Türkiye-Mısır uçak seferleri iki katına çıkıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yapıtğı yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin eş başkanlığında gerçekleştirilen “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi” toplantısında, Türkiye ve Mısır arasında demir yolu, sivil havacılık ve bilgi iletişim teknolojileri alanında üç önemli anlaşmanın imzalandığını bildirdi.

Mevkidaşı Mısır Sanayi ve Ulaştırma Bakanı Kamel al-Wazir’in de toplantıya iştirak ettiğini belirten Uraloğlu, “Demir yolu Sektöründe İşbirliğinin Geliştirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı, Sivil Havacılık İdareleri Arasında Mutabakat Zaptı ile Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı olmak üzere üç anlaşma imzaladık” ifadesini kullandı.

Uraloğlu, sivil havacılık alanındaki mutabakat zaptı ile frekans konusundaki sorunların çözüme kavuşturulduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Sivil Havacılık İdareleri Arasında Mutabakat Zaptı ile iki ülke arasında haftalık 30 frekans olan yolcu seferi sayısı 67 frekansa çıkarıldı. THY İstanbul-Kahire hattında haftalık 28, AJet Sabiha Gökçen-Kahire hattında 5 frekans uçuş gerçekleştiriliyor. Mısır’ın turistik destinasyonları olan Şarm eş-Şeyh, Hurghada ve Iskenderiye’ye de taşıyıcılarımız tarafından seferler düzenlenmektedir. Bu zaptın iki ülke arasındaki ekonomik faaliyetler, ticaret ve turizm başta olmak üzere birçok sektöre olumlu katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz.”

“Karşılıklı olarak tecrübelerimizi paylaşacağız”

Demir yolu sektörüne ilişkin yapılan anlaşma hakkında bilgi veren Uraloğlu, bu mutabakat zaptı kapsamında demir yolu bakım ve onarımı, altyapının geliştirilmesi, kapasite tahsisi ve trafik yönetimi gibi alanlarda işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Uraloğlu açıklamasında, “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve Mısır Ulusal Demiryolları arasında demir yolu sektöründe işbirliğinin geliştirilmesini hedeflediğimiz mutabakat zaptı ile eğitim ve danışmanlık alanları da dahil olmak üzere tecrübe paylaşımını artırmak amacıyla teknik ziyaretler gerçekleştirilecek” bilgisini paylaştı.

Bakanlık ile Mısır Arap Cumhuriyeti İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı arasında imzalanan bilgi ve iletişim başlıklı mutabakat zaptıyla ilgili de değerlendirmede bulunan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Bu zapt ile telekomünikasyon ve posta yönetiminde bilgi ve iletişim teknolojileri politikaları geliştirilecek. Zapt, yönetim ve düzenleme, insan kaynakları geliştirme, uluslararası kuruluşlarda işbirliğimizi güçlendirme ve siber güvenlik konularını kapsıyor. Her iki ülke olarak bu alanlarda karşılıklı olarak tecrübelerimizi paylaşacağız.”

Geçiş ihlali bildirimlerinde KEP’le yüzde 96 tasarruf

ANKARA (İGFA) – Ücretli otoyollarda araçlarda HGS (Hızlı Geçiş Sistemi) etiketinin bulunmaması veya bakiye yetersizliği gibi durumlarda geçiş ücreti tahsil edilemediğinde ücret toplama sisteminde ihlalli geçiş kaydı oluşuyor.

Otoyol işleticisi şirketlerin ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine bu geçişlere ilişkin bilgi verme yükümlülüğü söz konusu.

Bilgi verme yükümlülüğü için kullanılan geleneksel yöntemler maliyet ve zaman kaybına yol açarken, kâğıt kullanımı ve lojistik ihtiyaçları nedeniyle çevreyi olumsuz etkiliyor.

İşletici şirketler tarafından araç sahiplerine yapılan bilgilendirme, geleneksel yöntemler yerine KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) ile dijital ortamda gerçekleştirilerek; kâğıt, baskı, toner, kargo, posta ve iş gücü gibi maliyetlerden yüzde 96 oranında tasarruf sağlanıyor.

İnovatif ve çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirilen proje kapsamında, Merkezi KEP Rehberi üzerinden araç sahiplerinin KEP adresleri tespit edilerek, ihlalli geçiş bildirimleri dakikalar içinde muhatabına iletilebiliyor. KEP; maliyet, zaman ve iş gücü tasarrufunun yanı sıra, güvenli ve yasal bir iletişim imkânı da sağlıyor. Bu sistem, kâğıt ve lojistik ihtiyaçlarını ortadan kaldırarak ağaçların kesilmesini önlüyor ve karbon ayak izini azaltıyor. Böylece KEP, kullanıcılarına çevre dostu bir yaklaşım sunmuş oluyor.

Otoyol ihlalli geçiş bildirimlerinde KEP kullanımının avantajları hakkında bilgiler veren TÜRKKEP Genel Müdürü Olcay Yıldız, KEP’in ülkemizdeki kullanım oranı her geçen gün artmaya devam ettiğine dikkati çekerek, “Öyle ki KEP; maliyet tasarrufu, güvenli ve yasal iletişim imkânı ve çevre dostu yaklaşımı gibi avantajları nedeniyle artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. TÜRKKEP olarak Otoyol A.Ş. ile çok önemli bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliği sayesinde bireysel ve ticari araçların Otoyol A.Ş. sorumluluğundaki Osmangazi Köprüsünün dahil olduğu İstanbul-İzmir Otoyolunda gerçekleştirdikleri ihlalli geçişlere ilişkin bilgilendirme, artık KEP sistemi üzerinden muhataplarına iletiliyor. BTK’nın (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) hayata geçirdiği Merkezi KEP Rehberi uygulaması bu ve benzeri birçok projenin gerçekleşmesine olanak sağladı. Otoyol A.Ş.’de olduğu gibi KEP hizmetini kullanan şirketler ve kurumlar, TÜRKKEP sistemlerine entegre olan Merkezi KEP Rehberi üzerinden karşı tarafın KEP adresini kolaylıkla sorgulayabiliyor ve dakikalar içinde ileti gönderebiliyor” diye konuştu.

TÜRKKEP ile yapılan iş birliğini değerlendiren Otoyol A.Ş. Bilgi Teknolojileri Müdürü Ekrem Gürses ise, “6001 sayılı kanun uyarınca, özel işletmede bulunan otoyollardaki ihlalli geçişlere ilişkin araç sahiplerinin bilgilendirilmesi yasal bir zorunluluktur. Otoyol A.Ş. olarak TÜRKKEP ile yaptığımız çalışma sonrasında bu bildirimlerin önemli bir kısmı KEP ile yapılmaya başlandı. Bu uygulama ihlalli geçiş bildirimlerinin maliyetlerinde %96 oranında tasarruf sağladı. Merkezi KEP Rehberi üzerinden araç sahiplerinin KEP adreslerinin tespit edilmesiyle, ihlalli geçiş bildirimlerimizi güvenli ve yasal bir şekilde dijital ortamda gerçekleştirebiliyoruz. Bu çalışma ile özellikle insan kaynağının doğru kullanımı ve zaman yönetimi açısından ciddi oranda operasyonel bir verim sağladık. Ayrıca, bildirimlerin dijitalleşmesiyle kâğıt ve postalama gibi ihtiyaçları ortadan kaldırıp karbon ayak izimizi azaltarak çevrenin korunmasına katkı sağlıyoruz” dedi.

Lojistik karmaşıklaşıyor güçlü sözleşmelere ihtiyaç artıyor

Türkiye’de taşımacılık sektörü lojistik sektörüne dönüştükçe ve uluslararası ticarette daha etkin bir rol aldıkça iş süreçleri daha da karmaşıklaşıyor. Denizyolu, karayolu ve demiryolunu içeren intermodal taşımacılığın getirdiği yenilikler yanı sıra dijitalleşme ve teknolojik gelişmeler de lojistik sektöründe hukuki sözleşmelerin de kapsamını genişletiyor ve yeni tanımlamaları gerekli kılıyor.

Lojistik karmaşıklaşıyor güçlü sözleşmelere ihtiyaç artıyor

Karmaşık süreçler gerek iç gerekse dış lojistik faaliyetlerde hukuki ihtilafların da artmasına neden oluyor. Bir başka hukuki sorun alanı da firmalar ile ağır vasıta sürücüleri arasındaki sözleşmelerde odaklanıyor. Tazminat doğurucu işlemlerdeki artışlar lojistik ve taşımacılık sektöründe çerçevesi iyi çizilmiş hukuki sözleşmelere olan talebi de artırıyor. İyi hazırlanmamış sözleşmeler nedeniyle iş süreçlerinde aksamalar meydana gelirken, tüm taraflar için mağduriyet doğurucu sonuçlar ortaya çıkıyor. Taşınan yükler yanı sıra araç ve sürücü sigortalarında da daha karmaşık sigortalama modelleri gündeme geliyor.

Bu yönüyle sigortacılık sektörü ile lojistik sektörü arasındaki sözleşmelerde ve poliçelerde yaşanabilecek muhtemel hukuki ihtilafları en aza indirme çabası da önem kazanıyor. Tüm bu ihtiyaçlardan yola çıkan Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) hem taşımacılık sektörüne hem de kendi üyelerine rehber olmak amacıyla örnek vakaları ve standart sözleşme örneklerini içeren kapsamlı bir çalışma hazırladı.

10 yıllık birikim kitap oldu

Uluslararası Nakliyeciler Derneği kuruluşunun 54’üncü yılında imza attığı bu önemli çalışma ile sektör firmalarını hukuki durumlar karşısında bilgilendirmek ve sözleşmeler başta olmak üzere tartışmalı konularda sektör paydaşlarına kaynaklık yapmak üzere “Taşımacının Başucu Kitabı” isimli kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.

10 yıllık birikimin bir ürünü olarak nitelenen ve konusunda uzman avukatlar tarafından hazırlanan kitapta, taşımacıların karşılaştıkları hukuki durumlarda neler yapacakları yer alırken; sözleşme, talimat ve tutanak örnekleri de bulunuyor. Bu çalışmanın üye kuruluşlara lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinin her aşamasında ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafları önlemeyi ve yeni sözleşmelere de ışık tutması amaçlanıyor.

Sözleşme örnekleri de bulunuyor

Uluslararası Nakliyeciler Derneği üyesi firmaların 70’den fazla ülkeye taşıma yaptığını belirten UND Başkanı kitapla ilgili olarak şunları söyledi; “ Gittiğimiz ülkelerde hepimiz sorunlarla karşılaşıyoruz.

Hukuki meselelerde ne yapmamız gerektiği konusunda maalesef bilgi eksikliklerimiz var. UND üyelerinin ihtiyaç duyduklarında ellerinin altında olması için Taşımacının Başucu Kitabı isimli bu çalışmayı hazırladık. Taşımacılarımız bu kitap içinde günlük operasyonları çerçevesinde ihtiyaç duyduğu sözleşme örneklerini bulabilecek ve kendi iş yapış modellerine uyumlu hale getirerek faaliyetlerinde kullanabilecekler”.

UND Başkanı Aras, Taşımacının Başucu Kitabı’nın alanında uzman hukukçular tarafından oluşturulduğunu ifade ederek, “Sektörümüze maksimum fayda sağlayacak ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek nitelikteki bu kitapta; sektörümüzün ihtiyaç duyduğu CMR & TTK (Türk Ticaret Kanunu), Gümrük ve Kaçakçılık Kanunu, İş Kanunu, Sigorta Sorumlulukları, KVKK ve bunlarla sınırlı olmamak üzere faaliyet alanlarını içeren tüm sözleşme, talimat, tutanaklar ve pratikte bunların uygulanmasını içeren bilgi notları yer alıyor” dedi.

Kitapta pratik bilgiler ve örnek vakalar var

Taşımacının Başucu Kitabı ile özellikle kara taşımacılığı sektöründe, pratik bilgilere ulaşmasının sağlanması hedefleniyor. Düzenlenen işveren – işçi arası ilişkiler süreci, dış ticarette tedarik, yükleme, boşaltma dahil eşya taşıma süreci, gümrükleme süreci, depolama süreci ve sigorta süreci de dahil olmak üzere örnek sözleşmeler, belgeler, tutanaklar kitapta yer alıyor. Bu evrakların neden, nasıl ve kimler tarafından düzenleneceğinin kolayca anlaşılması hedefleniyor. Kitapta, sözleşmelerin ve her türlü bilgi ve belgenin görsellerinin ve/veya örnekleri bulunuyor. Akademik bilgiden ziyade uygulamalardan edinilen pratik bilgiler yalın bir şekilde ele alınıyor.