Ukrayna’nın daha yeşil ve daha güvenli yeniden inşasına yönelik AB mali destek paketi

Ukrayna özgürlüğü için savaşmaya devam ederken, ülke ekonomisi bocalıyor ve GSYH’de %30,4’lük bir düşüşle 30 yılı aşkın sürenin en keskin gerilemesini yaşıyor.

Avrupa Birliği, son 12 ay içinde Ukrayna’ya mali ve askeri yardım sağlayarak, Ukrayna’yı Avrupa dayanışmasının ve Rusya’dan güvenliğin sembolü olarak ayakta tuttu, hatta Ukrayna’ya Haziran 2022’de aday statüsü verdikten sonra gelecekte AB’ye katılmasının önünü açtı.

2 Şubat’ta Kiev’de, 15 Avrupa Komisyonu üyesiyle birlikte Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen şunları söyledi: “Avrupa ilk günden beri Ukrayna’nın yanındadır, çünkü kıtamızın geleceğinin burada yazıldığını biliyoruz.”

Bu, AB’nin 2023 için 450 milyon Euro’luk yeni bir yardım paketini duyurmasının ardından, AB’den, Üye Ülkelerden ve Avrupa finans kurumlarından Ukrayna’ya sağlanan toplam mali desteği yaklaşık 50 milyar Euro’ya çıkardı.

Para şu ana kadar nereye gitti?

AB, Avrupa finans kurumları ve Üye Devletler tarafından sağlanan 50 milyar Avro farklı şekillerde geliyor ve insani yardım, askeri yardım, Makro-Mali Yardım ve krediler dahil olmak üzere çeşitli alanlara harcanıyor.

Makro Mali Yardım, ödemeler dengesi krizi yaşayan AB ortak ülkelerine yönelik bir yardım şeklidir ve emekli maaşları, maaşlar, eğitim ve altyapının onarılması gibi hükümet harcamalarını finanse etmek için kullanılır.

AB ayrıca, Ukrayna’nın enerji krizinin hafifletilmesine yardımcı olmak için 35 milyon LED ampul ve 5400 jeneratörün yanı sıra %40’ı Rus füze saldırıları nedeniyle tahrip olan elektrik şebekesinin onarılmasına yardım etmek üzere ekipman bağışlama sözü verdi.

Savaşın maliyeti

Dünya Bankası, ekonomik toparlanma ve altyapının yeniden inşası açısından Ukrayna’ya maliyetin yaklaşık 320 milyar Euro olacağını tahmin ediyor.

Bu ekonomik çöküşün büyük bir kısmı, Ukrayna ekonomisinin bağlı olduğu tarım ve ihracat gibi temel endüstrileri sekteye uğratan işçilerin seferberliğiyle ilgilidir.

Ancak Dragon Capital’den Ukraynalı analist Olena Bilan’a göre, ülkenin karşılaştığı zorluklar göz önüne alındığında ekonomi şaşırtıcı derecede dirençli.

Olena Bilan, Dragon Capital’in baş ekonomisti (solda); Sasha Vakulina, Euronews muhabiri (sağda)

“Savaşın ilk haftalarında ekonominin yarısı çalışmıyordu. Ancak daha sonra ekonomik aktivitede oldukça hızlı bir toparlanma gördük. Bu, Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik terör saldırısına başladığı Ekim ayına kadar sürdü.”

Buna rağmen Bilan, şirketlerin “jeneratörler, akümülatörler ve starlinkler satın almasıyla” Ukrayna halkının ve işletmelerin elektrik kıtlığının yarattığı zorluklara uyum sağlayabildiğini ekledi.

2023 yılı için yardım ve yatırım

Avrupa Birliği, yardımın yanı sıra, uygun kredi koşullarıyla yalnızca 2023’te 18 milyar Euro borç vermeyi taahhüt etti.

Fonlar birkaç taksit halinde dağıtılacak ve hukukun üstünlüğü reformları, ekonomik serbestleştirme ve yolsuzlukla mücadele taahhüdünü belirleyen Brüksel ile Kiev arasındaki Mutabakat Zaptı’nda belirtilen şartlara bağlı olacak.

Olena Bilan, Euronews’e Ukrayna’nın toparlanması için “reform yolunda daha fazla adım atması” gerektiğini söyledi ve “Ukrayna yetkililerinin yolsuzluğu azaltmak için gerçekten istekli ve irade göstermeleri gerektiğini” ekledi.

Haber Kiev’de iyi karşılandı; Ukrayna Başbakan Yardımcısı Olha Stefanishyna, bu son “önemli” AB yardım paketinin Ukrayna vatandaşlarına “netlik” sağladığını söyledi.

Uluslararası Para Fonu, Ukrayna hükümetinin 38 ila 39 milyar dolar (35 milyar avronun üzerinde) tutarında bir finansman açığıyla karşı karşıya olduğunu, dolayısıyla 18 milyar avroluk kredinin bu açığı kısmen kapatacağını tahmin ediyor.

Valdis Dombrovskis, Avrupa Komisyonu Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

Avrupa Komisyonu Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, euronews’e yaptığı açıklamada, AB’nin “ABD ve diğer G7 ülkeleri gibi diğer uluslararası bağışçılardan, IMF gibi uluslararası finans kuruluşlarından, Dünya Bankası gibi” geri kalan kısmı sağlamasını beklediğini söyledi.

AB-Ukrayna ticaret anlaşmalarındaki değişiklikler

AB ve Ukrayna’nın 2017’den bu yana bir ticaret anlaşması vardı ancak geçen yılın Haziran ayında Avrupa Komisyonu, bu yılın Haziran ayına kadar sürecek bir değişiklikle AB pazarlarına erişimi tek taraflı olarak serbestleştirmeye karar verdi.

Bu anlaşmaya göre Ukrayna malları ve hizmetleri AB’ye herhangi bir tarife veya kota olmaksızın girebilecek.

Dombrovskis Euronews’e, savaşın sona ermesi uzak bir ihtimal olduğundan AB’nin bu tedbirleri Haziran ayına kadar uzatmak için çalıştığını söyledi.

Rusya’nın rolü?

Von der Leyen, Şubat ayında Kiev’e yaptığı ziyarette Rusya’ya açık bir mesaj verdi: “Rusya, işlediği iğrenç suçlardan dolayı mahkemelerde hesap vermeli.”

Avrupa Komisyonu Başkanı, Ukrayna ve Avrupa Birliği savcılarının savaş suçları yargılamasında kullanılacak delilleri toplamak için halihazırda birlikte çalıştıklarını belirterek, AB’nin yaptırımlarla Kremlin üzerindeki baskıyı artırmaya devam edeceğini söyledi.

Yıkılan Ukrayna binası

Dombrovskis Euronews’e, uluslararası kurumların Rusya’nın Ukrayna’da halihazırda yol açtığı ve vermeye devam ettiği zarardan nasıl sorumlu tutulacağını araştırdığını söyledi.

“Uluslararası hukukta saldırganın zararı karşılama sorumluluğu ilkesi var. Sorun, bu ilkeyi nasıl uygulayabileceğimizdir, Rusya’nın dediğim gibi gönüllü olarak ödeme yapmaya istekli olup olmayacağı henüz belli değil.”

“El konulan Rus varlıklarının Ukrayna’nın yeniden inşasında nasıl kullanılabileceğine dair olasılıklara bakıyoruz. Bu, hem özel varlıkları hem de Rusya’nın merkez bankası varlıklarını ilgilendiren, halen devam eden hukuki bir değerlendirmedir.”

Rusya’dan Pakistan’ın BRICS üyeliğine destek

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksey Overçuk liderliğindeki Rus heyeti, iki günlük resmi ziyaret kapsamında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da temaslarda bulundu.

Pakistan ve Rusya heyetleri arasındaki görüşmenin ardından, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Rusya Başbakan Yardımcısı Overçuk, düzenledikleri basın toplantısında gazetecilerin iki ülke ilişkilerine dair sorularını yanıtladı.

Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, Rus heyetinin ziyaretinin ilişkilerin geliştiğinin göstergesi olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki enerji, ticaret ve bölgesel işbirliğini artırmak istediklerini kaydeden Dar, Rusya ile karşılıklı işbirliğinin güçlendirilmesinin Pakistan Dışişleri’nin öncelikli politikalarından olduğu kaydetti.

Dar, “Heyetler, ekonomik genişlemedeki potansiyel alanları tespit etmek üzere ikili ilişkilere dair derinlemesine görüşmeler gerçekleştirdi. Ticaret, ekonomik işbirliği, kültürel ilişkiler ve halklar arası temaslar da dahil olmak üzere spesifik karşılıklı ilgi alanları tespit edildi” dedi.

‘Rusya’dan BRICS’e üyelik için pozitif rol oynamasını bekliyoruz’

Pakistan ve Rusya arasındaki ticaretin geçen yıl 1 milyar doları bulduğunu kaydeden Dar, ülkesinin BRICS’e katılımı konusunda Rusya’nın desteğini istedi.

Dar, “Pakistan; Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından kurulan BRICS’e katılım konusunda isteklidir ve BRICS ve diğer benzer organizasyonlara katılımına yardım etmesi konusunda Rusya’nın pozitif rol oynamasını istemektedir” dedi.

Ayrıca Şangay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) bölgede barış, kalkınma ve istikrarı artırmayı hedefleyen önemli bir forum düzenleyeceğini belirten Dar, Pakistan olarak, Filistin’de yaşanan sorunlar da dahil olmak üzere bir dizi küresel ve bölgesel sorunlara çözüm bulmak için Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde Rusya ile işbirliği yapacaklarını kaydetti.

Pakistan’ın BRICS üyeliğine destek

Rusya Başbakan Yardımcısı Overçuk da ekonominin tüm alanlarına dair kapsamlı bir görüşme yaptıklarını belirterek, ŞİÖ’nün bir ay içinde Pakistan’da toplantı düzenleyeceğini aktardı.

Overçuk, iki ülkenin ulusal para birimlerinin kullanılması, iklim değişikliği, gıda güvenliği, enerji geçişi ve güvenliği gibi alanlarda ŞİÖ kapsamındaki ekonomik işbirliği ve ilişkilerin örtüştüğünü belirterek, “Ayrıca Pakistan ile Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Rusya ve Kırgızistan’ın da aralarında bulunduğu beş üye ülkenin ekonomik birliği arasındaki işbirliği ihtimalini ve Pakistan ile bu beş ülke arasında serbest ticaret anlaşması fırsatlarını da ele aldık” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın bu yıl BRICS Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını belirten Overçuk, “BRICS içindeki ilişkiler birçok ülkeyi çekerek daha da güçlendi. Pakistan’ın üyelik başvurusunda bulunmasından mutluluk duyuyoruz. Hem BRICS hem de ŞİÖ birbirleriyle uyumlu. Pakistan’ın başvurusunu destekliyoruz” diye konuştu.

Rusya-Pakistan ilişkileri

Söz konusu ziyaret, Nisan 2021’den bu yana Rusya’nın Pakistan’a gerçekleştirdiği ilk üst düzey ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2021’de Pakistan’ı ziyaret etmiş ve bu ziyaret 2012 sonrası Lavrov’un ilk Pakistan ziyareti olmuştu.

Pakistan ve Rusya, 2021’de, daha önce Kuzey-Güney Boru Hattı projesi olarak bilinen 1100 kilometrelik Pakistan Doğalgaz Boru Hattı projesini inşa etmek için anlaşma imzalamıştı.

Rusya geçen yıl, hane ve sanayi enerji ihtiyaçları artış gösteren Pakistan’ın ihtiyaçlarını karşılamak üzere indirimli petrol ve doğalgaz sağlamayı kabul etmişti.

BRICS nedir?

2006 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından kurulan topluluk, ülkeler arasında ekonomik işbirliğini amaçlıyor.

Gruba 2010’da Güney Afrika da eklendi ve Güney Afrika’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2023 BRICS Zirvesi’nde üye ülkelerin liderleri genişleme kararı aldı. Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de 1 Ocak 2024’te BRICS’e katıldı.

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 45’i BRICS’te

BRICS ülkeleri, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 45’ini kapsıyor. Gelişen dünyanın beş büyük ülkesi Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın baş harfleriyle oluşan BRICS, Batı’nın tek taraflı ekonomik işbirliğine alternatif olarak ortaya çıkan ve üye ülkeler arasında hem ekonomik hem de kültürel işbirliğini amaçlayan bir organizasyon.

‘BRIC’ terimi ilk kez 2001 yılında ABD’li yatırım bankası olan Goldman Sachs yönetim kurulu başkanı Jim O’Neill tarafından hazırlanan ‘Building Better Global Economic BRICs’ raporunda kullanılmıştı.

Rusya’da 20. Uluslararası Müslüman Forumu düzenlendi: ‘ABD barıştan bahsediyor ama tam tersini yapıyor’

Moskova Merkez Camisi’nde yapılan kurultaya Rusya Federasyonu Müslümanları Dini İdaresi Başkanı ve Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin, Rusya’nın 65 bölgesinden Müslüman kuruluşları temsilcileri, uluslararası foruma da 15 farklı ülkeden ve farklı İslam organizasyonlarından temsilciler ve diğer yetkililer katıldı.

Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu Başkanı ve Tataristan Cumhuriyeti lideri Rüstem Minnihanov da programlara iştirak etti.

Türkiye’den de İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) Başkanı Mürteza Bedir, İSAM Başkan Yardımcısı Yaşar Çolak ve Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Temsilcisi Ömer Faruk Savuran yer aldı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş foruma mesaj gönderdi.

Kurultayda, Rusya Federasyonu Müslümanları Dini İdaresi başkanlığına, Rusya Müslümanları temsilcilerinin oy birliğiyle yeniden Gaynutdin seçildi.

‘Filistin İsrail’in işgali altında olduğu sürece barış olmayacak’

Foruma katılan temsilciler yaptıkları konuşmalarla İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında işlediği soykırıma dikkati çekerken, ayrıca Filistin Devlet Başkanı Danışmanı Mahmud Habaş da forumda bir konuşma yaptı.

İnsanlığın saldırılar karşısında sessiz kalması halinde, zulüm var oldukça, halkların hakları ihlal edildiği sürece barışın olmayacağını söyleyen Habaş, “Filistin İsrail’in işgali altında olduğu sürece barış olmayacak” dedi.

Birleşmiş Milletler’de Filistin ile ilgili alınan kararların hayata geçirilmediğine işaret eden Habaş, 120’den fazla devletin onayını almasına rağmen ABD’nin başını çektiği bir avuç ülkenin karşı çıktığı bu kararların uygulanmadığını hatırlattı.

“ABD barıştan bahsediyor ama tam tersini yapıyor. Bu koşullar altında barış olmayacak. Filistin halkı baskıya maruz kaldığı sürece barış olmayacak” diye konuşan Habaş, Gazze’deki gibi Batı Şeria’da da durumun aynı olduğunu vurgulayarak, İsrail’in sadece camilere değil, kiliselere yönelik de saldırılarını sürdürdüğünü belirtti.

Habaş, konuşmasında şu cümleleri kaydetti:

Kutsal değerlere yönelik devam eden bu hakaret, korkunç bir şeye, yani herkes için yıkıcı olacak bir din savaşına yol açabilir. Eğer bu gerçekleşirse, o zaman bu savaşın bedelini sadece Filistinliler değil, sadece Arap bölgesi değil, tüm dünya ödeyecek. Kimseyi geride bırakmayacak bir patlamaya yol açabilecek bu korkunç durumun devamının bedelini ise tüm dünya ödeyecek.

20. Uluslararası Müslüman Forumu Forumu’nda ev sahibi olarak konuşma yapan Gaynutdin de İslam aleminin pek çok zorluklarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, “İslam’a, akla ve inanca dayanarak tek bir canlı organizma olarak birlik olarak çok büyük zorlukların üstesinden geleceğiz” dedi.

Putin’in mektubu okundu

Forumun sonunda forum ve kurultay katılımcılarının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘e mektubu okundu. Aşırıcılık ve terörizm ile İslam dininin kasıtlı olarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı ve yabancı düşmanlığının körüklendiği vurgulanan mektupta, bunun bir sonucu olarak mart ayında Moskova’da yaşanan terör saldırısı örnek gösterildi.

Mektupta, İsrail’in Gazze’yi kan gölüne çevirdiği ve inananların duygularına hakaret etmeye yönelik sürekli İslamofobik eylemlerin ortaya çıktığı hatırlatıldı.

Rosatom’un geliri geçen yıl 2,5 trilyon rubleye çıktı

Rosatom tarafından yayımlanan raporda, şirketin küresel faaliyetlerine ilişkin bilgilere yer verildi.

Rus şirketin 60’dan fazla ülkede proje yürüttüğüne işaret edilen raporda, yurt dışındaki toplam portföy büyüklüğünün geçen yıl 127,1 milyar dolara çıktığı belirtildi.

Rosatom’un gelirlerinde geçen yıl güçlü bir artış yaşandığının vurgulandığı raporda, “Şirket geliri geçen yıl 2022’ye göre yüzde 45,6 artarak 2,5 trilyon rubleye çıktı. Buna ağırlıklı olarak nakliye, uranyum içeren ürünler ve zenginleştirme hizmetleri, elektrik ve diğer enerji kaynaklarının satışı sayesinde ulaşılmıştır” ifadesine yer verildi.

Raporda, şirketin doğanın korunmasına yönelik harcamalarının da geçen yıl yüzde 17,7 artarak 29 milyar rubleye çıktığı kaydedildi.

Rusya: Türkiye BRICS’e tam üyelik başvurusu yaptı

Türkiye’nin Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın 2009 yılında oluşturduğu BRICS’e üyelik başvurusunda bulunduğuna ilişkin haberlerin ardından bir açıklama da Rusya tarafından geldi.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov, Türkiye’nin BRICS’e dahil olmak için resmi başvuru yaptığını söyledi. Rusya’nın Vladivostok kentinde düzenlenen 9. Doğu Ekonomik Forumu’nda gazetecilere açıklama yapan Yuri Uşakov, “Türkiye tam katılım için başvuruda bulundu, değerlendireceğiz” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik dün yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin BRICS’e tam üyelik için açık niyetli olduğunu söylemiş, “Süreç devam ediyor, somut gelişme olursa paylaşırız” demişti.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Uşakov ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22-24 Ekim tarihlerinde Rusya’ya bağlı Tataristan’ın Kazan kentinde yapılacak olan 16. BRICS Zirvesi’ne katılımı için resmi davetin Türkiye tarafına iletildiğini belirtmişti.

Rusya’nın kararlı dedolarizasyon politikası sürüyor: İthalatta rublenin payında yeni rekor kırıldı

Rusya Merkez Bankası tarafından paylaşılan verilerde, ruble ve bazı yabancı para birimlerinin dış ticarette kullanım oranlarına ilişkin bilgilere yer verildi.

Buna göre, Rusya’nın Avrupa’dan ithalatında rublenin payı Haziran ayında bir önceki aya göre 4.3 puan artarak yüzde 58.7’ye, Afrika’dan ithalatında da 9.3 puan artarak yüzde 54.1’e çıktı.

Söz konusu bölgelerde yaşanan artışlarla Rusya’nın ithalatında rublenin payı söz konusu ayda yüzde 42.9 ile rekor düzeye ulaştı.

Ülkenin ihracatında da rublenin payı Haziran ayında bir önceki aya göre 5.8 puan artarak yüzde 43’e yükseldi.

Paylaşılan verilere göre, Rusya’nın dış ticaretinde dolar ve euronun payı ise Haziran’da Mayıs’a kıyasla yüzde 20.1’den 18.3’e düştü.

Rusya, Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle dış ticaretinde ‘zehirli’ olarak değerlendirdiği dolar ve euronun payını azaltmaya çalışıyor.

Özellikle BRICS grubu nezdinde doların uluslararası ticaretteki payını azaltmak için yoğun çaba sarf eden Rusya ve Çin, dedolarizasyon sürecinin başat aktörleri konumunda.

Rusya Merkez Bankası, daha önceki raporlarında Çin’in para birimi yuanın dış ticaret işlemlerindeki payının artmaya, dolar ve euronun payının ise azalmaya devam ettiğini vurgulamıştı.

ABD’den ‘Rusya’ yaptırımları: Türkiye’den şirketler de listede

ABD’nin Rusya’ya yönelik açıkladığı, 400 kişi ve kurumun adı geçen yaptırım listesinde bir Türkiye vatandaşı ve bazı Türkiye merkezli şirketler de yer aldı.

Rusya-Ukrayna savaşı 2 yılı aşkın süredir devam ederken, ABD Maliye Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı 23 Ağustos Cuma günü, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına destek verdikleri gerekçesiyle 400’den fazla kişi ve şirkete yönelik yaptırım açıkladı. Çin, Rusya, Avrupa ve Orta Doğu’dan çeşitli kişi ve kuruluşların da aralarında bulunduğu yaptırım listesinde, Türkiye vatandaşlığına sahip bir isim ve Türkiye merkezli şirketler de yer aldı.

‘MÜHİMMAT VE SİLAH TEDARİKİ KONUSUNDA ÇALIŞTILAR’

Amerika’nın Sesi (VOA) Türkçeden Ezel Şahinkaya’nın haberine göre, bakanlığın açıklamasındaki Türkiye bağlantılı kişi ve kuruluşlardan ilki, İtalya vatandaşı Giulio Sfoglietti. Açıklamaya göre Sfoglietti, ‘Rus ordusu için Afrika, Asya, Kafkaslar, Orta Asya ve İran’daki potansiyel tedarikçilerden 150 milyon dolardan fazla değerde askeri teçhizat, mühimmat ve silah edinmek için’ Türkiye’den bir kolaylaştırıcının da yer aldığı bir tedarik ağının parçası oldu. Açıklamada ABD Maliye Bakanlığı, Türkiye vatandaşı ve Türkiye merkezli mühimmat, silah ve askeri malzeme şirketi Taha Savunma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin yönetim kurulu başkanı Hayri Tahirbeyoğlu’nun Sfoglietti ile Rusya’nın muhtemel kullanımı için mühimmat ve silah tedariki konusunda çalıştığını belirtti.

‘ÜÇ ÜLKEDE BULUNAN ŞİRKETLER ÜZERİNDEN AĞ OLUŞTURDU’

Bakanlık ayrıca, ABD’nin geçmişte yaptırım listesine aldığı Rusya merkezli Promtekh şirketinin, Türkiye, Fransa ve Hong Kong’da bulunan şirketler üzerinden bir ağ oluşturarak Promtekh iştiraklerine yüksek öncelikli mallar gönderdiğini açıkladı.

Bakanlık, Türkiye merkezli Enütek Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Promtekh’in iştiraklerinden birinin kardeş şirketi olan Fransa merkezli Industrial Technologies Group France tarafından Aralık 2022 tarihinde kurulduğunu kaydetti. ABD Maliye Bakanlığı’na göre Türkiye’deki Enütek, ‘elektronik entegre devreler ve seramik kapasitörler gibi yüksek öncelikli çift kullanımlı teknolojiler dahil’ ABD’nin geçmişte yaptırım listesine aldığı bazı Promtekh iştiraklerine yüzlerce teknoloji sevkiyatı yaptı.

Türkiye’den Promtekh iştiraklerine mal satan bir başka şirket, Confienza Gıda Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi de listede yer aldı. Confienza, Promtekh’in bir iştirakine 200’den fazla sevkiyat yaptı, bunların arasında yüksek öncelikli çift kullanımlı teknolojiler de vardı.

‘RUSYA’NIN İSTİHBARAT SERVİSLERİYLE BAĞLANTILI…’

Açıklamada ayrıca, ABD’nin halihazırda yaptırım listesinde olan Evgenii Stanislavich Petrov’un sahibi olduğu Türkiye’de bulunan Whitestone Bilişim Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi de yer aldı. Ekim 2023 tarihinde kurulan Whitestone’un, Petrov tarafından, Rusya’nın istihbarat servisleriyle bağlantılı Rusya’daki son kullanıcılara tedarik faaliyeti için ödemeleri işlemek amacıyla kullanıldığı belirtildi.

Açıklamada son olarak, Türkiye merkezli iki şirket, Rusya’ya üretim ekipmanları tedarik ettikleri gerekçesiyle yer aldı. Listede yer alan Hidropark Hidrolik Pnomatik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Rusya’daki son kullanıcılara sayısal kontrollü takım tezgahları ve işleme merkezleri tedarik etmesinin yanı sıra hidrolik ve pnömatik ekipman sattığı belirtildi. Şirketin Rusya’daki alıcılara 800 bin doların üzerinde sevkiyat yaptığı ve bu rakamın, şirketin bildirdiği yıllık gelirinin üstünde olduğu kaydedildi.

Açıklamaya göre bir diğer Türkiye merkezli şirket olan Feva Dış Ticaret Limited Şirketi de Rusya’daki alıcılara sayısal kontrollü takım tezgahları tedarik etti. Şirket, Rusya’daki son kullanıcılara üretim ekipmanı dahil 500’den fazla sevkiyatta bulundu ve geçmişte ABD’nin yaptırım uyguladığı Rus şirketi Limited Liability Company AK Microtech’e mal sattı.

TÜRKİYE’DEN SEKİZ ŞİRKETE AYRI YAPTIRIMLAR

Cuma günü ayrıca ABD’nin resmi gazetesinde, ABD Ticaret Bakanlığı’nın ihracat kontrol listesine 123 yeni kuruluşun eklendiği duyuruldu. Bu kuruluşların 63’ü Rusya’da, 42’si Çin’de ve 8’i Türkiye’de bulunuyor. Resmi gazetede yer alan 56 sayfalık belgeye göre, bu kuruluşların, ‘ABD’nin ulusal güvenliğine veya dış politika çıkarlarına aykırı hareket ettiği’ tespit edildi.

Belgedeki listede, Türkiye’de bulunan şirketlerden birinin ismi açıkça belirtilmedi, “Address 01” olarak tanımlandı. Listede Türkiye’den şirketler şöyle sıralandı: “Address 01, All Global Trading Elektronik Dis Ticaret Ltd Sti, ASR Trans Lojistik Ve Dis Tic Ltd Sti, Biopharmist Medikal Urunler Dis Ticaret LTD STI, BRK Uluslararasi Nakliyat Tic. Ltd. Sti, BuyBest Electronic, Confienza Pazarlama Ve Ticaret Anonim Sirketi ve Turkik Union Dijital Teknoloji Donusum Ofisi.” Bu listede sadece Confienza, ABD Maliye Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın Rusya ile ilgili cuma günü duyurduğu yaptırımlar listesinde de yer aldı.

Rusya’da uluslararası ödemelerde kripto dönemi

Rusya ödemelerde kripto para dönemine başlıyor.

ABD, Rusya’ya yönelik yaptırımlarını sıkılaştırmaya devam ederken, Rus şirketlerin uluslararası ticarette ödeme alma ve göndermeye ilişkin sorunları hükümetin başını ağrıtmayı sürdürüyor.

Sorunun çözümü için alternatif arayışına giren Rus yetkililer, ülkede bir dönem sert bir tutum gösterdiği kripto paralara artık çok daha ılımlı bir yaklaşım sergiliyor.

Rusya Merkez Bankası 2022’de savaştan hemen önce hazırladığı raporla ülkede kripto paraların tümüyle yasaklanmasını talep etmiş ancak kripto paralar, Ukrayna savaşının ardından Rus bankalarının SWIFT ödeme sisteminden çıkarılması nedeniyle giderek yaygınlaştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 8 Ağustos’ta imzaladığı kararnameyle de kripto paraların uluslararası ödemelerde ve Forex işlemlerinde deneysel olarak kullanılması yasal hale getirildi. Buna göre, 1 Eylül’de başlayacak süreci Rusya Merkez Bankası denetleyecek.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, 30 Temmuz’da yaptığı açıklamada, yıl sonuna kadar uluslararası ödemelerde kripto para kullanılmasının başlayabileceğini ifade etmişti.

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov da 14 Ağustos’ta kripto para Borsalarını yasallaştırmak üzere çalışma yaptıklarını söylemişti.

Ancak çok sayıda ülke kripto para birimlerine yönelik kendi kurallarını geliştirdiğinden, uluslararası ticarette kripto paraların nasıl kullanılacağı ve bu sistemin güvenliği belirsizliğini koruyor.

Ulusal ödeme kartı sistemi önem kazanacak

Uzmanlar, Rusya’nın kripto paralara ilişkin başlatacağı deneme sürecinde 2014’te geliştirmeye başladığı Ulusal Ödeme Kartı Sistemi’nin ön plana çıkacağını ifade ediyor.

Rusya Merkez Bankasının Ulusal Ödeme Kartı Sistemi üzerinde tümüyle kontrol sahibi olmasının bu tercihte önemli rol oynadığı vurgulanırken, ülkenin yerli ödeme sistemi Mir de bu platform üzerinde çalışıyor.

Uluslararası ödemelerde kullanılması öngörülen başlıca kripto para türünün ise stabil coinler olması bekleniyor.

Stabil coinler, değeri dolar veya yuan gibi itibari para, emtia veya Bitcoin gibi kripto paralar cinsinden başka bir varlığa bağlı kripto para birimleri olarak ifade ediliyor.

Rusya Merkez Bankası, 10 Temmuz’da yayımladığı raporda, stabil coinlerin ülkedeki dolaşımına ilişkin kuralları belirleyecek bir mekanizmanın oluşturulmasına yönelik değerlendirme yapıldığını bildirmişti.

Rusya, uluslararası ticarette kripto para kullanımı konusunda özellikle BRICS ülkelerinin desteğine ihtiyaç duyarken, Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan’da yetkililer bu konuda çalışmalar yapıldığına dair açıklamalarda bulunmuştu. Çin’de ise kripto paraların kullanımı yasaklanmıştı.

Rus merkezli Transstroy Bankası tarafından yayımlanan araştırmada, kripto paraların uluslararası ödemelerde kullanılmasının iş dünyası ve ekonomi için yeni fırsatlar yarattığına işaret edildi.

Bununla birlikte sürece dair çok sayıda zorluğun da bulunduğu değerlendirmesinin yer aldığı raporda, ülkelerdeki düzenleyicilerin getirdiği kısıtlamaların, teknik karmaşıklığın ve kripto paraların değerindeki dalgalanmaların söz konusu zorlukların başında geldiği vurgulandı.

Dijital rublenin deneme çalışmaları devam ediyor

Rusya Merkez Bankasının dijital rubleye yönelik deneme süreci geçen yıl başlatılırken, dijital rublenin kripto para süreciyle de entegre bir şekilde ilerlemesi bekleniyor.

Dijital yuanın gelişimini örnek alan Rusya, ticarette en büyük ortağı Çin’le ödemeler konusunda kripto paralar ve dijital rubleyi kullanmayı umuyor.

Rus parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Mali Piyasalar Komitesi Başkanı Anatoliy Aksakov, haziranda Rus haber ajansına yaptığı açıklamada, “Hem biz hem de onlar belirli bir deneyime sahibiz, bu yüzden Çin ile dijital para birimlerinde ödeme sürecini başlatmak ilginç olabilir. Teknolojik olarak oldukça yakınız. Dost bir ülke olduğu için Belarus’la da denemek mümkün olacaktır.” demişti.

Ağustos 2023’ten bu yana deneme süreci devam eden dijital ruble şu anda yaklaşık 30 şirket ve 11 şehirde sınırlı bir şekilde kullanılıyor.

Örneğin petrol şirketi Lukoil’in bazı benzin istasyonlarında kullanılan dijital ruble, Moskova Metrosu’nda da ödeme şekli olarak kabul ediliyor.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Nabiullina, dijital rublenin 5 yıl içinde hayatın önemli bir parçası haline geleceğini söylemişti.

Putin de 17 Temmuz’da Moskova’da gerçekleştirdiği toplantıda, Bu, özünde ulusal para birimimizin başka bir şeklidir. Özelliği ise vatandaşların ve işletmelerin, hangi bankada hesapları olduğuna bakılmaksızın dijital rubleyi kullanabilmeleridir.” ifadelerini kullanmıştı.

Dijital rublenin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Putin, özellikle finans ve ekonomik faaliyetlerde kullanılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması talimatını vermişti.

Uzmanlar, Rusya’nın dijital rubleyi uluslararası ödemelerde kullanabilmesi için öncellikle deneme sürecinin iç piyasada başarılı şekilde tamamlanması gerektiğini belirtiyor.