Almanya Ekonomisi İçin Kötü Haberler Geliyor

Almanya’nın ekonomik görünümü, hem imalat hem de hizmet sektörlerinde zayıflığın devam ettiğini gösteren son Satınalma Yönetici Endeksi (PMI) verileriyle daha da kötüleşti. Uzmanlara göre daha da derin bir daralmaya sürüklenen Almanya ekonomisinde yıl sonuna kadar toparlanma beklemiyor.

S&P Global tarafından hazırlanan HCOB (Hamburg Ticaret Bankası) eylül ayı öncü Satınalma Yönetici Endeksi (PMI) verileri açıklandı.

Verilere göre, Almanya’da ağustosta 48,4 puan olan bileşik PMI eylülde 47,2 puana geriledi. Böylece 50 puanın altında kalan Almanya bileşik PMI verisi, son 7 ayın en düşük seviyesine indi.

Ağustosta 51,2 puan olan hizmet sektörü PMI eylülde 50,6’ya inerek son 6 ayın en düşük seviyesine geriledi. İmalat sanayi PMI ise ağustosta 42,4’ten eylülde 40,3’e düştü.

PMI verisinde 50 puanın üstü büyümeyi, altı ise daralmayı gösteriyor.

İmalat ve hizmet sektörleri, Alman ekonomisinin 3’te 2’sinden fazlasını oluşturuyor.

Açıklamada, “Alman ekonomisi, imalat sektörü öncülüğünde daha da derin bir daralmaya sürükleniyor.” denildi.

HCOB Başekonomisti Cyrus de la Rubia, verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “İmalat sektöründeki gerileme yeniden derinleşerek Alman ekonomisinde erken bir toparlanma umudunu buharlaştırdı. Üretim son bir yılın en hızlı düşüşünü yaşarken yeni siparişler de azaldı.” ifadelerini kullandı.

Almanya’daki şirketlerin 2020’deki Kovid-19 salgınından beri görülmemiş bir oranda personel çıkardığını belirten De la Rubia, bu durumun birçok büyük otomotiv tedarikçisinin önemli istihdam azaltımlarını açıkladığı bir döneme denk geldiğini ve “bu rahatsız edici rakamların”, Almanya’da sanayisizleşme riski ve hükümetin bu konuda ne yapması gerektiği konusunda devam eden tartışmaları artıracağını kaydetti.

De la Rubia, “İyimserlik geçmişte kaldı. Üreticiler gelecekteki faaliyetleri konusunda düpedüz depresyonda ve önümüzdeki yıla ilişkin beklentileri düşüyor. Ağustos ayındaki ılımlı iyimserlik, çarpıcı bir değişimle eylülde son bir yılın en sert kötümserliğine dönüştü. Duyarlılıktaki bu hızlı gerileme büyük olasılıkla Volkswagen’i çevreleyen ve sektörün geneline gölge düşüren olumsuz haber manşet dalgasıyla bağlantılı.” değerlendirmesini yaptı.

İmalattaki bu endişe verici eğilimlerin Almanya’nın geleneksel olarak güçlü olan hizmet sektörünü de etkilemeye başladığını ifade eden De la Rubia, hizmet sektörünün faaliyetlerinde büyümenin art arda 4 aydır yavaşladığı ve durgunluğa doğru gittiği uyarısında bulundu.

– Alman ekonomisi yeniden resesyona girme riskiyle karşı karşıya

Alman ekonomisi, artan faiz oranları ile konjonktürel rüzgarların ve yapısal değişikliklerin ortasında büyümede zorluk yaşıyor. Ekonomi, yılın ikinci çeyreğinde azalan yatırımlar nedeniyle yüzde 0,1 küçüldü.

Almanya Merkez Bankası, 3. çeyrekte daha düşük büyüme beklerken, Almanya’nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından Ekonomi Araştırma Enstitüsü de (Ifo) 3. çeyrekte GSYH’de daha fazla düşüşün mümkün olduğunu değerlendiriyor.

Alman ekonomisi, 3. çeyrekte küçülme olması halinde teknik resesyona girmiş olacak. Teknik resesyon, “üst üste 2 çeyrek GSYH’de küçülme yaşanması” olarak ifade ediliyor. Almanya, 10 yıllık iyi bir ekonomik büyümeden sonra salgının ilk yılı olan 2020’de, 2009’dan beri ilk kez resesyon yaşamıştı.

Alman hükümeti, ekonomide bu yıl yüzde 0,3’lük büyüme bekliyor.

Ifo, 5 Eylül’de, ülkenin 2024 ve gelecek yıla ilişkin büyüme tahminini, zayıf yatırım ve sipariş durumu nedeniyle yüzde 0,4’ten sıfıra düşürmüştü.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Avro Bölgesi’nde yükselen enflasyona karşı artan faiz oranları, Alman şirketlerin yatırım yapma arzusunu frenlerken, Çin ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin, Almanya’dan ithal ettiği malları giderek daha fazla üretebilmesi Avrupa’nın en büyük ekonomisinin resesyondan uzaklaşmasını zorlaştırıyor.

Yapısal sorunların da ekonomiyi frenlediği Almanya’da, bir zamanlar oldukça başarılı olan “Ucuz enerji ve ara malı ithal et, bunları işle ve yüksek kaliteye sahip mal olarak ‘Made in Germany’ algısıyla pahalı bir biçimde ihraç et” başlıklı iş modelinin artık işe yaramadığı belirtiliyor.

Ayrıca Doğu Avrupa’da ucuz taşeronlar bulunması, Çin’e sürekli artan ihracat ve ülke savunmasının ABD’ye yaptırılması da ülkeye yardımcı olmuyor.

Kovid-19 salgını, tedarik zinciri kesintileri, Rusya-Ukrayna Savaşı gibi son dönemde yaşanan çok sayıda kriz, Alman ekonomisinin zayıf yönlerini su yüzüne çıkarırken, ülkenin, jeopolitik sorunlar, iklim değişikliği, durgun ekonomi ve demografik zorlukların üstesinden gelme konusunda birtakım sorunlarla karşı karşıya bulunması da dikkati çekiyor. Almanya’nın hala “kendi ürettiği bürokrasi, kurallar ve prosedürler altında da ezildiği” belirtiliyor.

Bu arada, Alman sanayisinin gittikçe zayıflaması, Çinli şirketlerin teknolojik olarak arayı kapatması ve hatta Uzak Doğulu şirketlerin yenilebilir enerji ve otomotiv de Almanları geride bırakması Almanya’da “Çin Şoku” olarak tartışılıyor.

Kaynak: bigpara.hurriyet.com.tr

Almanya’da yıl sonuna kadar toparlanma beklenmiyor

Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanlığı tarafından yayımlanan ülke ekonomisine yönelik aylık raporunda Alman ekonomisinde bu yılın üçüncü çeyreği başında da durgunluğun sürdüğü, azalan sipariş defterleri ve genel olarak zayıf sipariş durumunun ihracat odaklı sanayiyi zayıflattığı aktarıldı.

Düşen enflasyona ve reel ücretlerdeki artışla satın alma gücündeki önemli yükselişe karşın tüketici duyarlılığının kötüleştiği belirtilen raporda, “Yıl sonuna kadar ekonomik toparlanmanın gerçekleşmesi beklenmemektedir” denildi.

Raporda, Almanya’da 14 Haziran-14 Temmuz’da düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’nın tüketime kayda değer bir ivme kazandırmadığı kaydedilerek, “Şampiyonanın tüketime kayda değer bir ivme kazandırmadığı görülürken, reel ücretlerdeki kayda değer artışların bile istihdamla ilgili artan endişeler karşısında tüketici duyarlılığını artıramadığı anlaşılıyor” ifadesi kullanıldı.

Yeniden resesyon riski var

Alman ekonomisi, artan faiz oranları ile konjonktürel rüzgarların ve yapısal değişikliklerin ortasında büyümede zorluk yaşıyor. Ekonomi, yılın ikinci çeyreğinde azalan yatırımlar nedeniyle yüzde 0,1 küçüldü.

Almanya Merkez Bankası, 3. çeyrekte daha düşük büyüme beklerken, Almanya’nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından Ekonomi Araştırma Enstitüsü de (Ifo) 3. çeyrekte GSYH’de daha fazla düşüşün mümkün olduğunu değerlendiriyor.

Alman ekonomisi, 3. çeyrekte küçülme olması halinde teknik resesyona girmiş olacak. Teknik resesyon, “üst üste 2 çeyrek GSYH’de küçülme yaşanması” olarak ifade ediliyor. Almanya, 10 yıllık iyi bir ekonomik büyümeden sonra salgının ilk yılı olan 2020’de, 2009’dan beri ilk kez resesyon yaşamıştı.

Alman hükümeti, ekonomide bu yıl yüzde 0,3’lük büyüme bekliyor.

Ifo, 5 Eylül’de, ülkenin 2024 ve gelecek yıla ilişkin büyüme tahminini, zayıf yatırım ve sipariş durumu nedeniyle yüzde 0,4’den sıfıra düşürmüştü.

BETAM: Yıllık büyümede dış ticaret belirleyici oldu

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), “Büyüme Değerlendirmesi: 2024 2. Çeyrek raporunu” yayınladı. Rapora göre, yıllık büyümede dış ticaret belirleyici oldu.

Raporda şöyle denildi:

“Türkiye ekonomisi 2024 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdü. Bu çeyrekte büyümeye en büyük katkı dış ticaretten geldi. Bir önceki çeyrek 1,8 yüzde puan olan net ihracat katkısı bu çeyrekte 2,2 yüzde puan olarak gerçekleşti. Bir önceki çeyrekte büyümeye negatif katkı yapan stok değişimi bu çeyrekte de büyümeyi 0,8 puan düşürdü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış serilere göre ise Türkiye ekonomisi 2024 yılının birinci çeyreğinden ikinci çeyreğine yüzde 0,1 büyüdü. Çeyreklik büyümeye özel tüketim 0,3 puan pozitif katkı yaparken, stok değişimi de 2,5 yüzde puan pozitif katkı yaptı. Yatırımlar çeyreklik büyümeyi 1,3 yüzde puan, net ihracat ise 1,4 yüzde puan aşağı çekti.

Özel tüketimin katkısı pozitif

2024 yılının ikinci çeyreğinde özel tüketim yıllık yüzde 1,6 artarak büyümeye 0,9 yüzde puan katkı yaptı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış rakamlara göre ise özel tüketim bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 artarak çeyreklik büyümeye 0,3 yüzde puan katkıda bulundu.

Yatırımlardaki güçlü yıllık artış durakladı

Önceki iki çeyrekte güçlü bir şekilde artan yatırım harcamaları bu çeyrekte yıllık bazda yüzde 0,5 artarak büyümeye 0,2 yüzde puan pozitif katkı yaptı. Çeyreklik bazda ise bir önceki çeyreği kıyasla yüzde 4,1 azalarak büyümeyi 1,3 yüzde puan aşağı çekti.

Bir önceki çeyrekte büyümeye negatif katkı yapan stok değişimi bu çeyrekte de büyümeyi düşürdü. Stok değişimlerinin yıllık büyümeye katkısı eksi 0,8 yüzde puan oldu. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriye göre ise çeyreklik büyümeye katkısı 2,5 yüzde puan olarak gerçekleşti.

Dış ticaretten büyümeye pozitif katkı

2024 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda ihracat değişmezken ithalat yüzde 5,7 azaldı. Neticede dış ticaretin büyümeye katkısı yıllık bazda 2,2 yüzde puan oldu. Bu katkı bir önce çeyrekte 1,8 yüzde puandı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış rakamlara bakıldığında ise ihracatın yüzde 3,9 azaldığı, ithalatın ise yüzde 0,6 arttığı görüldü.

Kamu harcamalarında ivme kaybı

2024 yılının ikinci çeyreğinde kamu harcamaları yüzde 0,7 artarak yıllık büyümeye 0,1 yüzde puan katkı yaptı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış rakamlara göre ise çeyreklik bazda kamu tüketiminde yüzde 0,3 artış yaşanırken büyümeye katkısı olmadı.

Büyümenin geleceği

2024 yılı ikinci çeyreğinde büyümeye esas katkı dış ticaret ve özel tüketim harcamalarından geldi. Kamu tüketimi ve yatırım harcamalarının katkısı pozitif iken stok değişiminin katkısı negatif oldu. Bir önceki büyüme değerlendirme notumuzda “enflasyonla mücadele kapsamında yılın geri kalanında uygulanacak parasal sıkılaştırma tedbirleri sebebiyle özellikle özel tüketim harcamaları ve yatırım harcamalarının büyümeye görece daha düşük katkı yapacağını öngörüyoruz” demiştik.

Gerçekleşmeler öngörümüzü doğrulamaktadır. Ne var ki değerli TL’nin ithalatı teşvik ederken ihracatı zorlaştıracağı yönündeki beklentimiz kısmen doğrulandı. İhracat yerinde sayarken ithalat beklentilerin aksine düştü. TÜİK’in yayınladığı Dış Ticaret İstatistikleri ara malı ithalatı azalırken tüketim malı ithalatının artmaya devam ettiğini gösteriyor. Değerli TL’ye rağmen ara malı ithalatındaki bu azalışın en makul açıklaması üreticilerin ileriye yönelik olumsuz beklentileridir. Bu beklentiler düzelmediği sürece büyümenin düşük seyretmesi beklenmelidir.”

Descartes Systems zorlu piyasa koşullarında güçlü 2. çeyrek sonuçlarını açıkladı

Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi çözümlerinde küresel bir lider olan Descartes Systems Group (DSGX), düzeltilmiş FAVÖK büyüme hedeflerini aşarak güçlü ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. 4 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşen kazanç çağrısında CEO Ed Ryan, toplam gelirlerde %14’lük ve düzeltilmiş FAVÖK’te %17’lik artışı vurgulayarak, bu başarıyı hem organik büyümeye hem de son dönemde gerçekleştirilen satın almalara bağladı. Daha yüksek kazanç ödemeleri nakit akışını etkilemesine rağmen, şirket 250 milyon doların üzerinde nakit ve sıfır borç ile sağlam finansal pozisyonunu korudu.

Önemli Noktalar

  • Descartes Systems Group, toplam gelirlerinde %14 artışla 163,4 milyon dolara ulaştığını bildirdi.
  • Düzeltilmiş FAVÖK %17 artarak 70,6 milyon dolara yükseldi ve yıllık büyüme hedefini aştı.
  • Şirket, çeyreği 250 milyon doların üzerinde nakit, sıfır borç ve 350 milyon dolar kullanılabilir kredi ile tamamladı.
  • OCR, Thyme ASD ve BoxTop Technologies dahil olmak üzere son satın almalar olumlu katkı sağladı.
  • Descartes, kârlı büyümeye odaklanarak şirket satın alma stratejisine devam etmeyi planlıyor.

Şirket Görünümü

  • 2025 mali yılının ikinci yarısında 2-3 milyon dolar sermaye harcaması bekleniyor.
  • 2026 mali yılında 1,5 milyon dolar nakit kazanç ödemesi öngörülüyor.
  • 4. çeyrekte ASD işinin kalan %5’inin 3,6 milyon dolara satın alınması planlanıyor.
  • Yılın ikinci yarısı için amortisman giderinin 33,1 milyon dolar olacağı tahmin ediliyor.
  • Gelir vergisi oranının vergi öncesi gelirin %25-30’u olması bekleniyor.
  • Yılın geri kalanı için hisse bazlı ödemenin yaklaşık 10,9 milyon dolar olması öngörülüyor.
  • Yıllık %10-15 düzeltilmiş FAVÖK büyüme hedefi ve %40-45 faaliyet marjı aralığı.

Olumsuz Noktalar

  • İşletme faaliyetlerinden elde edilen nakit akışı, daha yüksek kazanç ödemeleri nedeniyle beklentilerin biraz altında kaldı.
  • Şirket, özel sermaye şirketlerinin etkisiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve satın almaların gerçekçi olmayan fiyat beklentilerine dikkat çekti.

Olumlu Noktalar

  • Descartes, şirket satın alma ortamı ve büyüme stratejisi konusunda iyimser kalmaya devam ediyor.
  • Çeyreğin sonunda güçlü okyanus hacmi, kamyon hacimlerinde artışa yol açması bekleniyor.
  • GroundCloud donanım yenileme döngüsünün çoğunlukla 3. çeyrekte tamamlanması bekleniyor, bu da gelecekteki büyümeye katkıda bulunabilir.

Eksikler

  • Brüt marj, düşük marjlı donanım satışları nedeniyle geçen yıla göre biraz daha düşüktü.
  • Faaliyet giderleri, esas olarak son satın almalar nedeniyle %11 arttı.

Soru-Cevap Öne Çıkanlar

  • Şirket, özel sermaye şirketlerinin fiyatlandırma stratejilerinin yönlendirdiği piyasa dinamiklerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
  • Descartes, nakit akışını etkileyen daha büyük kazanç ödemelerinin gelecek çeyreklerde aynı ölçüde tekrarlanmasının beklenmediğini teyit etti.

Descartes Systems Group’un ikinci çeyrek performansı, zorlu bir piyasada dayanıklılık ve stratejik büyüme gösteriyor. Şirketin kârlı genişlemeye olan bağlılığı ve güçlü finansal durumu, Descartes’i lojistik ve tedarik zinciri sektörlerinin karmaşıklıklarını yönetmeye devam ederken avantajlı bir konuma getiriyor. Taşımacılık hacimleri için iyimser bir görünüm ve net bir şirket satın alma stratejisi ile Descartes, önümüzdeki çeyreklerde ivmesini sürdürmeye hazır görünüyor. Şirketin üçüncü çeyrek sonuçlarını Aralık 2024’te açıklaması planlanıyor.

InvestingPro Öngörüleri

Descartes Systems Group (DSGX), lojistik ve tedarik zinciri yönetimi alanında finansal gücünü ve stratejik becerisini sergilemeye devam ediyor. Etkileyici performansları, InvestingPro’nun kilit metrikleri ve uzman analizleriyle daha da aydınlanıyor. 8,43 milyar dolarlık piyasa değeri ile Descartes, sektörde önemli bir oyuncu olarak duruyor.

En dikkat çekici InvestingPro verilerinden biri, şirketin 2025 mali yılının ilk çeyreği itibarıyla son on iki ay için %76,04 olan güçlü brüt kâr marjıdır. Bu rakam, Descartes’in maliyetleri etkin bir şekilde yönetme becerisini yansıtmanın yanı sıra, piyasadaki rekabet avantajını da vurguluyor.

Bir şirketin mevcut hisse fiyatının hisse başına kazancına oranını gösteren F/K oranı 69,3 ile nispeten yüksek, bu da yatırımcıların Descartes’in kazanç potansiyeli için prim ödemeye istekli olduklarını gösteriyor. Bu durum, 2025 mali yılının ilk çeyreği itibarıyla son on iki ay için 60,35 olan düzeltilmiş F/K oranıyla daha da vurgulanıyor. Bu, gelecekteki büyüme için yüksek beklentileri gösterirken, aynı dönemde şirketin %16,09’luk güçlü gelir büyümesi ile de uyumlu.

InvestingPro İpuçları, Descartes’in etkileyici brüt kâr marjlarını ve faiz ödemelerini yeterince karşılayabilecek nakit akışları üretme yeteneğini vurguluyor, bu da şirketin finansal sağlığının ve operasyonel verimliliğinin bir kanıtıdır. Ancak, iki analistin önümüzdeki dönem için kazanç tahminlerini aşağı yönlü revize ettiğini belirtmek gerekir, bu da mevcut ve potansiyel yatırımcıların daha yakından dikkat etmesini gerektirebilir.

Daha derinlemesine bir analiz arayanlar için InvestingPro, Descartes Systems Group hakkında ek ipuçları sunuyor. Şu anda şirketin finansalları, piyasa performansı ve gelecek görünümü hakkında değerli bilgiler sağlayan 15 ipucu daha mevcut. İlgilenen okuyucular, şirketin yatırım potansiyeline kapsamlı bir bakış sunan bu ek ipuçlarını InvestingPro’da https://www.investing.com/pro/DSGX adresinde bulabilirler.


Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Almanya ekonomisi ikinci çeyrekte küçüldü

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), Alman ekonomisine ilişkin yılın 2. çeyreğini kapsayan nihai büyüme verilerini açıkladı.

Buna göre, Almanya’da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), yılın 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 geriledi. Böylece Destatis, 30 Temmuz’da öncü verilerle açıkladığı yüzde 0,1 küçülmeyi teyit etti.

Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise 3’üncü ekonomisi olan Almanya ekonomisi, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,4 küçülürken, yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,2 genişlemişti.

Destatis Başkanı Ruth Brand, “Bir önceki çeyrekteki hafif artışın ardından Alman ekonomisi bahar aylarında yeniden yavaşladı.” ifadesini kullandı.

Ekipman yatırımları yüzde 4,1 düştü

Ülkenin GSYH’si mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak geçen yılın 2. çeyreğine göre ise büyüme göstermedi.

Çeyreklik bazda ele alındığında, GSYH’ye özellikle makine, cihaz ve taşıtlar olmak üzere ekipman yatırımlarından olumsuz katkı geldi. 2. çeyrekte ekipman yatırımları bir önceki çeyreğe göre yüzde 4,1 düşerken, kamu harcamaları yüzde 1 arttı.

İnşaat yatırımlarında yüzde 2, mal ve hizmet ihracatında yüzde 0,2 düşüş gözlemlendi.

Aynı dönemde hane halkı tüketim harcamaları yüzde 0,1 arttı.

Alman ekonomisi yeniden resesyona girme riskiyle karşı karşıya

Büyümekte zorlanan Alman ekonomisinin ikinci çeyrekte İspanya ve Fransa gibi diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha zayıf bir gelişme göstermesi dikkati çekti.

Euro Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisi Fransa’da ekonomik büyüme yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,3 ile beklentileri aşarken, İspanya ekonomisi de bu dönemde yüzde 0,8 büyüme göstermişti.

Bu arada, Almanya Merkez Bankası, Alman ekonomisinin içinde bulunulan üçüncü çeyrekte çok az büyümesini bekliyor.

Almanya’nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından Ekonomi Araştırma Enstitüsü ise üçüncü çeyrekte GSYH’de daha fazla düşüşün bile mümkün olduğunu değerlendiriyor.

Eğer Alman ekonomisi üçüncü çeyrekte küçülürse, teknik resesyona girmiş olacak.

Teknik resesyon, “üst üste iki çeyrek GSYH’de küçülme yaşanması” olarak ifade edilirken, Almanya, 10 yıllık iyi bir ekonomik büyümeden sonra salgının ilk yılı olan 2020’de, 2009’dan beri ilk kez resesyon yaşamıştı.

Alman hükümeti, ekonomide bu yıl yüzde 0,3 büyüme bekliyor.

Ekonomi durgunluk içinde sıkışmış durumda

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Zayıf hane halkı tüketimi ve inşaat sektöründeki düşüş, Alman ekonomisini ikinci çeyrekte yeniden daralmaya sürükledi. Ekonomide görünüm çok parlak olmasa da umutları yitirmek için henüz çok erken.” ifadesini kullandı.

İlk çeyrekte Alman GSYH büyümesinin olumlu bir sürpriz olması ve ekonomide güven göstergelerinin iyileşmesi, son birkaç yılın karamsarlığının geride kaldığı ve Almanya’nın “Avrupa’nın hasta adamı” olup olmadığı tartışmalarının bir kenara bırakılabileceği umudunu doğurduğunu ifaden Brzeski, “Ancak gerçek şu ki ilk çeyrekteki GSYH büyümesi ılıman kış havası ve dördüncü çeyrek GSYH’sinin aşağı yönlü revize edilmesinden kaynaklandı. Dolayısıyla sürdürülebilir ve sağlıklı bir büyüme hikayesi olarak nitelendirebileceğimiz bir durum söz konusu değildi.” değerlendirmesinde bulundu.

Brzeski, yılın ikinci yarısında Alman ekonomisinde tüketici odaklı bir toparlanma umutlarının bugün tüketici güveninin düşmesiyle bir darbe daha aldığına işaret ederek, “Gerçek şu ki Alman ekonomisi şu anda konjonktürel rüzgarların ve yapısal değişikliklerin ortasında olmanın ne demek olduğunu zor yoldan öğreniyor. Ekonomi durgunluk içinde sıkışmış durumda.” yorumunu yaptı.