Limanlarda yoğunluk Artışından Dolayı Kapasite Artışı Gerekli

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, limanların 2024 yılı performansını, gözlenen sorunları ve limanlara yapılması gereken yatırımlar konusunu anlattı. Dünya Gazetesinin haberine göre Erçelik;

Limanlarımızın 2024 performansını olumlu buluyorum, rakamlar da bunu gösteriyor. 2024 yılının ilk yarısında limanlarda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,2 artarak 269 milyon 182 bin ton, elleçlenen konteyner miktarı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %11,2 artarak 6 milyon 781 bin TEU’ya ulaştı. Haziran ayında limanlarımızdan yurt dışı limanlarına giden yük miktarı bir önceki yılın aynı ayına göre %2,9 azalışla 11 milyon 266 bin 49 ton olarak gerçekleşti.

Limanlarımızda toplam yükte şubat ayından bu yana süren artış mayıs ayında durmuştu, ve devamında haziran ayında %3,5 oranında bir gerileme geldi. Ancak yine de altı aylık toplam verilerde %3,2 oranında bir artış gerçekleşti. Artıştaki yavaşlamanın temel nedenine baktığımızda mayıs ve haziran aylarında yurt dışından limanlarımıza gelen yük miktarındaki azalmadan kaynaklı olduğu görülüyor. Yük türleri bazında baktığımızda sıvı yüklerde düşüşün devam ettiği gözleniyor. İlk yarıda toplam yükte Aliağa 44,2 milyon ton işlem hacmi ile bu alanda liderlik ederken, bölgede yılın başından bu yana kesintisiz bir artış eğilimi yaşandı. İkinci sırada yer alan Kocaeli’de ise toplamda 42,7 milyon tona ulaşıldı. Konteynerde liman başkanlığı bazında Kocaeli, Tekirdağ ve Aliağa liman başkanlıklarında kesintisiz artış sürüyor. Özellikle Aliağa’da ilk yarıda ortalama %35 gibi önemli bir yükseliş eğilimi kaydedildi.

Konteyner cephesinde tablo nasıl?

Konteynerde ise Türkiye genelinde mayıs ayında başlayan artıştaki yavaşlama haziran ayında da devam etti ve aylık gelişim %3,2 artarak 1 milyon 137 bin TEU oldu. Yılın 6 ayı değerlendirildiğinde yılın aynı dönemine göre %11,2 artışla 6 milyon 781 bin TEU’ya gibi oldukça yüksek oranda bir artış gerçekleştiğini görüyoruz. Özellikle konteynerdeki küresel gelişmelere baktığımızda; yaşanan Rusya-Ukrayna çatışmasına ilave olarak Kızıldeniz krizinin de etkisiyle 2024 yılının genelinde jeopolitik faktörlerin etkisinin daha da olumsuz olacağı bekleniyordu. Ancak Avrupa ve ABD’nin, Çin’e olan ithalat bağımlılığını azaltma çabalarının sonucu olarak ticaret rotalarının yeniden düzenlenmesiyle birlikte konteyner piyasasının da dinamiklerinin değişeceği anlaşılıyor.

Asya’dan Avrupa’ya uzanan hat boyunca dünya limanlarının genel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kasım 2023’te patlak veren Kızıldeniz Krizi, Türk deniz taşımacılığı ve limancılık sektörünü de farklı şekillerde doğrudan ve dolaylı olarak etkiledi. Süveyş Kanalı’na erişimde yaşanan kısıtlamalar, tedarik zincirlerinde gecikmelere ve artan maliyetlere yol açarken, bu kriz Türk limanları için aynı zamanda önemli fırsatlar da doğurdu. Güvenlik endişeleri nedeniyle gemilerin Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu’nu tercih etmeleri, Türkiye limanlarında transit yük hacminde belirgin bir artışa neden oldu. Türk limanlarında 2024 yılının ilk 5 ayında transit konteyner elleçlemeleri 2023’e göre ortalama %54.26 artış gösterdi. Bu durum, Türkiye’nin stratejik konumunu daha da güçlendirerek, limanlarımızın küresel lojistik zincirindeki önemini artırdı.

Transit yüklerdeki artışla ilgili değerlendirmeniz nasıl?

Enerji taşımacılığı bu krizden etkilenmiş durumda. Ancak Türk limanlarının ticaret hacmi krizden önceki daralmaya karşın, krizle birlikte transit yüklerdeki artış sayesinde toparlanma eğilimi gösterdi. Güvenlik endişeleriyle birlikte sigorta maliyetlerinin yükselmesi, gemilerin alternatif rotalara yönlendirilmesine neden oldu ve bu durum,Türkiye limanlarında ek maliyetlerin yanı sıra artan operasyonel yükler doğurdu. Ancak bu maliyetler, artan talep ve transit yüklerdeki yükseliş sayesinde dengelendi. Ayrıca, küresel çapta yaşanan konteyner sıkıntısı, limanlarda ciddi darboğazlara yol açtı. Gemilerin uzun süre beklemesi ve boş konteyner bulma zorluğu, tedarik zincirlerinde aksamalara neden olarak üretim süreçlerini olumsuz etkiledi. Türk deniz taşımacılığı da bu küresel sorundan doğal olarak etkilendi.

Türkiye’deki büyük limanlar mevcut konjonktürden nasıl etkileniyor?

Pandemi sonrasında toparlanma çabalarına rağmen, küresel tedarik zincirindeki kırılganlıklar devam ediyor. Büyük limanlarda, özellikle elleçleme, yükleme ve boşaltma işlemlerinde gecikmeler oluşuyor. 2024 yılında Türk limanlarında gemilerin bekleme süreleri, pandemi öncesine kıyasla %20’ye varan artışlar gösterdi. Büyük limanlarda artan iş yükü ve konteyner trafiği, bu limanlarda zaman zaman operasyonel sıkışıklıklar yaratırken, özellikle transit konteynerlerde %54,26 oranında artış görülmesi, bazı limanlarda kapasite kullanım sınırlarına ulaşılması gibi bir tablo ortaya çıkardı. Büyük limanlarda, artan talep ve küresel ticaretin dalgalanmaları elleçleme süreçlerini de etkiledi.

Uzun dönemli perspektifiniz nedir TÜRKLİM olarak?

Küresel ölçekte yaşanılan kriz sürecinde Türk limanları küresel ticarette önemli bir merkez haline gelerek, transit yük akışında önemli bir artış sağladı. Bu fırsatların sürdürülebilir bir avantaja dönüştürülmesi için Türkiye’nin liman altyapısını güçlendirmesi, dijitalleşme ve otomasyon projelerine ve yeşil dönüşüme yatırım yapması kritik önemdedir.

ABD’de Konteyner Siparişleri Arttı

Amerika Birleşik Devletleri’nde Ağustos ayında konteyner kargo ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre %12,9 oranında önemli bir artış gösterdi. İthalat hacmindeki bu yükselişe rağmen, 26 aylık bir zirve gören Temmuz ayına kıyasla %3’lük hafif bir düşüş yaşandı.

Bu artış, büyük limanlarda tıkanıklığa yol açtı ve bu durum, 2,4 milyon TEU’yu (twenty-foot equivalent unit) aşan hacimlerin önemli kargo birikintilerine neden olduğu pandeminin ilk günlerini anımsattı.

45.000 liman işçisini temsil eden ve 36 ABD limanında faaliyet gösteren International Longshoremen’s Association (ILA), United States Maritime Alliance (USMX) ile mevcut anlaşmanın 30 Eylül’de sona ermesinden önce yeni bir sözleşme yapılmaması durumunda endüstriyel eyleme hazır olduğunu belirtti. İki taraf arasındaki anlaşmazlık, ücretler, yan haklar ve tartışmalı otomasyon konusu dahil olmak üzere çeşitli anlaşmazlıklar üzerinde yoğunlaşıyor.

USMX’in önemli bir üyesi olan A.P. Moller-Maersk, New York/New Jersey, Houston ve Savannah, Georgia gibi büyük limanlarda grev olasılığının artması konusunda müşterilerine endişelerini iletti.

Şirket, bir haftalık bir iş durmasının bile 4-6 haftalık bir toparlanma süresine neden olabileceği ve grevin her geçen gün etkisinin artacağı konusunda uyarıda bulundu.

ABD’deki perakendeciler, olası aksaklıkları öngörerek stratejilerini ayarladı ve mevsimsel ürünlerin zamanında gelmesini sağlamak için tatil promosyonlarını öne çekti.

Bu değişiklik kısmen Şükran Günü’nün bu yıl daha geç olması nedeniyle Noel alışveriş sezonunun daha kısa olmasından kaynaklanıyor. En büyük konteyner nakliye müşterilerinden olan Walmart ve Target, Amazon (NASDAQ:AMZN).com’un Prime Day etkinliğinin önüne geçmek için halihazırda erken okula dönüş satışları gerçekleştirdi.

İthalattaki artış sadece tüketici ürünleriyle sınırlı değil; ticaret araştırmacıları, endüstriyel sektördeki artan sevkiyatların da kargo hacimlerindeki artışa katkıda bulunduğunu belirtti.

Limanlardaki durum, grev olasılığının zaten gergin olan tedarik zincirine baskı eklemesiyle hassas bir hal almış durumda.

LOGISTECH’te lojistik sektörü ve geleceği konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen LOGISTECH – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de ziyaretçilerini ağırlıyor. Fuar kapsamında düzenlenen Başkanlar Oturumu’nda Türkiye’nin lojistik performansını ve aktarma merkezi olma gücünü artırması için lojistik altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiği vurgulandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 11- 13 Eylül tarihleri arasında İZFAŞ tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen LOGISTECH – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mihri Çelik başkanlığında Başkanlar Oturumu yapıldı. Konuşmacılar, başta Kalkınma Yolu olmak üzere ülkemizi küresel taşımacılık koridorlarına bağlayacak projelerin önemine dikkat çekerken dijital teknoloji ve yeşil dönüşüm ile coğrafi avantajın lojistik fırsata çevrilebileceğini dile getirdi. Oturumda, Türk Hava Yolları (THY) Kargo Satış Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik ve İzmir Deniz Nakliyecileri Derneği (DND) Yönetim Kurulu Başkanı Şükriye Vardar konuşmacı olarak yer aldı.

“Hava kargoya olan talep arttı”

Pandemi sonrasında değişen tüketim alışkanlıkları ve e-ticaretin etkisiyle kargo taşımacılığına olan talebin arttığını dile getiren THY Kargo Satış Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, “E-ticaretin pandemiyle birlikte artması, hava kargo taşımacılığını canlandıran ana etmenlerden biri oldu. Özellikle son dakika teslimatlar ve hızla dönen stoklarla alakalı hava kargo hizmetlerine olan talep arttı. Türkiye’nin coğrafi konumu, tedarik akışında çok önemli role sahip. İstanbul Havalimanı, dünyanın en modern, önemli, en büyük hava merkezlerinden biri oldu. THY, dünyada en geniş uçuş ağına sahip havayolu. Bununla birlikte gelen imkanlar, kaliteli sunulan hizmetler, büyüyen kargo operasyonları ile Türkiye’nin dış ticaret kapasitesini artırma açısından çok ciddi bir kaldıraç rolünü oynuyoruz hep beraber” diye konuştu.

“Türkiye, hedeflediği yerin üstüne geçebilir”

Pandemi sürecinin küresel tedarik zincirlerindeki kırılma, yakından tedarik kavramı, lokal üretim süreçleri, Çin ve ABD arasında yaşananlar, Rusya –Ukrayna savaşı, Süveyş Kanalı olayı gibi gelişmelerin ülkemize yeni roller biçtiğini dile getiren UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, “İlk etapta pandeminin yarattığı şartlarda Avrupa, Türkiye için çok önemli bir pazar ve küresel tedarik süreçlerinin kırılganlığı, Türkiye’ye önemli bir rol biçiyor. Bu rolde, Türkiye doğru hareket ederse buradan kazançlı çıkarız. Özellikle demiryolu tarafında yapılacak bazı yatırımları ve transit taşımacılığın teşvik edileceği, kolaylaştırılacağı mevzuat düzenlemeleri ile Türkiye, elde ettiği bu avantajlı pozisyonu hem ciddi anlamda nakde çevirebilir hem de bölgesel gücünü sağlamlaştırabilir. Türkiye, Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nde hedefine ve hatta hedeflediği yerin üstüne de geçebilir. Ülkemizin yıllık 250 milyar dolarlık bir ihracatı var. Lojistik olarak aldığımız pay da buna göre şekilleniyor. Türkiye ihracatını da kurgulamalı. İhracatta, katma değeri olan, teknolojik üretimi olan, dünyada kendi hedeflediği pazarda tedarik alternatifi anlamında kolay kolay müşterisinin farklı tedarik kanallara yönelemeyeceği kıymette ürünlere odaklanmamız çok önemli. Bu hizmet ihracatına da ciddi anlamda çarpan etkisi yapacaktır. Bunun için fırsatlarımız ve çalışmalarımız da var. Zaman içerisinde bunun meyvesini göreceğiz ama bu altyapı çalışmalarından kesinlikle geri adım atılmamalı” dedi.

“Dijital ve yeşil dönüşüm çok önemli”

TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, limanların dijital ve yeşil dönüşümünün önemine değinerek, “Türkiye bir yarımada ülkesi, dolayısıyla kıyı anlamında oldukça zenginiz, ama bu kıyı yapımızda limanlar oldukça sınırlı. Her tarafta liman kurmada, ekonomik maliyet ve fayda ilişkisi sınırlı. Dijitalleşme burada devreye giriyor. Var olan limanları daha optimumum çalıştırmak lazım, rekabetçi olmak için. ‘Ne kadar da dijital bir ülkesiniz, harika yatırımlar var’ diye alkışlasınlar diye değil başka çaremiz olmadığı için yapmamız lazım. Lojistik bütünsel bir olay, karayolu deniz yolu, yük, yolcu, kruvaziyer, hava kargo ile bağlantımız var. Limanlara büyük rol düşüyor ve iki kat kapasite artışı olacaksa verimlilik bu yüzden çok önemli. Avrupa yeşil dönüşüm diyor. Sınırda karbon vergileri geliyor. Eğer doğru adımları atmazsak hep beraber vergilendirileceğiz. Önemli olan kaynak bulup bu dönüşümleri tamamlayıp bir adım öne geçmek. Dolayısıyla bizim gündemimiz dijitalleşme ve yeşil dönüşüm. Yapmazsak zorlu bir dönem bizi bekliyor” diye konuştu.

“Alsancak’ın şehrin dokusunda olan bir ticari liman kimliği var”

Alsancak Limanı’na da değinen Erçelik, “Alsancak Limanı’nı ne yapacağız, yük elleçlemeye devam edecek mi? Belirli bir yük kaybı var Alsancak Limanı’ndan Aliağa limanlarına doğru. Benim fikrim; Alsancak’ın şehrin dokusunda olan bir ticari liman kimliği var, onun devam ettirilmesi yönünde. O devam ederken ilave fırsatlar da çıkabilir. Umarım o da kısa vakitte nihayetlenir. Tamamının özelleştirmesi konuşuluyordu, şimdi kısmi, yarı yarıya bir özelleştirme üzerinde duruluyor. Ben kamunun da elini çekmemesinin doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü özel sektör limanları da kendisine bir kutup yıldızı arıyor. Dünyada liman işletmeleri kamunun yatırım yaptığı sonrasında bir kullanım sözleşmelerini ihale ettiği bir düzende işletiliyor. Türkiye’de ise özel sektör eliyle yapılıyor. Dolayısıyla bir hizalama için de kamu elinin bu iş nasıl yapılırı gösterdiği bir şeylerin olmasının faydalı olduğunu, kendi güzelliğimizi görmek için referansa da ihtiyacımızın olduğunu, karşılıklı etkileşimle daha iyi bir yere geleceğini görüyorum” dedi.

“Kısa sürede çok şey yaşadık”

DND Yönetim Kurulu Başkanı Şükriye Vardar da “Türkiye limanları dünya ile rekabet edilebilecek seviyede. İlk 100’de dört limanımız var. Bizim kalite konusunda sıkıntımız yok. Kapasite ve verimliliği artırmak, daha büyük gemiler için derin su hattı inşa etmek, demiryolu, karayolu ve iç suyolu bağlantıları kritik önem taşıyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küresel tedarik zincirlerinde kriz kapıda! Liman işçileri greve gidiyor

Hindistan’da liman işçileri sendikaları, 28 Ağustos’tan itibaren ücret revizyonları ve emeklilik haklarının hemen çözüme kavuşturulmasını talep ederek ülke genelinde büyük bir grev başlatma çağrısında bulundu.

Yaklaşık 20,000 işçiyi kapsayan grev, Asya ve Avrupa limanlarındaki mevcut yoğunluk sorunlarını daha da derinleştirerek küresel ticaret ve lojistik süreçlerini olumsuz etkileyebilir.

İŞÇİLER MAAŞ VE EMEKLİLİK HAKLARI İÇİN GREVDE

Hindistan’ın Güney Tamil Nadu eyaletindeki Thoothukudi limanında yapılan toplantıda alınan grev kararı, işçilerin uzun süredir beklediği maaş ve emeklilik hakları taleplerine yanıt bulamamalarının ardından geldi.

2021 Mart ayında kurulan iki taraflı ücret müzakereleri komitesi, işçilerin taleplerine yönelik herhangi bir çözüme ulaşamazken, önceki anlaşmanın süresi Aralık 2021’de dolmuştu.

KÜRESEL TİCARET TEHLİKEDE

Grev, Hindistan’ın Chennai, Cochin ve Mumbai gibi büyük limanlarının yıllık 1.62 milyar metrik tonluk yük kapasitesini tehdit ediyor. Ayrıca, Hindistan’ın 2024 mali yılındaki 437 milyar dolarlık ihracatı ve 677 milyar dolarlık ithalatı, bu grevin küresel ticaret üzerindeki olası etkilerini artırıyor.

Hükümet ve liman yönetimlerinin, grevi önlemek için işçilerin maaş ölçekleri, birikmiş ödemeler ve mevcut haklarının korunması konusundaki taleplerini dikkate alması bekleniyor.

ABD limanlarında grev tehdidi kargo yedekleme endişelerini artırıyor

Nakliye sektörü uzmanlarına göre, Doğu Kıyısı ve Meksika Körfezi’ndeki önemli ABD limanlarında yaklaşan grev, haftalar ya da aylar sürebilecek potansiyel kargo gecikmeleri konusunda alarm veriyor. Walmart (NYSE:WMT) gibi perakende devleri, yaklaşık 45.000 liman işçisinin iş bırakabileceği 30 Eylül son tarihini bekleyerek sevkiyatlarını hızlandıran ithalatçılar arasında yer alıyor.

Bu işçileri temsil eden Uluslararası Liman İşçileri Birliği, yeni bir sözleşme için yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde 1 Ekim’den itibaren greve gitmeye hazır olduğunu belirtti. Kopenhag merkezli bir denizcilik danışmanlık firması olan Sea-Intelligence’ın analistleri, bir günlük grevin bile temizlenmesi dört ila altı gün sürecek bir yığılma yaratabileceği uyarısında bulundu. Sea-Intelligence CEO’su Alan Murphy’ye göre Ekim ayı başında bir hafta sürecek bir grev Kasım ayı ortasına kadar aksaklıkların devam etmesine neden olabilir.

Murphy ayrıca iki haftalık bir grevin liman operasyonlarını 2025 yılına kadar aksatabileceğini belirtti. Bu değerlendirme denizcilik devi A.P. Moller-Maersk tarafından da destekleniyor. A.P. Moller-Maersk, bir haftalık duraklamanın toparlanma için altı haftaya kadar süre gerektirebileceğini ve grevin devam ettiği her gün gecikmelerin artma potansiyeli olduğunu belirtti.

Grev öncesinde malların taşınması konusundaki aciliyet, nakliye maliyetlerinde keskin bir artışa yol açtı. Xeneta’nın baş analisti Peter Sand, Uzak Doğu’dan ABD’nin Doğu Kıyısı’na 40 fitlik bir konteyner için spot piyasa fiyatının Temmuz başında 10.000 doların üzerine çıktığını ve Nisan başında yaklaşık 2.100 dolar olan fiyatın önemli ölçüde yükseldiğini bildirdi. Sand, liman grevleri riskinin nakliyecilerin erken ve kararlı bir şekilde harekete geçmesini gerektirdiğini vurguladı.

Ancak, sözleşmenin sona erme tarihi yaklaştıkça önleyici sevkiyat fırsatı da azalıyor. Buna ek olarak, Kızıldeniz’deki Husi saldırılarının neden olduğu nakliye sapmaları, Asya fabrikalarından Doğu ve Körfez Kıyısı limanlarına nakliye sürelerini 45 gün veya daha fazla uzattı. Sand, bu durumu göz önünde bulundurarak, grevin gerçekleşmesi halinde malların denizde mahsur kalabileceği için önümüzdeki hafta kargo göndermenin boşuna olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Kazanç çağrısı: Hapag-Lloyd güçlü finansallarla H1 2024’e yelken açıyor

Önde gelen küresel denizcilik şirketlerinden Hapag-Lloyd, 2024 yılının ilk yarısında karşılaştığı aksaklıklara rağmen yaklaşık 0,9 milyar dolar FAVÖK ile güçlü bir mali performans bildirdi. Mayıs ve Haziran aylarında güçlü bir taleple karşılaşan şirket, müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için gemileri hızlandırmak, ağını ayarlamak ve ek konteyner siparişi vermek gibi çeşitli önlemler aldı.

Hapag-Lloyd, Aralık ayında rezervasyonlara başlaması beklenen yeni Gemini ağı için hazırlıklarını sürdürüyor. CEO Rolf Habben Jansen, Ningbo Limanı’nda meydana gelen patlamanın etkilerine değinerek, bunun operasyonları büyük ölçüde etkilemeyeceğini belirtti. Şirket, 20 milyar dolarlık özsermayesi ve 7 milyar dolarlık likidite rezerviyle güçlü bir bilançoya sahip ve ılımlı bir taşıma hacmi büyümesi, biraz daha düşük navlun oranları ve daha önce beklenenden daha yüksek FAVÖK bekliyor.

Önemli Çıkarımlar

  • Hapag-Lloyd 2024 yılının ilk yarısında yaklaşık 0,9 milyar dolar FAVÖK elde etti.
  • Beklenmeyen güçlü talep, hızlandırılmış gemi operasyonları ve ağ ayarlamaları ile karşılandı.
  • Şirket, yılın ilerleyen dönemlerinde satış ve rezervasyonlara başlayacak olan Gemini ağı ile ilerliyor.
  • Bilanço, önemli özkaynak ve likidite rezervleri ile sağlamlığını korumaktadır.
  • CEO, nakliye hacimlerinde ılımlı bir büyüme ve daha yüksek bir FAVÖK öngörüyor.
  • ABD’nin Doğu Yakası’ndaki potansiyel liman aksaklıkları ve Ningbo patlamasının etkilerine ilişkin endişeler ele alındı.

Şirket Görünümü

  • Hapag-Lloyd ılımlı taşıma hacmi büyümesi görünümünü yineledi.
  • Navlun oranlarının biraz daha düşük olması bekleniyor.
  • FAVÖK’ün daha önce öngörülenden daha yüksek olacağı tahmin ediliyor.
  • Şirket ağ güvenilirliğine ve 2030 stratejisini uygulamaya odaklanmaya devam ediyor.
  • Gemini ağına geçiş, yılın geri kalanı için önemli bir odak noktasıdır.

Ayı Açısından Önemli Noktalar

  • Piyasa, ABD’nin Doğu Yakası limanlarındaki olası aksaklıklar da dahil olmak üzere belirsizliklerle karşı karşıya.
  • Dördüncü çeyrekte talepte bir yumuşama olasılığı var.
  • Ningbo Limanı’nda meydana gelen bir patlama endişelere yol açsa da operasyonlar üzerindeki etkisinin asgari düzeyde olması bekleniyor.

Yükselişte Öne Çıkanlar

  • Mayıs ve Haziran aylarında stok eritme, ön yükleme ve tüketimin etkisiyle güçlü bir talep gözlenmiştir.
  • Küresel sipariş defteri azalıyor ancak yaşlanan filolar ve yeni çevre düzenlemeleri nedeniyle artması bekleniyor.
  • Şirketin terminal işi büyüyor ve filo ile yeni hizmet tekliflerine yönelik yatırımlar devam ediyor.

Eksiklikler

  • Görüşme sırasında spesifik bir finansal sorun ele alınmamıştır.

Soru ve Cevaplarda Öne Çıkanlar

  • CEO, daha fazla kapasiteye duyulan ihtiyaç ve daha yüksek kiralama fiyatları nedeniyle kira yükümlülüklerindeki artıştan bahsetti.
  • Sipariş defterinin önemli bir kısmının çevre düzenlemelerine uyum sağlamak ve eski gemileri hurdaya çıkarmak için yenilenmesi muhtemeldir.
  • CEO, ABD Doğu Yakası limanlarındaki potansiyel grevlerle ilgili artan endişeleri ve müşterilerin aldığı proaktif önlemleri kabul etti.

Özetle, Hapag-Lloyd (ticker not provided) 2024 yılının ilk yarısını güçlü finansal sonuçlar ve piyasa talepleri ve aksaklıklarına proaktif bir yaklaşımla geçirmiştir. Şirket stratejik hedeflerine odaklanmaya devam ediyor ve Gemini ağının yaklaşan lansmanına hazırlanıyor. Liman aksaklıkları ve piyasa belirsizlikleri gibi potansiyel zorluklarla karşı karşıya olmasına rağmen Hapag-Lloyd’un liderliği şirketin yönüne ve mali sağlığına olan güvenini ifade ediyor.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

İskenderun Limanı’nda tahliye ve yüklemeye 3 ay içinde başlanacak

Limak İskenderun Uluslararası Liman İşletmesi’nde deprem sebebiyle 6 Şubat’tan itibaren gemi tahliye ve yükleme işlemlerine geçici süre ile ara verildi.

Deprem esnasında konteynerlerin birçoğu şiddetli sarsıntı ile devrilip yan yattı veya kaydı. Depremin tetiklemesi sonucu çıkan yangın ise 13 Şubat’ta söndürüldü. Yangında dolu sahasındaki 5 bin 400 konteynerden 3 bin 670’i yandı. Depremden dolayı devrilen konteynerlerin hasar durumlarının ayrıca tespit edileceği, yaklaşık bin 730 konteynerin ise içerisindeki yüklerle birlikte yandığı belirlendi. Bu arada, Limak İskenderun Uluslararası Liman İşletmesi’nde yangın felaketi sonrasında yükleme ve boşaltma işlemlerine bir an önce geri dönebilmek için çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Limanda boş konteyneri bulunan firmaların boş konteyner kapı çıkış operasyonlarının başlatıldığı, bunun tamamlanmasının ardından, devrilen ve hasar gören konteynerlerin stok sahasına yayılarak yeniden istiflenmesi ve hasar tespit çalışmalarının başlayacağı belirtiliyor.

Edinilen bilgiye göre, Limak İskenderun Uluslararası Limanı’nda dolu konteyner kapı çıkış ve iç boşaltım operasyonlarına mart ayı içerisinde başlanması hedefleniyor. İstifleme ve sayım işlemlerinin netleşmesi ve dolu konteynerlerin incelemeye uygun alana taşınmasının ardından limana giriş konusunda planlama için irtibata geçileceği, planlama dışında limana giriş taleplerine uygunluk verilemeyeceği belirtiliyor.

Çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü limanda gemi tahliye ve yükleme operasyonlarının 3 ay içinde başlanması planlanıyor.