turma­ya de­vam ettiği­ni belirte­rek,”Kızıldeniz krizinden önce daha az talep gören ha­vayolu taşımacılığının alter­natif taşımacılık arayışında kritik bir çözüm olduğunu vurgulayan Fatih Baş, “Özellikle e-tica­retin hızla büyüme­si, lojistik sektörün­de yeni dinamikler oluşturdu.

Yükleri­nin hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşması­nı isteyenler diğer taşıma al­ternatiflerinin yerine hava­yolu taşımacılığına olan ta­lebi artmasında etkili oldu. Ayrıca, son zamanlarda ya­şanan krizler ve artan mali­yetler de birçok şirketi daha esnek ve hızlı lojistik çözüm­leri aramaya yöneltti.Hava­yolu taşımacılığında artan talep, sektördeki büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor”diye konuştu.

“TRANSİT SÜRELER DRAMATİK ŞEKİLDE ARTTI”

Hakan Arıkan, Kızılde­niz’deki güncel krizlerin taşımacılık sektörü üze­rindeki olumsuz etkile­rinin sektörde belirsizlik yarattığına işaret ederek şunları söyledi;

“Kızıldeniz’deki krizler nedeniyle taşımacılık maliyetlerinde ciddi ar­tışlar yaşanıyor ve teslim süreleri de gecikiyor. Ka­nal geçişlerine alterna­tif olarak deniz yolunda eskiye dönüş yapılma­sı ve yeni rotaların Ümit Burnu olarak şekillenmesi nedeniyle transit süreler dramatik bir şekilde art­mış durumda. TruKKer olarak kara, deniz, hava ile birlikte intermodal ta­şımacılık yöntemlerini de kullanan deneyimli eki­bimiz ile müşterilerimi­zin bu olumsuzluklardan etkilenmeden ticaretleri­ne devam edebilmesi için sürekli olarak rota geliştir­me çalışmaları yapıyoruz. Özellikle zaman hassa­siyeti olan ticari taşı­malar için karayolu alternatif veya dü­zenli yükler için lokal armatör­ler ile butik denizyolu çözümle­ri suna­bilmekte­yiz.”

patronlardunyasi.com

Lojistik karmaşıklaşıyor güçlü sözleşmelere ihtiyaç artıyor

Türkiye’de taşımacılık sektörü lojistik sektörüne dönüştükçe ve uluslararası ticarette daha etkin bir rol aldıkça iş süreçleri daha da karmaşıklaşıyor. Denizyolu, karayolu ve demiryolunu içeren intermodal taşımacılığın getirdiği yenilikler yanı sıra dijitalleşme ve teknolojik gelişmeler de lojistik sektöründe hukuki sözleşmelerin de kapsamını genişletiyor ve yeni tanımlamaları gerekli kılıyor.

Lojistik karmaşıklaşıyor güçlü sözleşmelere ihtiyaç artıyor

Karmaşık süreçler gerek iç gerekse dış lojistik faaliyetlerde hukuki ihtilafların da artmasına neden oluyor. Bir başka hukuki sorun alanı da firmalar ile ağır vasıta sürücüleri arasındaki sözleşmelerde odaklanıyor. Tazminat doğurucu işlemlerdeki artışlar lojistik ve taşımacılık sektöründe çerçevesi iyi çizilmiş hukuki sözleşmelere olan talebi de artırıyor. İyi hazırlanmamış sözleşmeler nedeniyle iş süreçlerinde aksamalar meydana gelirken, tüm taraflar için mağduriyet doğurucu sonuçlar ortaya çıkıyor. Taşınan yükler yanı sıra araç ve sürücü sigortalarında da daha karmaşık sigortalama modelleri gündeme geliyor.

Bu yönüyle sigortacılık sektörü ile lojistik sektörü arasındaki sözleşmelerde ve poliçelerde yaşanabilecek muhtemel hukuki ihtilafları en aza indirme çabası da önem kazanıyor. Tüm bu ihtiyaçlardan yola çıkan Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) hem taşımacılık sektörüne hem de kendi üyelerine rehber olmak amacıyla örnek vakaları ve standart sözleşme örneklerini içeren kapsamlı bir çalışma hazırladı.

10 yıllık birikim kitap oldu

Uluslararası Nakliyeciler Derneği kuruluşunun 54’üncü yılında imza attığı bu önemli çalışma ile sektör firmalarını hukuki durumlar karşısında bilgilendirmek ve sözleşmeler başta olmak üzere tartışmalı konularda sektör paydaşlarına kaynaklık yapmak üzere “Taşımacının Başucu Kitabı” isimli kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.

10 yıllık birikimin bir ürünü olarak nitelenen ve konusunda uzman avukatlar tarafından hazırlanan kitapta, taşımacıların karşılaştıkları hukuki durumlarda neler yapacakları yer alırken; sözleşme, talimat ve tutanak örnekleri de bulunuyor. Bu çalışmanın üye kuruluşlara lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinin her aşamasında ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafları önlemeyi ve yeni sözleşmelere de ışık tutması amaçlanıyor.

Sözleşme örnekleri de bulunuyor

Uluslararası Nakliyeciler Derneği üyesi firmaların 70’den fazla ülkeye taşıma yaptığını belirten UND Başkanı kitapla ilgili olarak şunları söyledi; “ Gittiğimiz ülkelerde hepimiz sorunlarla karşılaşıyoruz.

Hukuki meselelerde ne yapmamız gerektiği konusunda maalesef bilgi eksikliklerimiz var. UND üyelerinin ihtiyaç duyduklarında ellerinin altında olması için Taşımacının Başucu Kitabı isimli bu çalışmayı hazırladık. Taşımacılarımız bu kitap içinde günlük operasyonları çerçevesinde ihtiyaç duyduğu sözleşme örneklerini bulabilecek ve kendi iş yapış modellerine uyumlu hale getirerek faaliyetlerinde kullanabilecekler”.

UND Başkanı Aras, Taşımacının Başucu Kitabı’nın alanında uzman hukukçular tarafından oluşturulduğunu ifade ederek, “Sektörümüze maksimum fayda sağlayacak ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek nitelikteki bu kitapta; sektörümüzün ihtiyaç duyduğu CMR & TTK (Türk Ticaret Kanunu), Gümrük ve Kaçakçılık Kanunu, İş Kanunu, Sigorta Sorumlulukları, KVKK ve bunlarla sınırlı olmamak üzere faaliyet alanlarını içeren tüm sözleşme, talimat, tutanaklar ve pratikte bunların uygulanmasını içeren bilgi notları yer alıyor” dedi.

Kitapta pratik bilgiler ve örnek vakalar var

Taşımacının Başucu Kitabı ile özellikle kara taşımacılığı sektöründe, pratik bilgilere ulaşmasının sağlanması hedefleniyor. Düzenlenen işveren – işçi arası ilişkiler süreci, dış ticarette tedarik, yükleme, boşaltma dahil eşya taşıma süreci, gümrükleme süreci, depolama süreci ve sigorta süreci de dahil olmak üzere örnek sözleşmeler, belgeler, tutanaklar kitapta yer alıyor. Bu evrakların neden, nasıl ve kimler tarafından düzenleneceğinin kolayca anlaşılması hedefleniyor. Kitapta, sözleşmelerin ve her türlü bilgi ve belgenin görsellerinin ve/veya örnekleri bulunuyor. Akademik bilgiden ziyade uygulamalardan edinilen pratik bilgiler yalın bir şekilde ele alınıyor.

Lojistik maliyet kıskacında çoklu çözüm arayışı sürüyor

Küresel ekonomide üretim maliyetleri günümüzde çok bü­yük farklılıklar göstermediği için fiyat rekabeti de tek ba­şına ihracatçının elini güç­lendiren bir unsur olmaktan uzaklaşıyor. e-ticaretin hızla yaygınlaşması lojistikte oyu­nun kurallarını da değiştiri­yor. Küresel ticarette rekabet edebilmek açısından artık lo­jistik hizmetlerin, stratejile­rin ve maliyet unsurlarının daha önemli hale geldiği bi­linen bir gerçek. Lojistik üs­ler ihracat pazarlarına yakın olma açısından ve rekabetçi üstünlük sağlamak yönün­den önemli bir kaldıraç ola­rak görülüyor. Nitekim lo­jistik şirketler Avrupa başta olmak üzere depo yatırım­larına hız vermiş durumda. Ulaştırma ve Altyapı Bakan­lığı’nın yurtdışında 6 lojistik üs açma projesi de hız kazan­mış görünüyor.

Türkiye, Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları (YDL) olarak adlandırılan üslerin 4’ünün Avrupa’da, 2’sinin ise ABD’de kurulması planlanıyor.

Türkiye’nin içinde bulun­duğu coğrafyada siyasi krizle­rin, savaşların, yaptırımların etkileriyle ulaşım güzergahla­rı ve ticaret rotaları değişiyor. Böyle bir konjonktürde ihra­catçılar ile lojistik şirketlerin rekabet gücünün birlikte art­ması temel hedef olarak öne çıkıyor.

Sektör temsilcilerin­den aldığımız veriler değişen rotaların da etkisiyle dış tica­ret taşımalarında lojistik ma­liyetlerin bölgelere göre yüzde 15 ile yüzde 25 arasında artış­lar gösterdiğine işaret ediyor. Kızıldeniz krizi nedeniyle tes­limat sürelerinin 25-30 gün arttığı bir zamanda Türkiye ticaret koridorları sayesinde Uzakdoğu ile Avrupa arasın­daki ticarette lojistik üstünlü­ğü lehine çevirmeye çalışıyor.

Yeni Ro-Ro hatları ve liman yatırımları gerekiyor

Öte yandan dış ticaret taşı­malarında çoklu taşıma model­lerinin daha etkin kullanılma­sı ihracatçılara maliyet kadar ürünleri hedeflenen noktalara hızla ulaştırma avantajı da su­nuyor.

Kombine veya intermo­dal olarak adlandırılan çoklu taşımacılıkta Ro-Ro ve Ro-La kombine taşımacılığın yay­gınlaştırılması lojistik sektö­rünün en önemli beklentile­ri arasında bulunuyor. Ro-Ro hatlarının sayısının ve Ro-Ro ile ulaşılabilen ülke sayısının artırılması bu beklentilere uy­gun bir gelişme olacak.

Bu şe­kilde ihracatçı kuruluşlar ve lojistik şirketlerin Ro-Ro hiz­metlerinden daha rekabet­çi fiyatlarla yararlanması da söz konusu olacak. Bu hede­fe ulaşmada Ro-Ro taşımacı­lığına uygun liman altyapı ve üst yapılarının geliştirilmesi,­limanların demiryolu bağlan­tılarının tamamlanması süre­cine kamu eliyle hız verilmesi lojistik ve dış ticaret sektörle­rinin öncelikli beklentileri ola­rak ifade ediliyor.

Karayolu taşımacılığında en önemli mesleki örgütlenme olan Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) 2028 yılı için hedeflenen 575 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedef­lerine ulaşabilmek için ihra­catın her yıl ortalama yüzde 10 arttırılması gerektiğinin altı­nı çizerek şu görüşü savunuyor ;”Ülkemizi Küresel Lojistik Performans Endeksinde son birkaç yılda 9 sıra yukarı çıka­ran “etkin lojistik hizmet ka­biliyetlerimizi” artıracak ve sektörümüzün operasyonel süreçlerini etkinleştirip hız­landıracak mevzuat düzenle­melerinin yapılması ve sınır geçişlerindeki bürokrasinin azaltılması gerekiyor.

Lojis­tik altyapıların etkinleştiril­mesi ve süreçlerin azami şe­kilde dijitalleştirilmesi de çok önemli. Ayrıca lojistik firma­larımızın rekabet gücünü ar­tıracak vergi kolaylıklarını ya­tırım destek ve teşvikleriyle besleyerek neticede ihracat­çılarımızın yakın ve uzak he­def pazarlarına rakiplerinden daha hızlı, daha uygun mali­yetli şekilde ulaşmalarının önünü açabiliriz. 2028 yılı ih­racat hedeflerimizi yakalama fırsatımız hala mevcut.”

Boltas Satış & Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Güney Gedik: En uygun taşıma modlarını seçiyoruz

Artan lojistik maliyetleri, sektördeki birçok şirket için zorlu bir durum yaratıyor. Boltas olarak değişen maliyet koşullarına hızla adapte olabiliyoruz ve müşterilerimize rekabetçi maliyetler sunmaya devam edebiliyoruz. Avrupa’daki güçlü yapılanmamızla ithalatçılarımıza ve ihracatçılarımıza ticaret düzenlemeleri, gümrük süreçleri ve yerel düzenlemeler hakkında en güncel bilgileri sunuyoruz. Yüklemeden boşaltmaya, depolamadan yurt içi dağıtıma kadar her noktada kendi yapımız dahilinde destek verebiliyoruz. Müşterilerimize çeşitli taşıma modları arasında esnek seçimler sunarak maliyet etkin çözümler geliştiriyoruz.

Ares Logistics Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Yiğit Şenbağ: Artan maliyetler baskı yaratıyor

Lojistik sektörünün mevcut zorluklarına ek olarak son yıllarda sürücü temini, sürekli artış trendinde olan ekipman – yakıt maliyetleri ve Schengen Vizesi gibi sorunlarla da karşı karşıya kaldığı bilinen bir gerçek. Biz Ares Logistics olarak ihracatçılara sürdürülebilir hizmet sunabilmek için yurt dışı dahil yatırımlarımıza devam ediyoruz. Farklı güzergâh tercihleri ve kombine taşımacılık türleri ile maliyet avantajı sağlayan çözümler üretiyoruz. Güncel koşulların yol açtığı ekstra maliyetler, lojistik firmalarının karlılık oranlarını da aşağıya çekiyor. Ekstra araç, sürücü, ekipman ve teknolojik altyapı yatırımları, piyasadaki daralmayı aşmak ve rekabeti artırmak amacıyla gerçekleştirilen planlamalar haline geldi.

Talay Logistics Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yiğit Altıparmak: Uzun vadeli planlama ve iş birlikleri önemli

Yapmış olduğumuz uzun vadeli plan ve iş birlikleri ile olabildiğince düşük maliyet sağlıyoruz. Blok tren, gemi taahhüdü gibi anlaşmaları önceden yapıyoruz. Yani bir anlamda alırken kazanıyoruz diyebiliriz. Bu durum müşterilerimize iddialı düşük maliyetler sunmamızı sağlıyor. Üreticilerimizin dış pazarlarda tutunmasının en önemli faktörlerinden biri de bu tür avantajların kendilerine sunulabiliyor olmasıdır. Bulunduğumuz rekabet ortamında iddialı olabilmek için önceden yapılan anlaşmalar ile riski üstleniyoruz. Doğru anlaşmalar, güçlü bağlantılar ve sektörel deneyim gibi faktörleri en iyi şekilde bir araya getirerek maliyetleri minimize etmeye çalışıyoruz.

Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler: Maliyetleri optimize etmek kolay değil

Güncel olarak lojistik firmalarının maliyetleri optimize etmekte zorlandığını söyleyebilirim. Böyle zamanlarda bazı firmaların faaliyetlerini durdurduğu, bazılarının da şirket evlilikleri ile birleşme yoluna gittiği görülüyor. Konsolidasyon ve yük optimizasyonu, alternatif taşıma modları, teknolojik yatırımlar, tedarik zinciri optimizasyonu, risk yönetimi ve global ağlarla iş birlikleri gibi stratejiler ise lojistik şirketlerinin artan maliyetlere rağmen müşterilerine avantaj sunmalarına yardımcı oluyor. Almark Logistics olarak, ihracatçılarımıza hız ve verimlilik, depolama ve stok yönetimi, maliyet etkinliği, güvenlik ve izlenebilirlik, teknolojik altyapı ve inovasyon, 7/24 destek gibi avantajlar sağlıyoruz.