As­ya’dan Avrupa’ya uzanan deniz hatlarına ev sahipliği yapan büyük limanlarda yoğunluk yaşanıyor

Süveyş Kanalı’ndan ve dolayısıyla Kızılde­niz’den 2023’ten bu yana yaklaşık 24 bin ge­mi geçti. Dünya ticaretinin yüzde 12-13’ü, dünya kon­teyner trafiğinin yüzde 20- 25’i, deniz petrolünün yak­laşık yüzde 10’u ve sıvılaştı­rılmış doğal gazın da yüzde 8’i Kızıldeniz geçişleriyle adreslerine ulaşıyor.

Dünya’dan Necmi Çelik’in haberine göre, kü­resel perakendecilerin ve üretici kuruluşların teda­rik zincirindeki aksamala­rı dikkate alarak yılın geri kalan bölümü için stokları güçlendirme çabası lojis­tik rotalar üzerindeki bas­kıyı daha da artırıyor. Kı­zıldeniz krizi, küresel de­nizyolu trafiğini ve ticareti önemli ölçüde bozarken, bu zorlu durumun uzun sü­re devam etmesi bekleni­yor. Ekim 2023’te 1.390 do­larda seyreden deniz nav­lunlarının Ocak 2024’ten bu yana üç kat arttığı düşü­nülünce tablo daha net an­laşılır hale geliyor.

ZORLUKLAR UZUN SÜRE GÜNDEMDE KALACAK

Öte yandan Asya’dan Av­rupa’ya gerçekleşen trafik­te Ümit Burnu rotası üzerin­de yer alan Singapur başta olmak üzere önemli liman­larda büyük yoğunluk ya­şanıyor. Çin’in Şangay ile birlikte önemli limanların­da yoğunluk artarken, dün­yanın en büyük ikinci kon­teyner limanı Singapur Port ise son 20 ayın en sıkışık dö­nemine tanık oluyor.

ZORLUKLAR UZUN SÜRE GÜNDEMDE KALACAK

Öte yandan Asya’dan Av­rupa’ya gerçekleşen trafik­te Ümit Burnu rotası üzerin­de yer alan Singapur başta olmak üzere önemli liman­larda büyük yoğunluk ya­şanıyor. Çin’in Şangay ile birlikte önemli limanların­da yoğunluk artarken, dün­yanın en büyük ikinci kon­teyner limanı Singapur Port ise son 20 ayın en sıkışık dö­nemine tanık oluyor.

Konteyner gemilerinin yüzde 90’ından fazla bö­lümünün limanlara he­deflenen zamanlarda ula­şamadığı, elleç­lemelerde ciddi aksamaların meyda­na geldiği ve limanlar­da demir atmış ve sırasının bekleyen gemi sayısının da arttığı belirtiliyor. Kon­teyner talebinin de yükle­me ve boşaltmalardaki ge­cikmeler nedeniyle önem­li oranda arttığına dikkat çekiliyor.

Bu durumun Av­rupa’nın büyük limanla­rı Hamburg, Roterdam, Fe­lixstowe, Antwerp ve Bre­men’e de yansıma riski de endişe yaratıyor. Bu rota­da yer alan önde gelen li­manlardan birinin yetkilisi tabloyu, “Bu zorluklar da­ha uzun süre gündemimiz­de kalacak görünüyor. Po­tansiyel olarak limanlarda gözlenen tıkanıklığın As­ya’dan Avrupa’ya genişle­mesini bekliyoruz” sözle­riyle özetliyor.

“KISA VADELİ ANLAŞMALAR YAPILMALI”

Lojistik sektörünün önde gelen şirketlerinden TruK­Ker’ın Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Av­rupa & BDT Omnilog Ge­nel Müdürü Hakan Arı­kan, navlun piyasaların­daki gelişme­lerle ilgili olarak “2024 yılı içinde kara yolu navlunla­rı düşüş eğilimi gösteriyor. TruKKer olarak hem teda­rikçi hem de müşterilerimi­zi desteklemek adına aylık ve üç aylık eskalasyon ra­porları sunmaktayız. Nav­lundaki dalgalanmalar ne­deniyle, uzun vadeli anlaş­malar yerine daha kısa ve orta vadeli anlaşmalar ya­pılmasını öneriyoruz”dedi.

“YENİ ZORLUKLAR YAŞANABİLİR”

2024 yılı genelinde deniz­yolu navlun piyasalarında önemli gelişmeler yaşandığı­nı ve süreci yakından izledik­lerini belirten Hakan Arıkan şu değerlendirmede bulun­du; “Pandemi çıkışı kendini göstermeye başlayan ancak en büyük etkilerini gördüğü­müz küresel ekonomik iyi­leşme, tedarik zinciri dönü­şümleri ve enerji geçişinin etkileri, müşterilerimi­zin taleplerini ve tüm modellerde taşıma işlerinin maliyetlerini doğrudan etki­ler duruma geldi.

Dünya ge­nelindeki siyasi belirsizlik­ler, ticaret politikaları ve am­bargolar, deniz yollarındaki navlun fiyatlarını ve rotaları ciddi şekilde etkilemeye de­vam ediyor. Özellikle strate­jik bölgelerdeki gerginlikler, deniz taşımacılığına olan ta­lebi ve maliyetleri etkileyen önemli bir faktör olarak kar­şımıza çıkıyor. “

KIZILDENİZ GERİLİMİ HAVA KARGOYA TALEBİ ARTIRIYOR

E-ticaret sektörünün ya­rattığı talebin yanı sıra Kızıl­deniz’deki gerilimin de ha­vayolu taşımacılığını ön pla­na çıkardığını vurgulayan Globelink Ünimar İcra Ku­rulu Başkanı Fatih Baş, “Ge­rilimin etkisiyle beraber bu güzergahı kullanan gemi­lerin çok büyük çoğunluğu rotasını değiştirerek farklı taşıma alternatifleri­ne yöneldi. Havayo­lu taşımacılığı, bu tür zorluklarla başa çık­mak için oldukça et­kili bir yöntem ancak maliyetlerin yüksek olması ve yük taşıma kapasitelerinin diğer taşıma yöntemlerine göre kısıtlı ol­ması bazı dezavantajları da beraberinde getiriyor”dedi.

Havayolu taşımacılığın­daki artışa dikkat çe­ken Fatih Baş, dış ticaret sektörün­de deniz yolla­rının ağırlıklı pay oluş­turma­ya de­vam ettiği­ni belirte­rek,”Kızıldeniz krizinden önce daha az talep gören ha­vayolu taşımacılığının alter­natif taşımacılık arayışında kritik bir çözüm olduğunu vurgulayan Fatih Baş, “Özellikle e-tica­retin hızla büyüme­si, lojistik sektörün­de yeni dinamikler oluşturdu.

Yükleri­nin hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşması­nı isteyenler diğer taşıma al­ternatiflerinin yerine hava­yolu taşımacılığına olan ta­lebi artmasında etkili oldu. Ayrıca, son zamanlarda ya­şanan krizler ve artan mali­yetler de birçok şirketi daha esnek ve hızlı lojistik çözüm­leri aramaya yöneltti.Hava­yolu taşımacılığında artan talep, sektördeki büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor”diye konuştu.

“TRANSİT SÜRELER DRAMATİK ŞEKİLDE ARTTI”

Hakan Arıkan, Kızılde­niz’deki güncel krizlerin taşımacılık sektörü üze­rindeki olumsuz etkile­rinin sektörde belirsizlik yarattığına işaret ederek şunları söyledi;

“Kızıldeniz’deki krizler nedeniyle taşımacılık maliyetlerinde ciddi ar­tışlar yaşanıyor ve teslim süreleri de gecikiyor. Ka­nal geçişlerine alterna­tif olarak deniz yolunda eskiye dönüş yapılma­sı ve yeni rotaların Ümit Burnu olarak şekillenmesi nedeniyle transit süreler dramatik bir şekilde art­mış durumda. TruKKer olarak kara, deniz, hava ile birlikte intermodal ta­şımacılık yöntemlerini de kullanan deneyimli eki­bimiz ile müşterilerimi­zin bu olumsuzluklardan etkilenmeden ticaretleri­ne devam edebilmesi için sürekli olarak rota geliştir­me çalışmaları yapıyoruz. Özellikle zaman hassa­siyeti olan ticari taşı­malar için karayolu alternatif veya dü­zenli yükler için lokal armatör­ler ile butik denizyolu çözümle­ri suna­bilmekte­yiz.”

patronlardunyasi.com

Ukrayna’da çatışmaların ortasında tahıl ihracatında artış görüldü

Rusya’nın yoğunlaşan askeri saldırganlığı karşısında Ukrayna, Karadeniz bölgesindeki askeri ilerlemelerden faydalanarak bu yaz tahıl ihracatını önemli ölçüde arttırmayı başardı.

Buğday ve mısırda önemli bir küresel üretici olan ülke, tarihsel olarak aylık yaklaşık 6 milyon ton tahıl ihracatı için Karadeniz’e bel bağlamıştır. Devam eden çatışmalara rağmen Ukrayna’nın tahıl satışları, özellikle de küresel fiyatlar zayıf seyretmeye devam ederken, ekonomisi için hayati önem taşımaya devam ediyor.

Ukrayna’nın UGA tüccarlar birliği, Rus güçlerinin Karadeniz’deki Odesa limanı ve Tuna Nehri üzerindeki İzmail gibi önemli ihracat noktalarını hedef almasına rağmen Temmuz ayında gıda ihracatının Temmuz 2023’e kıyasla iki kattan fazla artarak 4,2 milyon metrik tonu aştığını bildirdi.

Bu limanlar tahılın Avrupa’ya taşınması için hayati önem taşıyor. Temmuz ayında yapılan ihracatın varış noktaları açıklanmadı ancak tarihsel olarak Ukrayna buğdayı ağırlıklı olarak İspanya, Mısır ve Endonezya’ya satılırken, mısır ihracatı da ağırlıklı olarak İspanya ve Çin’e yapılıyordu.

Son ihracat artışı yeni sezon buğdayını ve geçen yılın önemli hasadından elde edilen mısırı içeriyor. Temmuz ayında Ukrayna Odesa üzerinden 3,7 milyon ton, Tuna üzerinden ise 569.000 ton tarım ürünü ihraç etti. Bu rakamlar, Temmuz 2023’te söz konusu güzergahlardan ihraç edilen 291.000 ton ve 2,07 milyon tona kıyasla önemli bir artış anlamına geliyor.

LSEG nakliye verilerine göre ayrıca, Haziran ve Temmuz aylarında Ukrayna’nın diğer operasyonel Karadeniz limanları olan Chornomorsk ve Pivdennyi’den Rotterdam ve İspanya’nın Cartegna limanına altı mısır sevkiyatı yapıldı. Çin, Mısır ve Türkiye’ye yapılan ilave sevkiyatlar da Kpler tarafından kaydedildi.

Geçen ayki satışlardaki artışa rağmen, ASAP tarım danışmanlık şirketinin tahminlerine göre, 2024/25 sezonundaki toplam ihracatın olumsuz hava koşulları ve devam eden savaş nedeniyle düşmesi bekleniyor. Ukrayna’dan yapılan tahıl ihracatının yılda 14,5 milyon ton düşerek neredeyse on yılın en düşük seviyesi olan 35 milyon tona gerileyeceği tahmin ediliyor.

Ukrayna, BM destekli Karadeniz tahıl ihracatı girişiminin geçen yıl çökmesinin ardından bir nakliye koridoru oluşturdu. Rusya’nın Karadeniz Filosu savaşa hazır savaş gemilerinin çoğunu işgal altındaki Kırım’dan başka yerlere taşıdığı için bu mümkün oldu.

İyileşen güvenlik durumu, sigorta ve navlun fiyatlarının düşmesine yol açarak Ukrayna ihracatının rekabet gücünü arttırdı. Kiev’in önündeki zorluk, deniz taşımacılığı için erişilebilir limanlarının işlevselliğini korumak.

Büyük gemi hasarlarından kaçınılmasına rağmen, Ukrayna limanları çok sayıda füze ve drone saldırısına maruz kaldı. Ukrayna Liman İdaresi Başkan Yardımcısı Dmytro Barinov’a göre bu saldırıların hassasiyeti, Rusya’nın Ukrayna’nın ihracat kabiliyetlerini engellemek için kasıtlı bir girişimde bulunduğunu gösteriyor.

Ülkenin donanma şefi Koramiral Oleksiy Neizhpapa’nın da belirttiği gibi, hava savunma kuvvetleri ve füze sistemleri de dâhil olmak üzere Ukrayna ordusu limanlara giren ve çıkan gemilere koruma sağlıyor. Ancak enerji kesintileri gibi zorluklar liman operasyonlarını ve ihracatı aksatmaya devam ediyor.

Ukrayna limanlarına giren gemiler için savaş riski primlerinin maliyeti endişe yaratıyor; son zamanlarda gemi değerinin %1,2’sine kadar ulaşan teklifler söz konusu olsa da indirimler mevcut.

Bu primler Kasım ayında Pivdennyi’de bir füze saldırısının bir gemiye zarar vermesinin ardından artış gösterdi, ancak güvenlik koşullarının kötüleşmesi halinde maliyetler artabilir. Sigortacılar durumu yakından takip ediyor ve savaş riskleri sigorta oranlarını buna göre ayarlayabilirler.

Lloyd’s Market Association’ın denizcilik ve havacılık başkanı Neil Roberts’ın bildirdiğine göre, faaliyette olduğu bir yıl boyunca Ukrayna’nın deniz koridoru, 39 milyon tonu tarımsal ürün olmak üzere 2.059 gemiyle 46 ülkeye 57,7 milyon ton yükün ulaştırılmasını kolaylaştırdı. Bireysel sigortacılar, gelişen risklere göre uygun oranları belirlemek için durumu değerlendirmeye devam ediyor.

Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

TÜSMOD Üretim ve Hizmet Satınalma Enflasyonu, Temmuz ayında bir önceki aya göre %1.58 artış gösterdi

Foreks – TÜSMOD Üretim ve Hizmet Satınalma Enflasyonu Temmuz 2024 sonuçları açıklandı.

Buna göre TÜSMOD Üretim ve Hizmet Satınalma Enflasyonu, Temmuz ayında bir önceki aya göre %1.58 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %19.68 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %36.63 artış gösterdi.

Kategori bazında, Temmuz ayında en yüksek satınalma enflasyonu %6.08 ile Navlun fiyatlarında görülürken, en düşük satınalma enflasyonu ise %2.17 azalış ile Gıda fiyatlarında görüldü.

TÜSMOD Genel Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 658.77 olarak bir önceki aya göre %1.58 artarken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %19.68 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %36.63 artış gösterdi.

TÜSMOD Metal Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 267.03 olarak bir önceki aya göre %1.50 azalırken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4.46 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %15.22 artış gösterdi. 

TÜSMOD Plastik Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 87.59 olarak bir önceki aya göre %0.14 azalırken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4.13 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %2.15 artış gösterdi. 

TÜSMOD Enerji Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 1014.92 olarak bir önceki aya göre %2.52 artarken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %9.67 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %24.15 artış gösterdi. 

TÜSMOD Gıda Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 469.83 olarak bir önceki aya göre %2.17 azalırken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %18.53 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %37.88 artış gösterdi. 

TÜSMOD Hizmet Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 1453.86 olarak bir önceki aya göre %2.90 artarken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %33.37 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %55.59 artış gösterdi.

TÜSMOD Navlun Fiyat Endeksi, 2024 yılı Temmuz ayında 217.80 olarak bir önceki aya göre %6.08 artarken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %44.85 artış ve bir önceki yılın aynı ayına göre %48.31 artış gösterdi.

Metal Fiyat Endeksinde en yüksek artış %4.17 ile Düz Yuvarlak Çelik’te görülürken, en yüksek düşüş %13.87 ile Kalay’da görüldü. Bunu %13.04 düşüş ile Alüminyum ve %11.96 düşüş ile Çinko izledi.

Plastik Fiyat Endeksinde en yüksek artış %0.74 ile PA fiyatlarında görülürken, en yüksek düşüş %1.59 ile HIPS’te görüldü. Bunu %0.34 azalış ile PVC izledi.

Enerji Fiyat Endeksinde en yüksek artış %12.28 ile Yurtiçi LNG’de görülürken, bunu %8.65 ile Yurtiçi LPG ve %6.85 ile Kok Kömürü izledi. En yüksek düşüş ise %21.38 ile Global Doğalgaz‘da görülürken bunu %6.26 ile Brent Petrol izledi.

Gıda Fiyat Endeksinde Kırmızı Et %4.75 ve Beyaz Et %3.32 düşüş gösterdi. Meyve ve Sebze grubu ise sırasıyla %0.19 ve %0.50 rtış gösterdi. Gıda grubunda en yüksek artış %0.50 ile Sebze’de görülürken, en yüksek düşüş ise %10.55 ile Global Pirinç’te görüldü.

Hizmet Fiyat Endeksinde en yüksek artış %17.94 ile Konteyner Nakliye’de görülürken, bunu %6.45 ile Konaklama ve %5.53 ile Sigorta izledi. Hizmet grubunda Temmuz ayında fiyatı en çok düşen emtia %0.20 ile Hava Kargo Nakliye oldu.

Navlun Fiyat Endeksinde Yurtiçi Nakliye %5.33 artış gösterirken, Hava Kargo Nakliye %0.20 düşüş ve Konteyner Nakliye %17.94 artış gösterdi.

TÜSMOD Emtia Fiyat Endeksi, Dünya borsa fiyatlarını, TÜIK verilerini, Piyasa fiyatlarını kullanarak oluşturulmakta olup, şirketlerin satınalma fiyatlarındaki değişimi ölçümlemektedir. 2013 Ocak ayından bu yana her ayın 3.haftasında yayımlanmaktadır. 

TÜSMOD Emtia Fiyat Endeksi, 31 Aralık 2012 fiyatlarını 100 olarak baz almaktadır.

ABD limanlarında grev tehdidi kargo yedekleme endişelerini artırıyor

Nakliye sektörü uzmanlarına göre, Doğu Kıyısı ve Meksika Körfezi’ndeki önemli ABD limanlarında yaklaşan grev, haftalar ya da aylar sürebilecek potansiyel kargo gecikmeleri konusunda alarm veriyor. Walmart (NYSE:WMT) gibi perakende devleri, yaklaşık 45.000 liman işçisinin iş bırakabileceği 30 Eylül son tarihini bekleyerek sevkiyatlarını hızlandıran ithalatçılar arasında yer alıyor.

Bu işçileri temsil eden Uluslararası Liman İşçileri Birliği, yeni bir sözleşme için yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde 1 Ekim’den itibaren greve gitmeye hazır olduğunu belirtti. Kopenhag merkezli bir denizcilik danışmanlık firması olan Sea-Intelligence’ın analistleri, bir günlük grevin bile temizlenmesi dört ila altı gün sürecek bir yığılma yaratabileceği uyarısında bulundu. Sea-Intelligence CEO’su Alan Murphy’ye göre Ekim ayı başında bir hafta sürecek bir grev Kasım ayı ortasına kadar aksaklıkların devam etmesine neden olabilir.

Murphy ayrıca iki haftalık bir grevin liman operasyonlarını 2025 yılına kadar aksatabileceğini belirtti. Bu değerlendirme denizcilik devi A.P. Moller-Maersk tarafından da destekleniyor. A.P. Moller-Maersk, bir haftalık duraklamanın toparlanma için altı haftaya kadar süre gerektirebileceğini ve grevin devam ettiği her gün gecikmelerin artma potansiyeli olduğunu belirtti.

Grev öncesinde malların taşınması konusundaki aciliyet, nakliye maliyetlerinde keskin bir artışa yol açtı. Xeneta’nın baş analisti Peter Sand, Uzak Doğu’dan ABD’nin Doğu Kıyısı’na 40 fitlik bir konteyner için spot piyasa fiyatının Temmuz başında 10.000 doların üzerine çıktığını ve Nisan başında yaklaşık 2.100 dolar olan fiyatın önemli ölçüde yükseldiğini bildirdi. Sand, liman grevleri riskinin nakliyecilerin erken ve kararlı bir şekilde harekete geçmesini gerektirdiğini vurguladı.

Ancak, sözleşmenin sona erme tarihi yaklaştıkça önleyici sevkiyat fırsatı da azalıyor. Buna ek olarak, Kızıldeniz’deki Husi saldırılarının neden olduğu nakliye sapmaları, Asya fabrikalarından Doğu ve Körfez Kıyısı limanlarına nakliye sürelerini 45 gün veya daha fazla uzattı. Sand, bu durumu göz önünde bulundurarak, grevin gerçekleşmesi halinde malların denizde mahsur kalabileceği için önümüzdeki hafta kargo göndermenin boşuna olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Kanada iş anlaşmazlığı nedeniyle demiryollarının kapanmasına hazırlanıyor

Kuzey Amerikalı endüstri grupları ve nakliyeciler, Kanada’nın iki büyük demiryolu şirketi Canadian National Railway (TSX:CNR) ve Canadian Pacific (NYSE:CP) Kansas City’nin eşzamanlı bir duruş yaşayabileceği için önemli bir kesinti olasılığıyla karşı karşıya. Milyarlarca dolarlık ekonomik zarara yol açabilecek bu durum, Kanada’nın tahıl, otomobil ve kömür gibi çeşitli mallar için demiryolu taşımacılığına olan büyük bağımlılığı nedeniyle yaygın bir endişeye yol açtı.

Pulse Canada’nın kamu işlerinden sorumlu başkan yardımcısı Greg Northey, malların taşınması üzerinde yaratacağı etkinin ciddiyetine vurgu yaparak, olası duraklamayı bir “felaket” olarak nitelendirdi.

Demiryolu şirketleri ile Teamsters sendikası arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi, karşılıklı kötü niyet suçlamalarına yol açtı. Her iki demiryolu işletmecisi de bir iş anlaşmasına varılamaması halinde 22 Ağustos’ta işçileri işten çıkarmaya başlayacaklarını belirtirken, sendika da aynı tarihte greve gitmeye hazır olduğunu açıkladı.

Sektör grupları, Başbakan Justin Trudeau ve Çalışma Bakanı Steven MacKinnon liderliğindeki Liberal hükümeti müdahale etmeye ve iş bırakma eylemini önlemeye çağırıyor. Demiryollarının önemi, yılda yaklaşık 380 milyar C$ (277 milyar $) değerinde malın taşınması ile vurgulanmaktadır. Kanada İş Konseyi, milyonlarca Kanadalı istihdam üzerindeki potansiyel etkiyi aktararak, kesintiyi ürkütücü olarak nitelendirdi.

Yaklaşan duraklama, Kanada ve ABD arasındaki yakın ekonomik bağlar nedeniyle ABD yük trafiğini de etkileme tehdidinde bulunuyor. Kanada mallarının yaklaşık %75’ini ABD’ye ihraç ediyor ve CN ve CPKC’nin demiryolu ağları ABD’nin birçok büyük demiryolu ve nakliye merkezine bağlı.

CN, Perşembe gününden itibaren Kanada’dan gelen tehlikeli maddeler, güvenlik açısından hassas yükler veya soğutmalı konteynerler için yeni rezervasyonlara ve Cuma gününden itibaren çeşitli ABD merkezlerinden gelen tüm intermodal trafiğe ambargo uygulayacağını duyurdu.

ABD’li demiryolu işletmecisi Norfolk Southern (NYSE:NSC) da CN ve CPKC’nin ağlarına giden ya da bu ağlardan gelen tehlikeli ve güvenlik açısından hassas yüklere ambargo uygulamaya başladı.

Olası demiryolu kesintisi, ABD’li lojistik firması C.H. Robinson’u sınırın her iki tarafında ek kamyon kapasitesi aramaya yöneltti. Firmanın üst düzey yöneticilerinden Scott Shannon, Kanada’daki tüm trenlerin durması halinde ortaya çıkabilecek benzeri görülmemiş düzeydeki aksaklıkların altını çizdi.

Durumun ele alınması için hükümet üzerindeki baskı artarken, endüstri grupları Bakan MacKinnon’un anlaşmazlığı ülkenin çalışma ilişkileri kuruluna havale etme yetkisine sahip olduğuna ve bunun bir duraklamayı önleyebileceğine dikkat çekiyor. MacKinnon şu ana kadar müzakere edilmiş bir çözümü tercih ettiğini ifade etti.

Demiryollarının durmasının ekonomik yansımaları şimdiden hesaplanmaya başlandı. Morgan Stanley bu hafta başında müşterilerini Glencore’un (OTC:GLNCY) Elk Valley Resources biriminden kömür sevkiyatının aksaması nedeniyle haftada 100 milyon dolardan fazla vergi öncesi kazanç kaybedebileceği konusunda uyardı. Bu arada Kanada Kimya Endüstrisi Birliği, içme suyu kalitesinin korunması için hayati önem taşıyan klor sevkiyatlarına ilişkin endişelerini dile getirdi.

CEO Bob Masterson, tipik olarak taşınan mal hacmi için demiryolu taşımacılığına uygun bir alternatif olmadığını vurgulayarak, demiryolu kapasitesini telafi etmek için kamyon taşımacılığı kaynaklarının yetersizliğine dikkat çekti.

Bahsedilen para birimi dönüşüm oranı 1 $ – 1.3721 Kanada dolarıdır.

Bu makaleye Reuters katkıda bulunmuştur.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Kazanç çağrısı: Hapag-Lloyd güçlü finansallarla H1 2024’e yelken açıyor

Önde gelen küresel denizcilik şirketlerinden Hapag-Lloyd, 2024 yılının ilk yarısında karşılaştığı aksaklıklara rağmen yaklaşık 0,9 milyar dolar FAVÖK ile güçlü bir mali performans bildirdi. Mayıs ve Haziran aylarında güçlü bir taleple karşılaşan şirket, müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için gemileri hızlandırmak, ağını ayarlamak ve ek konteyner siparişi vermek gibi çeşitli önlemler aldı.

Hapag-Lloyd, Aralık ayında rezervasyonlara başlaması beklenen yeni Gemini ağı için hazırlıklarını sürdürüyor. CEO Rolf Habben Jansen, Ningbo Limanı’nda meydana gelen patlamanın etkilerine değinerek, bunun operasyonları büyük ölçüde etkilemeyeceğini belirtti. Şirket, 20 milyar dolarlık özsermayesi ve 7 milyar dolarlık likidite rezerviyle güçlü bir bilançoya sahip ve ılımlı bir taşıma hacmi büyümesi, biraz daha düşük navlun oranları ve daha önce beklenenden daha yüksek FAVÖK bekliyor.

Önemli Çıkarımlar

  • Hapag-Lloyd 2024 yılının ilk yarısında yaklaşık 0,9 milyar dolar FAVÖK elde etti.
  • Beklenmeyen güçlü talep, hızlandırılmış gemi operasyonları ve ağ ayarlamaları ile karşılandı.
  • Şirket, yılın ilerleyen dönemlerinde satış ve rezervasyonlara başlayacak olan Gemini ağı ile ilerliyor.
  • Bilanço, önemli özkaynak ve likidite rezervleri ile sağlamlığını korumaktadır.
  • CEO, nakliye hacimlerinde ılımlı bir büyüme ve daha yüksek bir FAVÖK öngörüyor.
  • ABD’nin Doğu Yakası’ndaki potansiyel liman aksaklıkları ve Ningbo patlamasının etkilerine ilişkin endişeler ele alındı.

Şirket Görünümü

  • Hapag-Lloyd ılımlı taşıma hacmi büyümesi görünümünü yineledi.
  • Navlun oranlarının biraz daha düşük olması bekleniyor.
  • FAVÖK’ün daha önce öngörülenden daha yüksek olacağı tahmin ediliyor.
  • Şirket ağ güvenilirliğine ve 2030 stratejisini uygulamaya odaklanmaya devam ediyor.
  • Gemini ağına geçiş, yılın geri kalanı için önemli bir odak noktasıdır.

Ayı Açısından Önemli Noktalar

  • Piyasa, ABD’nin Doğu Yakası limanlarındaki olası aksaklıklar da dahil olmak üzere belirsizliklerle karşı karşıya.
  • Dördüncü çeyrekte talepte bir yumuşama olasılığı var.
  • Ningbo Limanı’nda meydana gelen bir patlama endişelere yol açsa da operasyonlar üzerindeki etkisinin asgari düzeyde olması bekleniyor.

Yükselişte Öne Çıkanlar

  • Mayıs ve Haziran aylarında stok eritme, ön yükleme ve tüketimin etkisiyle güçlü bir talep gözlenmiştir.
  • Küresel sipariş defteri azalıyor ancak yaşlanan filolar ve yeni çevre düzenlemeleri nedeniyle artması bekleniyor.
  • Şirketin terminal işi büyüyor ve filo ile yeni hizmet tekliflerine yönelik yatırımlar devam ediyor.

Eksiklikler

  • Görüşme sırasında spesifik bir finansal sorun ele alınmamıştır.

Soru ve Cevaplarda Öne Çıkanlar

  • CEO, daha fazla kapasiteye duyulan ihtiyaç ve daha yüksek kiralama fiyatları nedeniyle kira yükümlülüklerindeki artıştan bahsetti.
  • Sipariş defterinin önemli bir kısmının çevre düzenlemelerine uyum sağlamak ve eski gemileri hurdaya çıkarmak için yenilenmesi muhtemeldir.
  • CEO, ABD Doğu Yakası limanlarındaki potansiyel grevlerle ilgili artan endişeleri ve müşterilerin aldığı proaktif önlemleri kabul etti.

Özetle, Hapag-Lloyd (ticker not provided) 2024 yılının ilk yarısını güçlü finansal sonuçlar ve piyasa talepleri ve aksaklıklarına proaktif bir yaklaşımla geçirmiştir. Şirket stratejik hedeflerine odaklanmaya devam ediyor ve Gemini ağının yaklaşan lansmanına hazırlanıyor. Liman aksaklıkları ve piyasa belirsizlikleri gibi potansiyel zorluklarla karşı karşıya olmasına rağmen Hapag-Lloyd’un liderliği şirketin yönüne ve mali sağlığına olan güvenini ifade ediyor.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Küresel denizcilik devinde karamsar görünüm

Konteyner nakliye şirketi A.P. Moller-Maersk A/S, küresel ekonomik yavaşlamanın tetiklediği talep düşüşü ve kapasite fazlası nedeniyle 10 bin kişinin işine son verileceğini bildirdi.

Maersk’ün yaptığı açıklama sonrası şirketin hisseleri yüzde 16’nın üzerinde düştü.

Maersk CEO Vincent Clerc Bloomberg TV’ye verdiği demeçte, “Önümüzdeki iki ila üç yıl boyunca muhtemelen çok baskı altında kalacağımızı düşünüyorum. Önümüzdeki zorlu zamanlar göz önüne alındığında, finansal performansımızı korumak için çeşitli maliyet ve nakit kontrol önlemlerini hızlandırdık.” dedi.

İşten çıkarılan çalışan sayısı Maersk’ün toplam çalışan sayısının yüzde 9’una denk geliyor. Öte yandan işten çıkarma kararının navlun oranları ve deniz taşımacılığında artan rekabetten kaynaklandığı düşünülüyor.

Yaklaşık 6 bin 500 çalışanın halihazırda çıkarıldığını belirten Clerc, Maersk’ün iş maliyetlerini düşürmek adına attığı adım ile 600 milyon dolara yakın tasarruf etmeyi beklediklerini belirtti.

Ayrıca, Kopenhag merkezli şirketin 2024 hisse geri alım programını da gözden geçireceği ve 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin sermaye harcaması tahminini düşüreceği açıklandı.

İskenderun Limanı’ndan iyi haber

Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün Twitter hesabından yapılan açıklamada, İskenderun Limanı’ndaki yangının söndürüldüğü, alandaki binden fazla konteynırın tek tek ayrıştırılma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Limanın rehabilitasyonuna süratle başlanacağı belirtilen açıklamada, “Bölgede, İskenderun Bölge Liman Başkanlığı rutin olarak hizmet vermekte olup denizcilik faaliyetleri başlamıştır.” ifadeleri kullanıldı.

Kahramanmaraş depremlerinin ardından Ceyhan Limanı yeniden aktif

Reuters’ın haberine göre; gemi takip sistemine ve bir ticaret kaynağının verdiği bilgiye göre, Nordlotus isimli tanker bugün limandan ayrıldı.

Alfa Baltica isimli tankerin Botaş Ceyhan petrol terminalinde rıhtıma yanaştığı görülürken, ticaret kaynağı bu tankere de Azeri ham petrolünün yüklendiğini belirtti.

Türkiye ve Suriye’de büyük hasara yol açan 6 Şubat’taki depremlerin ardından Ceyhan Limanı’nda faaliyetler durmuştu.

Ceyhan Limanı’na Kuzey Irak’tan ve Azerbaycan’dan ham petrol gönderiliyor.

İngiliz petrol devi BP’nin BP.L sözcüsü, Ceyhan’daki Azeri ham petrolü yüklemelerinin Pazar günü yeniden başladığını duyurdu. Şirket, Ceyhan’daki Azeri ham petrol yüklemelerine yönelik 8 Şubat’tan itibaren mücbir sebep ilan etmişti.

Ceyhan’a Irak ham petrolünün aktarıldığı boru hattında depremlerden sonra 7 Şubat’ta ilk kez Irak ham petrolü yüklenmesiyle sevkiyatlar yeniden başlamıştı.

İskenderun Limanı’nda tahliye ve yüklemeye 3 ay içinde başlanacak

Limak İskenderun Uluslararası Liman İşletmesi’nde deprem sebebiyle 6 Şubat’tan itibaren gemi tahliye ve yükleme işlemlerine geçici süre ile ara verildi.

Deprem esnasında konteynerlerin birçoğu şiddetli sarsıntı ile devrilip yan yattı veya kaydı. Depremin tetiklemesi sonucu çıkan yangın ise 13 Şubat’ta söndürüldü. Yangında dolu sahasındaki 5 bin 400 konteynerden 3 bin 670’i yandı. Depremden dolayı devrilen konteynerlerin hasar durumlarının ayrıca tespit edileceği, yaklaşık bin 730 konteynerin ise içerisindeki yüklerle birlikte yandığı belirlendi. Bu arada, Limak İskenderun Uluslararası Liman İşletmesi’nde yangın felaketi sonrasında yükleme ve boşaltma işlemlerine bir an önce geri dönebilmek için çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Limanda boş konteyneri bulunan firmaların boş konteyner kapı çıkış operasyonlarının başlatıldığı, bunun tamamlanmasının ardından, devrilen ve hasar gören konteynerlerin stok sahasına yayılarak yeniden istiflenmesi ve hasar tespit çalışmalarının başlayacağı belirtiliyor.

Edinilen bilgiye göre, Limak İskenderun Uluslararası Limanı’nda dolu konteyner kapı çıkış ve iç boşaltım operasyonlarına mart ayı içerisinde başlanması hedefleniyor. İstifleme ve sayım işlemlerinin netleşmesi ve dolu konteynerlerin incelemeye uygun alana taşınmasının ardından limana giriş konusunda planlama için irtibata geçileceği, planlama dışında limana giriş taleplerine uygunluk verilemeyeceği belirtiliyor.

Çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü limanda gemi tahliye ve yükleme operasyonlarının 3 ay içinde başlanması planlanıyor.