Rusya’da uluslararası ödemelerde kripto dönemi

Rusya ödemelerde kripto para dönemine başlıyor.

ABD, Rusya’ya yönelik yaptırımlarını sıkılaştırmaya devam ederken, Rus şirketlerin uluslararası ticarette ödeme alma ve göndermeye ilişkin sorunları hükümetin başını ağrıtmayı sürdürüyor.

Sorunun çözümü için alternatif arayışına giren Rus yetkililer, ülkede bir dönem sert bir tutum gösterdiği kripto paralara artık çok daha ılımlı bir yaklaşım sergiliyor.

Rusya Merkez Bankası 2022’de savaştan hemen önce hazırladığı raporla ülkede kripto paraların tümüyle yasaklanmasını talep etmiş ancak kripto paralar, Ukrayna savaşının ardından Rus bankalarının SWIFT ödeme sisteminden çıkarılması nedeniyle giderek yaygınlaştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 8 Ağustos’ta imzaladığı kararnameyle de kripto paraların uluslararası ödemelerde ve Forex işlemlerinde deneysel olarak kullanılması yasal hale getirildi. Buna göre, 1 Eylül’de başlayacak süreci Rusya Merkez Bankası denetleyecek.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, 30 Temmuz’da yaptığı açıklamada, yıl sonuna kadar uluslararası ödemelerde kripto para kullanılmasının başlayabileceğini ifade etmişti.

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov da 14 Ağustos’ta kripto para Borsalarını yasallaştırmak üzere çalışma yaptıklarını söylemişti.

Ancak çok sayıda ülke kripto para birimlerine yönelik kendi kurallarını geliştirdiğinden, uluslararası ticarette kripto paraların nasıl kullanılacağı ve bu sistemin güvenliği belirsizliğini koruyor.

Ulusal ödeme kartı sistemi önem kazanacak

Uzmanlar, Rusya’nın kripto paralara ilişkin başlatacağı deneme sürecinde 2014’te geliştirmeye başladığı Ulusal Ödeme Kartı Sistemi’nin ön plana çıkacağını ifade ediyor.

Rusya Merkez Bankasının Ulusal Ödeme Kartı Sistemi üzerinde tümüyle kontrol sahibi olmasının bu tercihte önemli rol oynadığı vurgulanırken, ülkenin yerli ödeme sistemi Mir de bu platform üzerinde çalışıyor.

Uluslararası ödemelerde kullanılması öngörülen başlıca kripto para türünün ise stabil coinler olması bekleniyor.

Stabil coinler, değeri dolar veya yuan gibi itibari para, emtia veya Bitcoin gibi kripto paralar cinsinden başka bir varlığa bağlı kripto para birimleri olarak ifade ediliyor.

Rusya Merkez Bankası, 10 Temmuz’da yayımladığı raporda, stabil coinlerin ülkedeki dolaşımına ilişkin kuralları belirleyecek bir mekanizmanın oluşturulmasına yönelik değerlendirme yapıldığını bildirmişti.

Rusya, uluslararası ticarette kripto para kullanımı konusunda özellikle BRICS ülkelerinin desteğine ihtiyaç duyarken, Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan’da yetkililer bu konuda çalışmalar yapıldığına dair açıklamalarda bulunmuştu. Çin’de ise kripto paraların kullanımı yasaklanmıştı.

Rus merkezli Transstroy Bankası tarafından yayımlanan araştırmada, kripto paraların uluslararası ödemelerde kullanılmasının iş dünyası ve ekonomi için yeni fırsatlar yarattığına işaret edildi.

Bununla birlikte sürece dair çok sayıda zorluğun da bulunduğu değerlendirmesinin yer aldığı raporda, ülkelerdeki düzenleyicilerin getirdiği kısıtlamaların, teknik karmaşıklığın ve kripto paraların değerindeki dalgalanmaların söz konusu zorlukların başında geldiği vurgulandı.

Dijital rublenin deneme çalışmaları devam ediyor

Rusya Merkez Bankasının dijital rubleye yönelik deneme süreci geçen yıl başlatılırken, dijital rublenin kripto para süreciyle de entegre bir şekilde ilerlemesi bekleniyor.

Dijital yuanın gelişimini örnek alan Rusya, ticarette en büyük ortağı Çin’le ödemeler konusunda kripto paralar ve dijital rubleyi kullanmayı umuyor.

Rus parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Mali Piyasalar Komitesi Başkanı Anatoliy Aksakov, haziranda Rus haber ajansına yaptığı açıklamada, “Hem biz hem de onlar belirli bir deneyime sahibiz, bu yüzden Çin ile dijital para birimlerinde ödeme sürecini başlatmak ilginç olabilir. Teknolojik olarak oldukça yakınız. Dost bir ülke olduğu için Belarus’la da denemek mümkün olacaktır.” demişti.

Ağustos 2023’ten bu yana deneme süreci devam eden dijital ruble şu anda yaklaşık 30 şirket ve 11 şehirde sınırlı bir şekilde kullanılıyor.

Örneğin petrol şirketi Lukoil’in bazı benzin istasyonlarında kullanılan dijital ruble, Moskova Metrosu’nda da ödeme şekli olarak kabul ediliyor.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Nabiullina, dijital rublenin 5 yıl içinde hayatın önemli bir parçası haline geleceğini söylemişti.

Putin de 17 Temmuz’da Moskova’da gerçekleştirdiği toplantıda, Bu, özünde ulusal para birimimizin başka bir şeklidir. Özelliği ise vatandaşların ve işletmelerin, hangi bankada hesapları olduğuna bakılmaksızın dijital rubleyi kullanabilmeleridir.” ifadelerini kullanmıştı.

Dijital rublenin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Putin, özellikle finans ve ekonomik faaliyetlerde kullanılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması talimatını vermişti.

Uzmanlar, Rusya’nın dijital rubleyi uluslararası ödemelerde kullanabilmesi için öncellikle deneme sürecinin iç piyasada başarılı şekilde tamamlanması gerektiğini belirtiyor.

Talep düşüşü petrol fiyatlarını aşağı çekecek

En son geçen hafta perşembe günü 80,4 dolar olarak kaydedilen Brent petrol, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin ve en büyük petrol tüketicisi ABD’den gelen zayıf ekonomik veriler doğrultusunda son altı seanstır aynı seviyeyi yakalayamadı.

Çin’de geçen hafta açıklanan verilere göre, yeni konut fiyatları 14 aylık düşüş serisini sürdürürken, temmuzda yıllık bazda düşüş yüzde 4,9 olarak gerçekleşti.

Ayrıca, ülkenin sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 5,1 artarak öngörülenin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 5,2 ile beklentilerin üzerinde seyretti.

Bunun yanı sıra, ABD’den gelen zayıf işgücü verileri ekonomik büyümeye ilişkin endişeleri destekleyerek Çin kaynaklı talep düşüklüğü öngörülerini güçlendirdi.

ABD Çalışma Bakanlığı, Mart 2024’e kadar olan 12 aylık döneme ait tarım dışı istidam verilerini revize etti. Revizyona göre, ABD’de istihdam, söz konusu dönemde daha önce açıklanandan 818 bin daha az arttı.

Ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı ise 17 Ağustos ile biten haftada 232 bine çıkarken, süregelen işsizlik maaşı başvuru sayısı ise 10 Ağustos ile biten haftada 4 bin kişi artarak 1 milyon 863 bine yükseldi.

VERİLER TALEP ENDİŞELERİNİ BESLİYOR

Söz konusu veriler, ülkelerin ekonomik büyümelerine dair endişeleri destekledi ve piyasa oyuncularının talep endişelerini besleyerek fiyatları baskıladı.

Öte yandan, küresel petrol rezervlerinin büyük kısmının bulunduğu Orta Doğu’da ateşkes ihtimalinin piyasalardaki arz endişelerini hafifletmesi de fiyatların düşüşünde etkili oldu.

Tüm bu gelişmeler doğrultusunda, geçen hafta 81,92 dolar seviyesine kadar yükselen Brent petrol, bu seviyelerde tutunamadı ve haftayı 79,1 dolardan kapattı.

Çarşamba günü de 75,7 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı aynı gün yüzde 1,3 değer kaybetti.

Fed Başkanı Powell’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada para politikasında ayarlama yapmak için zamanın geldiğini açıklamasının ardından fiyatlar haftayı yüzde 2,1 artışla 78,3 dolardan tamamlayarak toparlanma eğilimi gösterse de 80 doların altında kaldı.

Çin’in beklentilerin altında kalan petrol talebi piyasa için önemli bir odak noktası
ABD merkezli enerji enformasyon şirketi Energy Intelligence Group’un Petrol Piyasaları Ekonomisti Julien Mathonniere, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, petrol fiyatlarının düşmesinin birden fazla sebebi olduğunu söyledi.

Mathonniere, Çin’den gelen zayıf talep öngörüsünün bu sebepler arasında en önemli faktör olduğunu belirterek, “Çin’in beklentilerin altında kalan petrol talebi, özellikle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) ülkedeki zayıf talep öngörüleri doğrultusunda 2024 küresel talep büyüme tahminini aşağı yönlü revize ettiği düşünüldüğünde, piyasa için önemli bir odak noktası.” dedi.

Öte yandan, Çin’de faaliyet gösteren rafinerilerin temmuz ayında benzin ve dizel üretimini geçen yılın aynı dönemine kıyasla azaltmasının da fiyatlar üzerinde etkili olduğuna dikkati çeken Mathonniere, şöyle devam etti:

“Üretimdeki bu azalmanın, dünya çapında tam da söz konusu ürünlere olan talebin artması beklenen temmuz ayında, üstüne üstük dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’de gerçekleşmesi, ülkede ulaşım yakıtlarına olan talebin bundan sonra artacağı beklentilerini yeniden güçlendirerek fiyatların dalgalanmasına neden oldu.”

ÇİN’DE BEKLENEN TALEP ARTIŞI OLUŞMADI

Mathonniere, tahminlerin aksine bu yıl Çin’de belirleyici bir talep artışı gözlemlenmediğini ifade ederek, “Energy Intelligence, ülkenin petrol talebinin ikinci çeyrekte yıllık bazda günlük 284 bin varil düştüğünü ve bunun Çin’deki zayıf sanayi hareketliliğini ve istikrarsız özel sektörü yansıttığını ifade ediyor. Brent petrol şu anda Ekim varilleriyle işlem görürken, ülkenin beklentileri karşılama olasılığı giderek daha fazla sorgulanabilir hale geliyor.” dedi.

Düşüşün bir diğer sebebinin petrol depolama tesislerinde, nakliye sırasında veya satış işlemlerinde hesaplanan miktar ile gerçek miktar arasındaki fark konusundaki endişeler olduğuna dikkati çeken Mathonniere, “Eksik variller bu yıl geri döndü. Piyasa oyuncuları, arzın düşük ölçüldüğünü veya talebin fazla sayıldığını öne sürüyor. Bu durum piyasa oyuncularını rahatsız ediyor ve piyasa bu rahatsızlığa düşük fiyatlarla tepki veriyor.” diye konuştu.

Mathonniere, Orta Doğu’da yeniden canlanan ateşkes müzakerelerinin petrol fiyatları üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu vurgulayarak, bölgedeki uzlaşma umutlarının fiyatlar üzerindeki risk primini azaltmakta yetersiz kaldığını belirtti.

Fiyatlar üzerindeki risk priminin uzun süre önce eridiğini vurgulayan Mathonniere, “Orta Doğu, fiyatları arka planda etkilemeye devam edecek olsa da artık piyasa oyuncuları için ana odak noktası değil.” ifadesini kullandı.

ÇİN’DE TALEP ARTIŞI OLMADIKÇA FİYATLARIN YÜKSELMESİ ZOR

Mathonniere, ilerleyen süreçte Çin’in petrol talebinde bir artış yaşanmadığı sürece fiyatların yükselmesinin olası olmadığına değinerek, şunları kaydetti:

“Fiyatların ne kadar daha düşeceğini tahmin etmek zor ancak piyasanın fiyatları aşağı çekerek OPEC’i harekete geçmeye zorlamaya çalışabileceğine dair ilginç bir teori mevcut. Bu durum, grubun dördüncü çeyrekte kesintileri geri almaktan vazgeçmesine neden olabilir. Piyasanın fiyatları düşürmek için bu kadar uyumlu bir çaba gösterebileceğini varsaymak biraz uzak bir ihtimal olsa da fiyatların düşmesi, grubun yıl sonuna yaklaşırken kesintileri geri almak konusunda kesinlikle yeniden düşünmesine neden olacak.”

Piyasa yön bulmak için ABD Merkez Bankasından çıkacak karara odaklandı
Bağımsız petrol piyasası analisti Gaurav Sharma da ABD Merkez Bankasının eylülde faiz indirimine gitmesi durumunda petrol fiyatlarının yükselebileceğini ifade ederek, “Piyasanın yön bulmak için ABD Merkez Bankasının alacağı kararlara odaklandığını düşünüyorum. Eğer eylülde bir faiz indirimi açıklanırsa, ham petrol vadeli işlemlerinde fiyatların olumlu bir reaksiyon göstermesi mümkün olabilir ancak bu tarihe kadar piyasadaki zayıflığın devam etmesi muhtemel.” dedi.

Çin’deki petrol talebine ilişkin belirsizliklerin ham petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Sharma, “Son günlerde Çin’de sanayi üretiminin yavaşladığını, işsizliğin arttığını ve konut fiyatlarının düştüğünü gözlemledik. Özellikle Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve OPEC gibi birçok piyasa tahmincisi, Çin talebinin 2024 ve 2025’te daha düşük olacağını öngörürken bu durumu aşmak zor.” diye konuştu.

Sharma, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin petrol piyasası üzerindeki etkisinin sınırlı olduğuna işaret ederek, “Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler önemli ancak petrol talebi zayıf kaldığında jeopolitik faktörlerin ham petrol fiyatları üzerindeki etkisi sınırlıdır. Bu durum, özellikle OPEC dışı ham petrol arzının artması nedeniyle şu anda geçerli.” ifadesini kullandı.

​​​​​​​

KAYNAK: AA

Orman emvali ve odun dışı ürünler taşıma belgesinin düzenlenmesine ilişkin esas belirlendi

Müdürlük tarafından hazırlanan “Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikle, orman emvali veya odun dışı ürünlerin taşınmasında kullanılan taşıma belgesinin düzenlenmesi ve kullanılmasına dair usul ve esaslar belirlendi.

Buna göre, devlet ormanlarından elde edilerek satılan endüstriyel odunların, yakacak odun ve odun dışı ürün çeşitlerinin, devletten başkasına ait ormanlarla orman sayılmayan yerlerden üretilen orman emvalinin taşınmasında nakliye tezkeresi kullanılacak.

Orman emvalinin şehir içinde, bulunduğu iş yerinden başka kişi veya işletmeye taşınmasında irsaliyeli fatura/sevk irsaliyesi kullanılabilecek.

Orman emvali ve odun dışı ürünlerin orman içinden satış yerlerine kadar taşınmasında sevk pusulası, bunların bulunduğu yerden istenilen yere kadar taşınmasında ise elektronik taşıma belgesi (ETB) kullanılacak.

ETB ile taşınacak orman emvali veya odun dışı ürünlerin Orman Bilgi Sistemi’ne (ORBİS) kayıtlı olması zorunlu olacak.

NİTELİĞİ ANLAŞILIR ŞEKİLDE TANIMLANMAYAN ÜRÜNLER İÇİN TAŞIMA BELGESİ VERİLMEYECEK

Taşınacak orman emvali veya odun dışı ürünler Adres Kayıt Sistemi’nde kayıtlı adrese göre, aracın izleyeceği güzergah, hareket saati, geçerlilik süresi ile ölçü birimi ster olan emval için araç üzerindeki yükün en, boy ve yükseklik bilgileri araç yüklendikten sonra araç hareket etmeden önce görevli memur tarafından ORBİS’e girilecek.

Taşıma belgeleri, kaynağına gidilebilecek şekilde cins, tür ve niteliği açık ve anlaşılır olarak tanımlanmamış ürünler adına düzenlenemeyecek.

Sahipli arazilerden elde edilen odun dışı ürünler ise muhtarlıktan alınacak belge ile taşınabilecek.

Orman sayılmayan sahipli araziden yapılan tapulu kesime konu ağaç ve ağaççıkların kütüğü dibinde boylarına göre ayrılması sonucu elde edilen emvale dair düzenlenen yuvarlak ağaç ölçü tutanağının fiili duruma uygunluğu orman işletme şefi tarafından kontrol edilecek, elde edilen emval, mamul damga ile damgalanarak veya damga yerine geçen işaret ile işaretlenerek tutanak altına alınacak.

KAYNAK: AA

Putin’den ‘Rusya-Çin ortak plan’ ilanı

Putin, Çin Başbakanı Li Çiang ile başkent Moskova’daki Kremlin Sarayı’nda bir araya geldi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de yaptığı görüşmenin ardından vardıkları anlaşmalarda ilerleme sağlandığını anlatan Putin, Şi’nin bu yıl Kazan’da düzenlenecek BRICS zirvesine katılımını beklediğini söyledi.

Li’nin Moskova ziyareti kapsamında da çok sayıda anlaşma imzalandığına işaret eden Putin, “Sizi gördüğümüze sevindik. Çinli meslektaşlarımızın da katkılarıyla ticari ilişkilerimiz gelişiyor, başarılı bir şekilde ilerliyor. Ülkelerimiz arasında uzun yıllara dayanacak büyük ölçekli ortak planlar, ekonomik ve insani projeler var.” diye konuştu.

Görüşmede konuşan Li, Rusya’nın Putin liderliğinde 12 yılda istikrarlı bir ekonomik büyüme sergilediğine işaret ederek, Rus ekonomisinin bu yılın ilk yarısında yüzde 4,7 büyüdüğünü söyledi.

Rusya ile Çin arasındaki ilişkilerin “eşi benzeri görülmemiş” düzeye çıktığını vurgulayan Li, “Sizinle vardığımız anlaşmaları en üst düzeyde uygulamak ve bu işbirliğini sürekli genişletmeye hazırız.” dedi.

Li, Moskova ziyareti kapsamında bugün Rusya Başbakanı Mihail Mişustin ile de görüşmüş, 29. Rusya-Çin Hükümet Başkanları Toplantısına katılmıştı.

Toplantının ardından iki ülke arasında enerji, lojistik, gümrük, eğitim ve kimya gibi alanlarda bazı anlaşmalar imzalanmıştı.

Rusya ile Çin arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkiler özellikle Ukrayna savaşının ardından ön plana çıktı. İki ülkenin ticaret hacmi geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 26,3 artarak 240,1 milyar dolara çıkmıştı.
AA

Kalkınma Yolu Projesi İçin 4’lü Bakanlar Zirvesi Düzenlenecek

ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile imzalanan mutabakat çerçevesindeki 4’lü Bakanlar Zirvesi’nin 29 Ağustos’ta Dolmabahçe Sarayı’nda yapılacağını açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklama ile 22 Nisan 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyarette Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında İş Birliği Mutabakat Zaptı imzalandığını anımsattı. Uraloğlu, “Katar Ulaştırma Bakanı Jassim Saif Ahmed Al Sulaiti, BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Mohamed Al Mazrouei ve Irak Ulaştırma Bakanı Razzaq Muhaibis Al-Saadawi ile burada imzaladığımız Kalkınma Yolu Hakkında Ortak İş Birliği Mutabakat Zaptı ile Türkiye, Irak, Katar ve BAE mevkidaşlarımız arasında 4’lü Bakanlar Konseyi mekanizması oluşturduk. Bu mutabakat zaptının ardından çok önemli bir aşamaya geçiyoruz ve Kalkınma Yolu için ilk 4’lü Bakanlar Zirvesi’ni 29 Ağustos saat 14.00’ta İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştireceğiz” dedi.

‘ETKİN BİR TİCARET KORİDORU OLUŞTURACAK’

Bakan Uraloğlu, Mutabakat Zaptı’nda belirtildiği gibi zirvede, Kalkınma Yolu Projesi’nin bütün detaylarını görüşeceklerini ve önemli kararlar alacaklarını kaydetti. Uraloğlu, projenin Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve bölgesel kalkınmaya çok önemli katkılar sunacağını aktararak, “Kalkınma Yolu aynı zamanda, uluslararası ticaret koridorlarının çeşitlenmesini sağlayarak, küresel ticaretin sürdürülebilirliğini destekleyecek. Türkiye, Asya ve Avrupa arasında güvenilir ve etkin bir ticaret koridoru oluşturarak, ekonomik ve stratejik avantajlarını pekiştirecek” açıklamasında bulundu.

‘TAŞIMACILARA YEPYENİ SEÇENEKLER SUNABİLECEĞİZ’

Kalkınma Yolu üzerinden gelecek yüklerin Türkiye’nin ulaştırma ağı ve limanları vasıtasıyla her yönde hareket edebileceğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Koridor sayesinde, dünyadaki lojistik sistemine daha güçlü bir şekilde entegre olacağız. Ayrıca, yük taşımacılığı için taşımacılara yepyeni seçenekler sunabileceğiz. Kalkınma Yolu’nun mevcut ulaştırma koridorlarını da birbirine bağlayabileceğine, onların da mevcut verimliliğini daha da yükselteceğine inanıyoruz” dedi.

‘SÜREÇLERİ HIZLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTMEK İSTİYORUZ’

Uraloğlu, Irak’ın FAV Limanı’ndan başlayarak Ovaköy’den Türkiye’ye giriş yapan Kalkınma Yolu kapsamında Türkiye’deki çalışmaların hızla devam ettiğini kaydederek, “Kalkınma Yolu’nun ülkemizden geçen kesimi Kapıkule- Şanlıurfa arası yaklaşık bin 592 kilometre. Şanlıurfa-Irak sınırı arasında hizmet verecek olan Şanlıurfa-Ovaköy arasında 331 kilometre uzunluğunda yeni otoyol yaparak projenin Türkiye’deki kara yolu geçişini de tamamlamayı planlıyoruz. Halkalı-Kapıkule arasında toplam 229 kilometre uzunluğunda çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak hem yük hem de yolcu taşımacılığı yapılabilecek yeni hızlı tren hattı inşa ediyoruz. Bu hattın 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesimini de 2025 yılı sonunda tamamlamayı hedefliyoruz. Halkalı-Kapıkule projesinin tamamlanmasıyla; Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresi 4 saatten 1,5 saate düşürmeyi mevcut hat kapasitesini ise 4 kat artırmayı hedefliyoruz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demir yolunun projelendirme sürecini de tamamladık. İlgili süreçleri hızlı bir şekilde yürütmek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

CVC ve DSV, Deutsche Bahn’ın Schenker’ini 15,6 milyar dolar değerinde görüyor

Deutsche Bahn’ın lojistik birimi Schenker, CVC Capital Partners liderliğindeki bir konsorsiyum ve Danimarkalı taşımacılık firması DSV’den, şirketi yaklaşık 14 milyar euro (15,57 milyar dolar) değerinde gören son teklifleri aldı. Konuya yakın kaynaklar, CVC liderliğindeki konsorsiyumun ayrıca alternatif bir anlaşma yapısı önerdiğini açıkladı. Bu yapı, Alman hükümetinin azınlık hissesini elinde tutmasını içeriyor ve potansiyel olarak teklifi 16 milyar euroya yükseltebilir.Kaynaklardan birine göre, konsorsiyum Schenker’in gelecekte Frankfurt Borsası’nda halka arz edilmesini değerlendiriyor. Deutsche Bahn şu anda son teklifleri inceliyor ve Alman hükümetiyle görüşmelere başlayacak. Teklifler hakkında kesin bir kararın önümüzdeki birkaç hafta içinde alınması bekleniyor.Bu teklif, Deutsche Bahn’ın operasyonlarını düzene sokmak ve ana demiryolu işine odaklanmak için daha geniş bir çabanın parçası olarak Schenker için stratejik seçenekleri araştırdığı bir dönemde geliyor. Yük taşımacılığı ve tedarik zinciri yönetiminde uzmanlaşmış olan lojistik birimi, Deutsche Bahn’ın portföyünün önemli bir parçası olmuştur.Schenker’in halka arzı, yatırımcılara küresel ticaret dalgalanmaları arasında artan talebi gören lojistik pazarına katılma fırsatı sunacaktır. Bu hamle aynı zamanda özel sermaye firmalarının ve endüstriyel oyuncuların istikrarlı getiriler sunabilecek köklü lojistik şirketlerine yatırım arayışı trendini yansıtmaktadır.Deutsche Bahn tekliflerle ilgili bir açıklama yapmadı. Benzer şekilde, CVC ve DSV de konu hakkında yorum yapmamayı tercih etti. Schenker’in değerlemesi ve CVC ve DSV gibi büyük oyuncuların ilgisi, lojistik biriminin Avrupa taşımacılık sektöründeki önemini vurguluyor.Reuters bu makaleye katkıda bulundu.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Kayseri-İstanbul 5,5 saate düşüyor!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kayseri programı kapsamında tamamlandığında Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı ile entegre olacak Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Düver Şantiyesi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek projede gelinen son durumu değerlendirdi. Bakan Uraloğlu burada yaptığı açıklamada, proje kapsamında; Yerköy “Cakcak” ve Kayseri “Düver” bölgelerindeki şantiyelerini kurduklarını belirterek, “Yenifakılı bölgesindeki şantiyemizin kurulumuna devam ediyoruz. Yerköy bölgesinde, toprak işleri, sanat yapıları ve tünel portallerinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. GT-2 Tünelinde kazı destekleme çalışmalarını tamamladık. Kayseri bölgesinde de; tünel Portali kazı destekleme çalışmaları devam ediyor. Projemizi 2028 yılının ilk yarısında bitirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

YERKÖY-KAYSERİ HIZLI TREN HATTININ UZUNLUĞU 142 KİLOMETRE

Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri hızlı tren hattının uzunluğunun 142 kilometre olduğunu bildirerek, Yerköy-Şefaatli- Kayseri arasına saatte 250 kilometre hız yapılabilen yeni çift hatlı, elektrikli ve sinyalli bir tren hattı inşa ettiklerini belirterek, “Şefaatli, Yenifakılı ve Himmetdede olmak üzere 3 istasyon tasarladık. Proje kapsamında; 20,3 kilometre uzunluğunda 21 tünel, 2 bin 572 metre uzunluğunda 18 demiryolu köprüsü, 224 menfez ve 27 üstgeçit ile 92 adet altgeçit de inşa ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“YILDA 11 MİLYON YOLCU VE 650 BİN TON YÜK TAŞIMA İMKANINA KAVUŞACAĞIZ”

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Trans-Asya orta koridorunu destekleyecek şekilde Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ekseninde çift hatlı demiryolu koridorunu oluşturma hedefine uygun olarak hayata geçirdiklerinde Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı ile entegre olacağını ve böylece Kayseri’nin doğrudan hızlı tren konforuyla tanışacağını vurguladı. Uraloğlu, “Yılda 11 milyon yolcu ve 650 bin ton yük taşıma imkanına kavuşacağız. Mevcut konvansiyonel demiryolu bağlantısıyla; 7 saat süren Ankara-Kayseri arası sadece 1 saat 45 dakikaya düşecek, 5,5 saatte İstanbul’a hızlı, güvenli ve ekonomik ulaşım imkânı sağlanacaktır. Şöyle düşünün ailesi Kayseri’de yaşayan ve Ankara’da okuyan üniversite öğrencilerimiz isterlerse Cuma akşamları okuldan çıktıktan sonra 1 saat 45 dakika gibi kısa ve konforlu bir yolculukla hafta sonlarını aileleri yanında geçirebilirler ya da hafta sonlarında farklı bir etkinlik yapıp yeni yerler keşfetmek isteyen vatandaşlarımız Ankara’dan Kayseri’ye ya da Kayseri’den Ankara’ya gitmek istediklerinde bu yol gözlerinde büyümeyecektir. Hiç şüphesiz bu seyahatler her iki şehrimizin turizm ve ticaret faaliyetlerini de geliştirecektir. Yine, örneğin İstanbul’da düğünü olan Kayserili vatandaşlarımız yolculukları sadece 5,5 saat süreceği için isterlerse düğün günü dahi yola çıkabilecekler. Konaklama derdi düşünmeyecekler…” dedi.

YILDA 242 MİLYON AVRO KAZANÇ SAĞLANACAK

Projenin tamamlanmasının ekonomiye katkısından da bahseden Uraloğlu, “İşletme bakım maliyeti açısından 115 milyon Avro, yolcunun zaman kazancı bakımından 90 milyon Avro, yük taşımacılığındaki zaman kazancı bakımından 5 milyon Avro ve karbon salınımının azaltılmasından 32 milyon Avro olmak üzere yılda yaklaşık 242 milyon Avro kazanç sağlayacağız.” şeklinde konuştu.

YERKÖY HIZLI TREN İSTASYONU HİZMETE AÇILDI

Bakan Uraloğlu, Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı Yerköy Hızlı Tren İstasyonunu vatandaşların kullanımına bugün açıldığı müjdesini vererek resmi açılışın ilerleyen günlerde gerçekleşeceğini bildirdi.  Uraloğlu, 2002-2024 yılları arasında demiryollarında ciddi yatırımlar, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleri gerçekleştirdiklerini belirterek, “2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğumuzu 13 bin 919 kilometreye yükselttik. 2 bin 252 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6., Dünya’da 8. hızlı tren işletmecisi yaptık. Uzun yıllar vatandaşlarımızın tercih etmediği demiryolu seyahatlerini artık hızlı ve konforlu seyahat isteyenlerin ilk adresine dönüştürdük.” dedi.

“BUGÜNE KADAR YÜKSEK HIZLI TREN HATLARIMIZDA YAPILAN TOPLAM YOLCULUK SAYISI 89 MİLYONU GEÇTİ”

Uraloğlu, 2009 yılında Eskişehir-Ankara hattı ile Türkiye’de ilk Yüksek Hızlı Tren ile tanışan şehirlerin Ankara ve Eskişehir olduğunu anımsatarak, Ankara ile Eskişehir arasında başlayan yüksek hızlı tren işletmeciliği; Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, İstanbul-Konya, Konya-Karaman ve geçen yıl hizmete alınan Ankara-Sivas güzergâhlarında devam ettiğini belirtti. Uraloğlu, “Bugüne kadar yüksek hızlı tren hatlarımızda yapılan toplam yolculuk sayısı 89 milyonu geçti. Yani nüfusumuzdan daha fazlasını taşıdık. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ve otobüs bağlantılarıyla dolaylı hizmet vererek ülkemiz nüfusunun yüzde 50’sine ulaşıyor.” ifadelerini kullandı.

ANKARA-SİVAS HATTI DOĞU-BATI HIZLI DEMİRYOLU KORİDORUNUN ÖNEMLİ BİR PARÇASI

Ankara-Sivas Hattı’nın sadece iki şehri birbirine bağlayan bir hat değil, aynı zamanda Edirne’den Kars’a uzanan Doğu-Batı hızlı demiryolu koridorunun önemli bir parçası olduğunu belirten Uraloğlu, “Yerköy Kayseri hattının tamamlanmasıyla Ankara-Kayseri Hızlı Tren hattı da bu hatta bağlanacak. Yine, Samsun ile Ankara’yı bağlayacak hızlı tren hattımız da Delice üzerinden Ankara-Sivas Hattımıza bağlanacak. Tabi, Sivas’ın devamında; Sivas-Erzincan, Erzincan-Erzurum, Erzurum-Kars ve Zengezur Koridoru’na bağlanacak Kars-Iğdır- Dilucu hızlı tren projeleriyle birlikte Dilucu ile Ankara hızlı tren bağlantısı da sağlanmış olacak.” dedi.

“DEMİRYOLLARININ YILLIK ORTALAMA 19,5 MİLYON OLAN YOLCU SAYISINI 270 MİLYONA ÇIKARMAYI PLANLIYORUZ”

Uraloğlu, 2053 yılı hedefleri doğrultusunda karayollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığının payını yüzde 57’ye düşürmeyi, demiryollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını yüzde 22’ye çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizerek, “Demiryollarının yolcu taşımacılığında da yıllık ortalama 19,5 milyon olan yolcu sayısını 270 milyona çıkarmayı planlıyoruz. Bu hedefleri yakalamak için de demiryolu ağımızın gelişmesi amacıyla; Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Halkalı-Kapıkule, Mersin-Gaziantep, Karaman-Ulukışla-Mersin-Adana ve bizleri bir araya getiren Yerköy-Kayseri hatlarında yapım çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu.

“DEMİRYOLU HAT UZUNLUĞUMUZU 29 BİN KİLOMETREYE YÜKSELTMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldıklarını ve ön proje çalışmalarını tamamladıklarını söyleyen Uraloğlu, bu hatta saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerle Ankara-İstanbul arası seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planladıklarını belirtti. Uraloğlu, “2053 yılı Ulaştırma ve Lojistik ana planımıza göre de demiryolu hat uzunluğumuzu 29 bin kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz. Iğdır’dan, Kars’tan, Ankara’ya, Kapıkule’ye kadar planlanan hızlı tren hatlarıyla Orta Koridoru önemli bir şekilde destekleyici bir ulaşım ağını tamamlayacağız.” şeklinde konuştu.

Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı’nın açılışını gerçekleştirdiklerinde, Türkiye’nin bir prestij projesini daha başarıyla tamamlamanın gurunu yaşayacaklarının altını çizen Bakan Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:

“Ülkemiz adına çok büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştüreceğiz. Hattımız, ülkemizin medarı iftiharı olan başta Kayserimize ve tüm bölgenin kalkınmasına adeta bir lokomotif olacak, ticaret ve turizm açısından bölgeyi daha da ivmelendirecektir. Bu düşüncelerle işçisinden mühendisine projemizi yürüten tüm yüklenici firmalara ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyor, kazasız belasız çalışmalar diliyorum..”

KAYNAK: AA

ABD’den 400 Şirkete Rusya Yaptırımı Kararı: 8 Türk Şirketi Listede

ABD Maliye Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı,400’den fazla kişi ya da kuruma Rusya ile ticari ilişkileri sebebiyle yaptırım uyguladığını açıkladı.

ABD Maliye Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına destek verdikleri gerekçesiyle dört yüzün üzerinde kişi ve şirkete yaptırım uyguladı. Çin, Rusya, Avrupa ve Ortadoğu’dan kişi ve kurumların yanı sıra listede Türk şirketler de var.

ABD Maliye Bakanlığı, “Yaptırımlardan kaçınma, yaptırımları ihlal etme ve yaptırımları geri çekme” başlığı altında Çin, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden de olmak üzere kişi ve kuruluşlara yaptırım uyguladığını açıkladı.

Türkiye’den listede yer alan sekiz firma belirtilirken, şirketlerden birinin ismi açıkça yazılmadı, “Address 01” olarak tanımlandı.

Listede yer alan firmalar askeri teçhizat, lojistik, gıda gibi sektörlerde hizmet veriyor. Şirketler listede şu sırayla yer aldı:

“Address 01, All Global Trading Elektronik Dis Ticaret Ltd Sti, ASR Trans Lojistik Ve Dis Tic Ltd Sti, Biopharmist Medikal Urunler Dis Ticaret LTD STI, BRK Uluslararasi Nakliyat Tic. Ltd. Sti, BuyBest Electronic, Confienza Pazarlama Ve Ticaret Anonim Sirketi ve Turkik Union Dijital Teknoloji Donusum Ofisi.”

Rize Valisi: Türkiye’nin en büyük dördüncü lojistik limanı yapımına devam ediliyor

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca İyidere ilçesinde Türkiye’nin en büyük dördüncü lojistik limanının yapımına devam edildiğini söyledi.

Baydaş, valilikte düzenlenen toplantıda, kentte süren yatırımlarla ilgili bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Rize’yi ziyaretinde valilik binasının artık ihtiyaca yanıt vermediğini ilettiklerini belirten Baydaş, “Yeni valilik binasının projesini kendisine takdim ettik. Burası da dolgu üzerinde ve zeminde korozyonlar var. Rize Valiliği binamızı inşallah yenileyeceğiz. Önümüzdeki sene başlamayı ümit ediyoruz. Yeni hükümet konağını inşallah şehrin hizmetine ve gelecek yıllarına dahil etmiş olacağız.” dedi.

Baydaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca İyidere’de yapımı süren Lojistik Limanı Projesi’ne ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

“Bu şehrin en büyük meselelerinden birisi lojistik limandır. Hiç gündemden düşürmememiz gereken bir konudur. Türkiye’nin en büyük dördüncü lojistik limanı şehrimize yapılıyor. Bu limanın verimli çalışabilmesinin en önemli adımlarından bir tanesi limanı besleyecek yolların olmasıdır. Ovit Tüneli, onun ve arkasında yer alan İkizdere ve Erzurum bağlantı yollarının yapılması meselesidir. O limanın demir yolu bağlantısının olabilmesidir. Asya’yı Avrupa’ya bağlayan, Çin’i bağlayan demir yolu hattının Karadeniz’e ulaşacak noktasının Ovit Tüneli ile lojistik liman bağlantısının olması lazım ki o lojistik limanı biz sağlıklı bir biçimde daha ileri bir vizyonla kullanabilelim.”

Vali Baydaş, korozyonun olduğu belirlenen Kurtuluş İlkokulu’nun yıkılarak yeniden yapılacağını belirterek, “Yıkım işlemleri başladı. Aynı yerde yine okulu yapacağız. Öğrencilerimiz, okul yapılıncaya kadar Doğuş Çay İlkokulu’na gidecekler.” diye konuştu.

Ulaşım ve iletişim altyapısına dev yatırım! Bakan Uraloğlu duyurdu

Bakan Uraloğlu, Kırklareli Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, AK Parti’nin 23’üncü kuruluş yıl dönümünün büyük bir coşkuyla kutlandığını ifade etti.

AK Parti’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” prensibiyle hareket ettiğini dile getiren Uraloğlu, politika ve yatırımların merkezine milletin ihtiyaç ve taleplerini koyduklarını kaydetti.

Türkiye’yi çok daha güçlü, demokratik ve gelişmiş bir ülke haline getirmek için gece gündüz çalıştıklarını anlatan Uraloğlu, “Türkiye’yi büyüttük ve güçlendirdik. 23 yıllık yolculuğumuzda, milletimizin güveni ve desteğiyle başardığımız her şey, bizi daha büyük hedeflere ulaşmak için motive etti. Tecrübeli kadrolarımız ve istikrarlı değişim anlayışımız ile zorlu dünya ve bölge şartlarında, Türkiye Yüzyılı’nda yeni hedeflerle yolumuza devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, Türkiye’nin 2053 hatta 2071 vizyonuyla geleceğe yol alma noktasında beraberce gayret ettik.” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, Türkiye’yi yüksek hızlı ve hızlı tren ile buluşturduklarını söyledi.

“2 BİN 251 KİLOMETRE YÜKSEK HIZLI VE HIZLI TREN AĞI İNŞA ETTİK”

2002’de 6 bin 101 kilometre bölünmüş yolu olan Türkiye’nin, bugün 29 bin 500 kilometre bölünmüş yola sahip olduğunu ifade eden Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına tam 276 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Sadece 6 il birbirine bölünmüş yollarla bağlanırken, bugün tam 77 il bölünmüş yollarla birbirine bağlanıyor. Türkiye’yi Avrupa’nın altıncısı, dünyanın sekizincisi olarak hızlı tren ağı ile buluşturduk. Ülkemizde bu anlamda 2 bin 251 kilometre yüksek hızlı ve hızlı tren ağı inşa ettik. İç hatlardaki aktif hava limanı sayımız 26 iken en son açtığımız Çukurova Havalimanı ile bunu 58’e yükselttik. Cumhuriyet tarihinde 26 hava alanı yapılmışken, biz sadece 22 yıllık iktidarımız tarihinde 32 tane havalimanı inşa ettik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş yapabiliyorken bugün 131 ülkede tam 346 noktaya uçuş gerçekleştiriyoruz, bayrağımızı taşıyoruz.”

Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusunun geçen ay uzaya fırlatıldığını, bunun çok kıymetli olduğunu belirtti.

Nice eseri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek vizyonu ile hayata geçirdiklerini söyleyen Uraloğlu, “Ülkemizin genelinde olduğu gibi Kırklareli’nde de ulaştırma ve altyapı alanında önemli projeleri hayata geçiriyoruz. Bilindiği üzere Trakya bölgemiz güçlü kara yolu altyapısı, limanları, demir yolu ve hava yolu bağlantıları ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan çok önemli stratejik noktada bulunuyor. Özellikle Dereköy Sınır Kapısı üzerinden Bulgaristan’a ulaşım sağlaması, Edirne’den İstanbul’a kadar Trakya’yı kateden otoyol ve devlet yoluna yakınlığı ile de lojistik açıdan büyük öneme haizdir. Bu nitelikleriyle Kırklareli her gün büyüyor, gelişiyor.” şeklinde konuştu.

Bakan Uraloğlu, programın ardından partiye katılanlara rozet taktı.